Translate

Showing posts with label Tek Yan Bant. Show all posts
Showing posts with label Tek Yan Bant. Show all posts

12 November 2023

uSDX ÇOK BANTLI HF CW / SSB SDR ALICI-VERİCİ

uSDX MULTIBAND HF CW / SSB SDR TRANSCEIVER


WA2CBA 3 bant µSDX, 3d yazıcıda parcaları basılmış maniple ile


Bu yazının konusu olan uSDX, daha doğrusu µSDX yani "Yazılım Temelli Mikro Radyo" (micro software defined radio) bana sevgili ağabeyim Barbaros Aşuroğlu'nun (TA2CBA, WB2CBA) hediyesi. Dünyayı sarsan Covid-19 salgının en sıkıntılı günlerinde bu cihazı -hem de postadaki sıkıntılara rağmen- bana ulaştırmıştı ancak gerek iş yoğunluğu gerekse de istasyondaki eksikler nedeniyle bu mucizevi telsize bir türlü hakettiği zamanı ayıramamıştım. "Laboratuvar şartlarında" yaptığım birkaç denemenin haricinde, uSDX'im 2 yıldır çoğunlukla kutusunda durdu, bir-iki kere de işaret üreteci olarak görev yaptı. Nihayet bu yaz cihazı aktif olarak kullanmak ve izlenimlerimi bir kenara yazmak fırsatını bulabildim. Bunları kısaca sizlerle de paylaşacağım.

Herşeyden önce biraz uSDX'in gelişiminden söz edelim. µSDX muhteşem kitlerinden tanıdığımız -hem de Muğla'lı bir hemşehrimiz sayabileceğimiz- G0UPL Hans Summers'ın QRP Labs QCX cihazından yola çıkan PE1NNZ Guido'nun geliştirdiği yazılım tabanlı (SDR) bir alıcı-verici. QRP telsizlere, özellikle kitlere ilgi duyanların bileceği gibi yalnızca CW modunda çalışan çok güzel bir CW QRP alıcı-vericiydi. Guido'nun 2019'da elindeki QCX'i SSB için uyarlaması ile başlayan bir "modifikasyon" projesi, başka amatörlerin katılımıyla da gelişerek açık kaynaklı bir proje olan uSDX'e evrildi. Internet'te uSDX ile ilgili arama yaptığınızda göreceksiniz ki Barbaros Bey'in ana devre kartını ve çıkış/filtre katı kartını tasarladığı bu versiyondan başka bir de DL2MAN Manuel'in versiyonu var. Her iki versiyon da çoktan Çinli dostlarımız tarafından (izinsiz) üretilip satılır hale gelmiş fakat özgün kitleri çeşitli kaynaklardan edinmek mümkün. Bu arada, şu amatör gibi bir Arduino Nano ve Si5351 modülü kullanarak delikli pertinaks üzerinde bile yapabilirsiniz. uSDX sonuçta "açık" bir tasarım.

Bana gelince, elimdeki uSDX Barbaros Bey'in özgün plaket tasarımı ve eklemeleriyle hazırladığı 3 bantlı versiyondu. Boyutları, zarif alüminyum kasasıyla 10cm x 8 cm x 3,7cm; ağırlığı ise 250 gram kadar. Ön tarafında kullanımla iligli ayarlara ve menüye erişmeyi sağlayan iki düğme ve yine düğmeli bir kodlayıcı var. Arka taraftaysa 4 tane 3.5 mm'lik dişi konnektör var. Anten konnektörü (BNC) ve DC güç girişi solda kalacak şekilde sayarsak bunlar soldan sağa:
  • PTT çıkış: Evet Barbaros Bey bunu da düşünmüş, bu cihazla başka bir kuvvetlendirici kullanacaksanız  veya dijital haberleşme yapacaksanız çok yararlı (bu çıkış yarı iletken bir röleye [ssr] bağlı)
  • Kulaklık çıkış: Kulaklık veya küçük bir hoparlör için 
  • Kulaklık/mikrofon giriş-çıkış: Kendi üzerinde hoparlör bulunan 4 pinli mikrofonlar için
  • Mikrofon/PTT giriş: Anlaşılacağı gibi, mikrofon veya maniple için

Giriş ve çıkışlar. Fotoğraf otomatik filtre geçişli çıkış katı eklendikten sonra çekildiği için,
üç bantlı eski çıkış katındaki iki kayar anahtarın yeri boş. 



