23 Eylül 2016

HEATHKIT DX-60 HF AM - CW VERİCİ'de BAZI İYİLEŞTİRMELER

Some Improvements in a Heathkit DX-60 AM - CW Transmitter

 

Bir telefon konuşmamızda Çetin Ağabey'e (TA1AC) elimde 6146 ve 6146B lambaları bulunduğunu, bunlarla AA8V Greg Latta'nın yaptığı, ARRL'nin 1957 el kitabındaki gibi tek lambalı,50-70 Watt çıkış gücünde bir HF yükselteç yapmak istediğimi söylemiştim. Kafamdaki, böyle bir yükselteçle CW çalışmaktı. Şema ve fotoğraflara baktığımda mekanik olarak uğraştıracak bir proje olduğunu anlamıştım ama yine de çok zor görünmüyordu. Gözümü korkutan tek şey, gerekli gerilimleri verecek çoklu çıkışlı dönüştürücüyü elde etmenin zorluğuydu. Bulunmuyor değil, hala müzik yapmak ve dinlemekte kullanılan lambalı yükselteç  devrelerinin meraklısı var ama tabii ki talep düşük olduğundan fiyatlar çok yüksek. Dışarıdan getirtseniz çok pahalı, Türkiye'de yaptırmaya kalkınca da genelde burnundan kıl aldırmayan ve görünüşünüze bakıp fiyatları derhal üçe dörde katlayan kişilere yalvarıp yakarmak zorunda kalıyorsunuz. Üstelik yaptıkları iş de her zaman sağlıklı olmuyor. 

 

Heathkit DX-60

Uzatmayayım, amfiydi, trafoydu derken bir ara Çetin Ağabey "genç yaşta vefat bir arkadaşımız vardı, onun bana hediye ettiği lambalı bir HF takım duruyor burada, aynı senin söz ettiğin gibi. Vericisi tek 6146 lambalı, galiba dört bantta çalışıyor geldiğin zaman al onu, uğraşma boşuna" demez mi? Dünyalar benim olmuştu (itiraf ediyorum projeyi de hemen rafa kaldırdım). İşte bu Heathkit DX-60 verici bana hem Çetin Ağabeyin, hem de montajını yapan ve ilk kullanıcısı olan rahmetli ağabeyimizin hatırası. Yine onun monte etmiş olduğu HG-10 değişken frekanslı sinyal üreteci (VFO) ve HR-10 alıcısıyla gözüm gibi baktığım klasik bir takım. Ağabeyimizin adı bende saklı kalsın, her tür gösterişten nefret ederdi. Kendisini çok çok sayar ve severdim. Üzerimde de emeği çoktur. Cihazı açtığımda onun şasede oksitlerek bugüne kadar kalmış parmak izlerini görünce, gözlerim dolmadı dersem yalan olur. Ruhu şad olsun.


Heathkit 1969 kataloğundan DX-60 verici,  HR-10 alıcı
ve HG-10 işaret üreteci

 

Bazılarımızın bileceği gibi Heathkit, "kit" yani parça takımları halinde, "kendin birleştir" türü elektronik aletler üretmiş ve satmış olan bir Amerikan firması (doğru telaffuzu "hitkit"). 1911'de Edward Bayard Heath tarafından kurulmuş. İster inanın, ister inanmayın, kit halinde uçak satıyormuş, kendisi de bir kazada yaşamını yitirince işi Howard Anthony adı başka bir işadamı devralmış. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra askeri üretimden kalan ihtiyaç fazlası elektronik malzemelerden bir osiloskop kiti üretip satarak da elektronik kit piyasasına girmiş. 1950'lerden sonra da o zamanın en önemli haberleşme teknolojisi olan radyoyla ilgili ürünleri arttırarak faaliyetlerine devam etmiş. Yıllar içinde de ölçü aletleri, radyo, televizyon, ses kitleri ve daha birçok kit geliştirmiş ve piyasaya sürmüş. Heathkit bu işi yapan tek firma değilmiş zaten, Knightkit, Allied, Eico gibi bir çok rakibi daha varmış ama onlardan üstün olduğu iki önemli konu var: Birincisi, ürünlerinin kalitesi daha yüksek. İkincisi de kitlerden çıkan yapım kılavuzlarının ayrıntılı, açıklayıcı ve kolay anlaşılır olması. Ayrıca en büyük ürün çeşitliliği de her zaman Heathkit'te olmuş. 