Cihazda 10 metre'den 160 metre'ye tüm amatör HF bantlar bulunmakla birlikte, yalnızca 20m, 30m ve 40m bantları için filtreler olduğu için kalan bantlarda biraz kayıplı olarak dinleme yapmak dışında çalışmak pek mümkün değildi. Ancak bu 3 bant benim açımdan gayet uygundu. Ağustos ayını geçireceğimiz eve gelince, hanıma çaktırmadan bir sabah çatıya çıktım, "balığa çıkacağım" diye getirdiğim 5m'lik olta kamışını mutfak bacasına sabitledim. Buna 1mm çaplı, 40m telden yaptığım delta loop'u astım, üçgenin bir ucunu bir havalandırma bacasına, diğerini de bir pelit dalına bağlayıp gerdim. 

Bu şekilde uSDX'i her akşam 1 saat kadar kullandım. Güç kaynağı olarak elimde 10 kalem pil alabilen bir pil yatağı vardı. Ucuzluk marketlerinden aldığım alkalin pillerle toplamda 4-5 akşam çalışabildiğimi gördüm. Ekranın ışığı, gönderme yaptığımda sönmeye başlıyorsa zayıflamış olduğunu varsayarak pil takımını değiştirdim (elimde bir ölçü aleti yoktu). CW modunda oldukça yavaş çalışabildiğim ve her QSO'mun da 10-15 dk sürdüğü düşünülürse bunun enerji kullanımı bakımından iyi bir performans olduğu anlaşılabilir. Kaldı ki bendeki cihazda ekran aydınlatmasını kapatmak mümkün değil. Toplam 7-8 gecede 9 farklı ülke ile, 20m ve 40m bantlarında 16 QSO yapabildim. CW çalışmak için cihazın kendi anahtarlama özelliği var, gayet de iyi çalışıyor. Türkiye'ye gelip giderken ağırlık taşımamak için 3 boyutlu yazıcıda bastırıp parçalarını birleştirmiş olduğum basit çırpma manipleyle bile sorun yaşamadım. Ayrıca ister Arduino IDE aracılığıyla, ister doğrudan belleğine CW mesajlar kaydedip sonra tek bir butona basarak gönderebilirsiniz. 

Cihazın tek yant bant modülasyonu (SSB) ilgili birşey söyleyemeyeceğim. Yanımda mikrofon olmasına rağmen kullanmadım. Geçmişte düşük güçle epeyce ses haberleşmesi yaptım, artık saatlerce bağırmak hoşum gitmiyor :) Yalnız zaman zaman başkalarının haberleşmelerini dinledim ve ses kalitesinin biraz düşük olması haricinde bir sorun yaşamadım. 


Gümüşlük sırtlarından Ege'de gün batımı, tabii 5m'lik olta kamışı
ve dipol anten de manzaraya dahil!


En düşük SWR'yi ararken manzaraya dalmak...


Kahvaltı sonrası denize nazır QSO!


uSDX'i ilk defa denediğimde birazcık sağır olduğunu düşünmüş, hatta bir üniversitede RF laboratuvarındaki bir amatör arkadaşımın yardımıyla hassasiyetinin -115 dBm olduğunu saptayıp bunu olumsuz bir durum olarak nitelendirmiştik. Bu yaz, internet forumlarında okuduklarımın da etkisiyle cihazdaki otomatik kazanç denetimini (AGC) kapatınca bu durumun etkisi biraz azalıyor. Aynı şekilde gürültü azaltma özelliği (NR) de menüden kapatılınca önceden zayıf gelen istasyonları da duyar hale geliyorsunuz. Tabii AGC kapanınca zaman zaman sesi elle açmak kapatmak zahmeti doğuyor ancak ben bunda bir sakınca görmüyorum. Çok güçlü gelen bir istasyon olursa da bunu yine menüdeki zayıflatıcıları devreye alarak bastırmak mümkün ama benim QSO'larım genelde kısa sürdüğü için deneme yapmak dışında bu işlevle hiç oynamadım. Kulağımı rahatsız edecek ya da cihazın sağlıklı işlemesine engel olacak kadar güçlü bir istasyonla çok da sık karşılaşmadım zaten. Bir de şunu hatırlamak gerek: -115 dB, S-metrede S2'ye denk geliyor, bir çok seri üretim ticari alıcının ise hassasiyeti -120 dB, yani S1'e yakın. Tabii ki hassas bir alıcı çok önemli ama, elimdeki 2-3 W çıkan cihazla S1 gücünde gelen istasyonu duyup da ne yapacağım ki? Cevap versem zaten % 99  o beni duymayacak... Dolayısıyla "-115 dB neyime yetmez?" diyerek yola devam ettim.

Bence yaşadığım tek gerçek sıkıntı, ikide birde başlayan yüksek frekanslı bir sesti. Ne kadar uğraştıysam da bu ıslık sesinin çıkmasına bir türlü engel olamadım. Cihazı açıp bir süre sorunsuz olarak bandı dinleyebiliyordum ama ne zaman (herhangi) bir düğmeye bassam ıslık başlıyordu. Almayı bir yana bıraktım, gönderme yaparken bile durmuyordu. Cihazın yazılımının farklı versiyonlarını denedim, bu versiyonları Arduino IDE'sinin farklı versiyonları ile yükledim, menü seçimlerini değiştirdim, sesin ATMEL mikrodenetleyicinin yetersizliğinden kaynaklandığını düşündüğüm için gereksiz saydığım tüm işlevleri devredışı bıraktım, ama kar etmedi... 

Son çare olarak Barbaros Bey'e fikrini sordum, önce o da durumun çipin kapasitesiyle ilgili olabileceğini düşündüyse de sonra çok önemli bir şeyi hatırladı: Cihazın kulaklık çıkışına giden devre yolunda, ses seviyesinin aşırı yükselmemesi için 470 Ω 'luk bir direnç vardı! (hoparlör çıkışında yok). O direnci kaldırırsam, gelen işaretleri duymak için sesi 14-15 düzeyine kadar arttırmak zorunda kalmayacağımı, söz konusu ıslık sesinin ses potunun çok açılmasıyla çıkabileceğini belirtti. Tabii elimde ne havya ne de başka bir gereç vardı. Ben de bir parça çok damarlı hoparlör kablosu buldum, damarlardan birini ayırıp plakete dik monte edilmiş direncin iki bacağının etrafına bir cımbız yardımıyla dolayarak direnci kısa devre ettim. Kulaklığı takıp deneyince gördüm ki sesi 8-9 seviyesine açmam, herşeyi duymam için yeterli oluyor, bizim ıslık sesinden de eser kalmadı!

Kısa devre ettiğim 470 Ω direnç. Şimdi bunun yerinde 47 Ω'luk bir tane var.

Anlayabileceğiniz gibi tatilde uSDX'e epeyce ısındım. Yalnız aklıma takılan 2 nokta vardı, birincisi kulaklık çıkışındaki iptal ettiğim 470 Ω 'luk direncin yerine 47 Ω 'luk bir direnç takmak, ikincisi de elimdeki cihazı 4 bantlı, ve filtreler arası geçişi otomatik yapacak hale getirmekti. Birincisi üzerine birşey söylemeye gerek yok. İkincisine gelince gerekçem şuydu: Bendeki 3 bantlı uSDX'te (7, 10, 14 MHZ) bantlar arası geçiş yaptıktan sonra arkadaki 2 tane SMPS anahtarla doğru filtreyi seçmek de gerekiyordu. Bu biraz bıktırıcı bir durumdu -en azından benim için- çünkü anahtarların konumunu değiştirmeyi unutuyordum. Halbuki Barbaros Bey buna çoktan bir çare bulmuş ve ANTRAK'ın web sayfasında yayınlamıştı: İsterseniz 4, isterseniz 8 bant için alçak geçiren fitreleri, geçişleri yapacak röleleri ve diğer parçaları alacak birer çıkış katı plaketi... 