Heathkit 1969 kataloğunu görmek ve kendi kendinize monte edebileceğiniz renkli televizyonları, radyoları, haberleşme ve test cihazlarını,
ve daha birçok ürünü görmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.



Kendisi de eski bir Heatkit çalışanı olan Lou Frenzel'in kısa yazısında anlattığı gibi, şirket 1950-1980 arası en görkemli zamanlarını yaşamış ama sonrasında şu nedenlerle piyasadan çekilmiş:

  • Firmanın başka bir firma tarafından satın alınması ancak yeni yatırımcıların elektronik kit işinde yeterince karlılık görmemeleri,
  • Yarı iletken teknojisindeki gelişmelerin (başta parça boyutlarındaki küçülme ve birden fazla işlevi barındıran tümleşik devrelerin ucuzlayıp yaygınlaşması) bir çok ürünü evde yapmayı güçleştirmesi ve/veya gereksiz kılması,
  • Giderek daha karmaşıklaşan hazır ürün tasarımlarıyla kendin yap ürünlerin rekabet etme şansının kalmaması,
  • Kültürel bir değişim olarak, kendin yap yaklaşımına olan ilginin azalması, elektroniğin ve elektronik aygıtların kişiler nezdinde "sıradanlaşması".

Heathkit 1991'den beri kit üretmiyor, ancak şirket Heathkit Educational Systems adıyla bir süre daha eğitim-öğretim kurumları için malzeme geliştirmeye ve satmaya devam etmiş. Şu anda anladığım kadarıyla isim haklarını satın alan bir kişi, bazı kitleri Internet sitesi üzerinden pazarlamaya çalışıyor. Kim bilir, belki son yıllarda artan ilginin sayesinde tekrar tanınır hale gelebilir. Zaman gösterecek... Tarihsel açıdan bizi ilgilendiren, Heathkit'in hem elektroniği, hem de kendin yap felsefesini sevdirmiş saygın bir marka olması. Kataloglarına yıl yıl bakmanızı tavsiye ederim. Kendi adıma bunlara bakarken o zamanları yaşamış olup, bu firmadan alışveriş edebilmiş, kitlerini monte etmiş, kullanmış amatör telsizcilere biraz imreniyorum.


Şimdi, gelelim bu DX-60 HF vericiye... DX-60, bir önceki model DX-40'ın yerini almak üzere 1962'de piyasa sürülmüş, novice (telaffuzu "novis") yani yeni başlamış / acemi telsizci olup, bu sınıfta lisans almış kullanıcılara hitap eden görece basit bir verici. 80, 40, 20, 15 ve 10 Metre bantlarında, iki modda çalışıyor, CW ve AM. Tek yan bant modu yok. İçinde değişken frekans üreteci (VFO) bulunmuyor. Kasanın içinde üst arka tarafta 4 adet kristal soketi var, ön panelde de X1...X4 olarak bunlar arasında seçim yapmanıza olanak veren bir anahtar. Soketlere hangi frekanslarda kristal osilatör (FT-243 tipi) takmış iseniz o frekansta gönderme yapıyorsunuz. Çıkışgücü ise CW modunda 90 Watt ile sınırlı. Bu teknik özellikleri bağlamına yerleştirmek için acemi lisans sınıfının özelliklerinden de biri iki satırla bahsedeyim:

 

Novice amatör telsiz lisans sınıfı ABD'de 1951'de yürürlüğe giren beş sınıflı lisans sisteminin en alt basamağı. Acemi lisansı bir yıl geçerli ve yenilenemeyen bir lisans, dolayısıyla bir yıl içinde çalışıp bir üst sınıf olan "teknisyen" sınıfına geçmezseniz, amatör telsizcilik ehliyetiniz yanıyor. Acemi lisansının tarihiyle ilgili şu güzel web sitesinde anlatıldığı gibi, bu lisansı alan gençlerin büyük bölümünün "derme-çatma" cihazlarla çalışacakları düşünüldüğünden, başka kullanıcıları rahatsız edemesinler diye kullanabilecekleri en yüksek güç 75 Watt, frekans aralıkları da şunlar olarak belirlenmiş:


  • 3.700 - 3.750 MHz (CW)
  • 7.150 - 7.200 MHz (CW)
  • 21.100 - 21.145 MHz (CW)
  • 144 - 148 MHz (CW)

 Tabii ilerleyen yıllarda birçok değişiklik olmuş ama Heathkit DX-60 kabaca yukarıdaki bu kısıtlamalara göre tasarlanmış bir verici. Nitekim, çıkış gücü 90 Watt olmasına karşın (fotoğraflarda görebilceğiniz gibi beslemedeki kondansatörlerini değiştirdikten sonra ben de bu gücü aldım), cihazın el kitabı 75 Watt'ı aşmasınlar diye "acemi sınıfındaki kullanıcıların ayar yaparken plate akımını 100 mA'de tutmaları gerektiğini" yazıyor.

 

1970'te ABD'de DX-60 ve HR-10 kullanan bir "novice" görmek 

isterseniz WN6CDA'nın filmine bakabilirsiniz.


DX-60'ın alıcı eşi ise HR-10 adlı cihaz. Çok iyi bir alıcı olduğunu söyleyemem, genç amatörlerin satın alabileceği kadar ucuz, tabii performansı da fiyatına oranlı olan basit bir lambalı alıcı. Hiç kullanma fırsatım olmadı, bir gün başka bir yazıda ele almayı umuyorum. DX-60'ı başka bir alıcıyla kullanmaya niyetli olduğum için HR-10'u güzelce paketleyip sakladım. Bir gün ona da sıragelecek elbet :) Son olarak, Heathkit'in DX-60'la kullanılabilecek bir değişken frekans üreteci var: HG-10. Bu cihazın kendi güç kaynağı yok, bir ara kablo ile DX-60'a bağlamak zorundasınız. Üretecin çıkışından aldığınız işareti de uçlarında RCA konnektör olan ekranlı, RF sızdırmaz bir kabloyla DX-60'ın arkasındaki girişe vermelisiniz. Böylece kristallerin sınırlamasından kurtulup HG-10 hangi frekansta ise o frekansta çıkış yapabiliyorsunuz. Aslında yalnızca HG-10 yalnızca 3,5 ila 4 MHz'te işaret üretiyor. Diğer bantlar için bunların harmoniklerini kullanıyor. 

 

Ben bu cihaz için epeyce bilgi topladıktan sonra, özgünlüğünü mümkün olduğunda bozmadan biraz bakım/onarım, biraz da değişiklik yaptım. Bunları özetlemeye çalışayım:

 

  • Bu cihazlarda elektrolitik kondansatörlerin kuruması çok rastlanılan bir durum. Ben bütün eski "elko"ların alüminyum gövdelerini keserak açtım, içlerine aynı değerde yenilerini koydum, varsa dış kartonlarını da uygun şekilde geri taktım ki dışarıdan bakıldığında özgün parçalar değişmemiş gibi görünsün. Bunların bazıları artık pek sık rastlanmayan "ikiz" kondansatörlerdi, örneğin güç kaynağındaki 2x47 µF'lık gibi. 
  • Yukarıda andığım kondansatörlerin önyükleme (bleeder) dirençleri çatlamıştı. Değiştirdim.
  • Kendi yaşındaki birçok cihaz gibi, DX-60'ta da şebeke besleme kablosu topraksız. Nötr uç cihaza giriyor ve bir seramik kondansatör üzerinden şaseye lehimleniyor. Günümüz standartlarına göre çok tehlikeli elbette. Standartlara uygun olmayan bir tesisatla kullanıldığında, olası bir kaçakta  vay halinize! Tabii sonuçta kim ABD'den gelme, dönüştürücüsü de 120V AC giriş için. Cihazı beslemek için bir 220V-120V dönüştürücü kullanıyor olmak içime biraz su serpti açıkçası. Sadede geleyim, bahsettiğim bu seramik kondansatörleri de her ihtimale karşı değiştirdim.
  • C37, C38, C39, C40, C41,C42 değişti. Bunların değerleri şöyle:

Eski değeri    /  Yeni değeri

20 µF 350V    /  22 µF 400V

40 µF 450 V    /  47 µF 450V

20-20 µF 150V    /  22-22 µF 250V

40-40 µF  400V    /  47-47 µF 450V


  • C40-C42 (47-47 µF) kondansatörlerine bağlı R35 direnci (270 Ω, 2W) yerine 2 adet paralel bağlı 560 Ω, 2W direnç bağlandı.
  •  C39-C41 kondansatörlerine bağlı R35 direnci (100Ω, 7W) direnç yerine 100Ω, 10W direnç bağlandı.









Ve en çok uğraştıran değişiklik: Almak gönderme anahtarına röle bağlamak. Neden?  Anlatayım. DX-60'ta alma ve gönderme arasında elle geçiş yapılıyor. Her defasında ön paneldeki bir anahtarı(dairesel, seramik gövdeli bir komütatör) çevirerek bu geçişi siz yapıyorsunuz. Zor değil, zaten acemiyiz, CW çalışıyoruz vb. tamam. Ancak devre öyle ki, anahtarı her çevirdiğinizde üzerinden B+ gerilimini geçiriyorsunuz. 300 küsür Volt gerili bu şekilde anahtarlamak da bir süre sonra parçayı yoruyor, temas noktalarında ark oluşuyor, bunları kırılganlaşıyor, kopuyor. Anahtarı tamiretmek ya da yenisini bulmak da mümkün değil. En iyi çözüm, anahtarın üzerinden 12V gibi düşükbir gerilim geçirmek, bununla bir röleye komuta etmek, rölenin de lambaya giden yüksek gerilimianahtarlaması. Bununla ilgili olarak şöyle bir yol izledim: Basit bir gerilim katlayıcı ve doğrultma devresi yapıp 6.3V AC filaman gerilimnden yaklaşık 15V DC elde edip anahtara bağladım. Anahtarı da 30A/250V'luk bir otomotiv rölesine... Şimdi bu röle, alma- gönderme geçişlerinin yükünü çekiyor. Geri atlama (bounce back) olmasın diye röle kontakların arasına bir kondansatörü (100 nF, 400V) seri bağlamayı da ihmal etmedim. Bu şekilde ne kadar çalışacak bilmiyorum ama en azından özgün anahtarı hasara uğramaktan kurtarmış oldum. Röle bozulsa dahi yenisini alıp takmak çok kolay ve ucuz. İlk taktığım 20 Amperlik röle, kontaklarının yapışmasıyla çöpe gitmişti ancak bu "T" biçimindeki röle uygun görüyor.




Bu fotoğrafı, 20 Amper'lik röleyi ekledikten sonra çekmişim. Ovalin içindeki 

delikli kart, doğrultma devresi. Diğer yüzünde çöpü boylayan röle vardı. 

Yıldızla işaretlediğim yerde şu anda 30 Amper'lik röle bulunuyor. 



Çalışmalar sırasında

 

Tüm bu değişikliklerden sonra, gün gelip de benden başkası cihazı açarsa bir kaza yaşamasın diye kasanın altına değişiklikleri özetleyen bir uyarı etiketi yapıştımayı ihmal etmedim (yarım A4 sayfası kadar!).


DX-60 kendisinden beklenileni veriyor: 90 Watt CW!

Temiz bir anahtarlama


Bu şekilde kullanıma hazırladığım DX-60'ı, yine kendi yaptığım alıcı-verici anahtarlama devresiyle birlikte bir-iki hafta sonu kullanmaya çalıştım. Bir sorun yaşamadım, tabii CW modundaki acemiliğimi bir yana bırakırsanız. Ayrıca lambalı bir çıkış devresini nasıl ayarlayacağımı da yine bu cihazla daha iyi öğrendim. Zaten empedans uyumunu sağlamak lambalı vericilerde daha kolay çünkü nominal 50 Ω istemiyor cihazlar (50-75 Ω arası olması yeterli).