Türkiye'de tesadüfen Internet'te bulduğum çıkış katı plaketi


Yeni çıkış katı tamamlanmış ve ana plaketin üzerine yerleştirilmiş


Denemeler: Röleler çalışıyor!


Kanada'ya döndükten sonraki ilk işim, tasarımını Barbaros Bey'in yapmış olduğu 4 bantlı çıkış katını yapmak oldu. Internet'te gezinirlen güzel bir rastlantıyla bu plaketleri Türkiye'de bastırıp satan birini bulmuş ve geri dönmeden almıştım. Geriye malzemeleri toplamak ve tabii toroid'leri sarmak :) kalmıştı. Birkaç akşamda devreyi tamamladım, yapımla ilgili ayrıntı vermeyeceğim çünkü sağolsun Barbaros Bey bütün bilgileri özenle vermiş ilgilendiyseniz ANTRAK'ın sayfalarına mutlaka bakmanızı öneririm. Yalnız bu "quad band" versiyonu yapacaksanız, iki uyarı: İlk olarak, 4 bantlı çıkış katını taktıktan sonra, diğer bantlarda yalnızca gönderme değil, dinleme de yapamıyorsunuz çünkü yazılım, seçtiğiniz bantlar dışında röleleri harekete geçirmiyor.  İkinci olarak da, cihazın dinleme sırasında çektiği akım artıyor (bendeki örnekte 100 mA oldu). 

Benim yeni çıkış katına filtre eklemek için seçtiğim amatör bantlar 40m, 30m, 20m ve 17m oldu. 40m ve 20m zaten en popüler bantlar. Diğer iki bant dikkat ederseniz yarışma yapılamayan WARC bantları. Frekans aralıkları dar vb. ama en azından benim gibi yarışma sevmeyenlere bu seçenek var! Neyse devam edeyim: Çıkış katını tamamlarken önce filtreleri yaptım ve NanoVNA ile frekans tepkilerine bakarak kontrol ettim. Fotoğraflarda görebileceğiniz gibi bunlar 2. harmonik için optimize edilmiş alçak geçirgen filtreler. Filtrenin geçirgenliği 2. harmonik ve yakınında en aza düşüyor, sonra tekrar yükseliyor. Büyük olasılıkla kullandığım parçaların kalitesi(zliği)ne bağlı olarak her bantta en yüksek bastırmayı alamadığımı düşünüyorum ama dört bant için 2. harmonik 35-45 dB arası bastırılıyor, en yüksek çıkış gücünün 4-5 Watt olduğunu düşünürsek çok kötü değil.

Yeni filtreleri ve çıkış katını tamamladıktan sonra ilk işim her bantta çıkış gücünü ölçmek oldu. Beklediğimin çok altında rakamlar görünce epey bir hayal kırıklığına uğradım:

Farklı gerilim düzeylerinde bantlara göre çıkış gücü, ilk ölçüm

Fakat özellikle 30m'de çıkış seviyesinin 40m'ye göre daha yüksek olduğunu görünce bunun filtrelerle ilgili bir sorun olduğunu düşündüm. Biraz araştırdıktan sonra DL2MAN'ın tarif ettiği biçimde her filtredeki birinci toroid nüvedeki sarım aralıklarını değiştirerek en yüksek çıkış düzeyini elde ettim.

Filtreler tekrar ayarlandıktan sonra

Bu iş bittikten sonra işarete bir de FFT ile bakmak istedim. Görebildiğim tek sorun, 40m bandında 3. harmoniğin yeterince bastırılmıyor oluşu. Yeterince değil derken, -36 dB makul kabul edilebilir ama tam güçle çıkarken (4,5 W) 20m bandında bir yerde de 1 miliwatt civarı çıkış yapacağım demektir. Bu sorunla fırsat bulunca tekrar uğraşacağım. 

Belirtmiş olduğum gibi, uSDX'i SSB veya dijital modlarla kullanmadım ancak bir çok amatörün bu modlarda da uSDX ile haberleşme yapmakta olduğunu görüyorum. Zaman olursa bunlarla da denemeler yapacağım ama öncelik telgraf. Cihaz özelliklerle maliyeti ve boyutu karşılaştırıldığında gerçekten de mucize gibi. Özellikle yolculuk, doğa faaliyetleri (kamp, tırmanış, SOTA vb.) gibi durumlar için çok uygun olduğunu düşünüyorum. 


EKLEME: Bu yazıyı yazdıktan iki hafta kadar sonra ölçümleri yaptığım osiloskop probunda bir sorun olduğunu farkına vardım. Lütfen bununla ilgili yaptığım düzeltmeyi de okumayı ihtmal etmeyin.





YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.















22 May 2018

EFE-20J QRP SSB CW ALICI VERICI

 EFE 20J QRP CW SSB TRANSCEIVER


2018 yılında, 20 metre bandı için yaptığım ve CW modunda çalışabilen, alçak frekans filtresi eklenmiş, 20W çıkış gücüne sahip bir EFE alıcı-vericisi daha yaptım. Bu yapımla ilgili notlarımı aşağıda okuyabilirsiniz.

 

EFE - 20 J: "JUMBO"



Önceki yazılarımda tanıtmaya çalıştığım EFE-40’ı bir yıl kadar fırsat buldukça kullandım ve düşük güçle çalışmaktan memnun olduğuma karar verdim. Düşük güçle çalışmak bana çok daha sportmence geldi. Çok sabır gerektiriyordu, dinleme ve fırsat kollama alışkanlığını geliştiriyordu ve elbette daha zor şartlarda gerçekleştirilen görüşme, insana daha fazla tatmin veriyordu. Bununla birlikte, çalışma biçimimde teknik olarak bazı iyileştirmeler yapmam gerektiğini de gördüm. Ses haberleşmesi, devamlı dalga (CW) ya da sayısal haberleşme tekniklerine göre zaten verimsiz bir haberleşme biçimiydi, bir de bunun üzerine ben kör-topal bir anten kullanarak erişebildiğim sınırları iyice daraltıyordum. Bahçeye diktiğim 10 metrelik bir olta kamışına astığım bir delta loop antenim vardı. Maliyetine ve kurulum kolaylığına göre çok iyi iş yapıyordu ama görüştüğüm radyo amatörleri ya komşu ülkelerdekilerle (Balkanlar’ı da komşu sayarsak) ya da uzakta olmakla birlikte, çok iyi bir yönlü antene sahip olanlarla sınırlı kalıyordu. Bu ikinci grup, antenlerinin getirdiği kazanç sayesinde benim çıkış gücümün düşüklüğünü dengeliyordu. Böylelikle ilginç hatta ender istasyonlarla görüşmeler de yapabildim ama QRP çalışmada daha uzağa erişebilmek için, yönlü bir antene sahip olmalıydım.


Doğal olarak bende de böyle bir anten yapmak ve kullanmak düşüncesi doğdu ama bunu 40 metre dalga boyu için yapmak şansım yoktu. Binanın özellikleri, çatının biçimi, malzemeye, işçiliğe erişim, maliyet, vb. sıkıntılardan dolayı, kocaman bir anteni ve bunu döndürecek sistemi çatıya kurmam mümkün değildi. Yine de kiremitlerin üzerinde geçen birkaç keşif seferinden sonra, bacalardan birinden destek alarak boyutları makul, basit bir yönlü anteni buraya yerleştirebileceğimi anladım (aklımdaki seçenek yine olta kamışlarıyla yapılacak iki unsurlu bir Yagiydi. ) 20 metre bandının çok amaçlı olmak bakımından en uygunu olacağını düşündüm. Böylece antenin boyutları da makul olacaktı. Gelgelelim 14 MHz’te çalışan bir telsizim yoktu. Ben de ikinci bir EFE yapmaya karar verdim! Şunu da itiraf edeyim: EFE-40’ı yaparken “acaba bunları da koysam mı?” diye incelediğim CW, alçak frekans filtresi gibi ek devreler vardı. İkinci bir EFE yapmak, artık iyi tanıdığım bir tasarımın üzerinde çalışarak deyiş uygunsa daha gelişmiş bir telsiz yapmak için de fırsat olacaktı. Verimli bir yönlü anten yapmak, biraz da kusursuz (güya!) bir EFE yapmaya çalışmanın da bahanesi oldu yani.

 

Karar verdikten sonra önce bu yapımdan ne beklediğimi düşündüm. Bir defa, aygıtta kesinlikle CW modu olmasını istiyordum (kendimi geliştirip Mors ile daha uzaklarla haberleşmek umudum vardı). İkinci olarak, ihtiyacım olduğunda dışarıdan bir kuvvetlendirici bağlamaya gerek kalmaksızın tek bir düğmeyle devreye sokabileceğim yüksek güçlü bir çıkış katı olsun istedim. Zaman zaman 5 W’tan fazla güce ihtiyacım olabilirdi Üçüncü ve hoş bir eklenti, birkaç yıl önce Toucan için yaptığım değişken alçak frekans filtresiydi. Bu filtre, EFE’nin CW için uygun bir ara frekans filtresi olmadığı için özellikle CW çalışırken (!) yararlı olacaktı. Bunların dışında da kullanım kolaylığı getirecek bazı fiziksel iyileştirmeler düşündüm. Ardından malzemeleri edinmeye ve hazırlamaya başladım. 

 

Başvurduğum ilk adres elbette devre kartları için TA3OM Mustafa Bey oldu. Ancak bir sorun vardı. Mustafa Bey’in elinde artık yalnızca kusurlu devre kartları vardı. Aşağıda anlatacağım gibi bunların bazılarında devre yolları düzgün oluşmamıştı. Yine de iş görebilir diye bana bir tane VFO, bir tane de alıcı-verici kartı göndermesini rica ettim. Diğer malzemelerde de bir sıkıntım yoktu. Önceki projeler dolayısıyla 14 MHz için gerekecek dairesel nüveler dahil neredeyse tüm malzemelerim hazırdı. Ara frekans için seçtiğim HC-49L tipi kristallerden bol miktarda ısmarladım ve bunların birbirine en yakın frekanslı olanlarından alma ve gönderme için iki tane 4’lük takım hazırladım. Kuvvetlendiricinin çıkış filtresi için yüksek gerilime dayanaklı sığalar da gerekti. Bunların dışında hem şık hem de işlevsel bir kutu ve ona uygun bir düğme takımı da buldum ve ısmarladım. Kutu, İstanbul merkezli Altınkaya firmasının MM-228-20 modeli. Düğmeler ise AliExpress’ten geldi. 

 

Yapım sırasında önceki EFE’den deneyimli olduğum için büyük bir zorluk yaşamadım. Fakat VFO’nun devre kartında büyük bir sorun vardı. İşaret üretmek için en gerekli parça olan AD9833 tümleşik devresinin lehimleneceği devre yolları yoktu! Bu nedenle 0.2 mm çapında bakır tel ile devre yolları yapmak ve bunları MSOP kılıflı minicik tümleşiğin bacaklarına lehimlemek zorunda kaldım. Üstelik de bir bacağın bağlantısını ufacık bir köprü yaparak yanındakinin üzerinden atlatmak gerekti! Nihayetinde VFO çalıştı ama bu bağlantılar kopar diye uzun sürenin masanın üzerine sertçe koymaya bile cesaret edemedim. 


0,2 mm bakır telden yaptığım "protez" devre yolları


Bir de bu ikinci VFO için “klasik” yeşil ışıklı bir 2x16 LCD ekran kullandım. Bir öncekinde kullanmış olduğum “lacivert” LCD’yi bir türlü içime sindirememiştim J Alıcı-verici kartını da tamamladıktan sonra önce gereken ayarları yaptım sonra da bir süre çatı anteni ile 20 metre bandındaki haberleşmeleri dinledim. Her şeyin yolunda gittiğinden emin olduktan sonra (aslında gitmiyormuş, aşağıda anlatacağım) bu defa da Mosfet transistörlü kuvvetlendiriciye geçtim. Bunların ayrıntılı olarak anlatmıyorum çünkü EFE-40’ı ve onunla beraber kullandığım kuvvetlendiriciyi nasıl yaptığımı ayrıntılı olarak diğer yazılarımda bulabilirsiniz. Kuvvetlendiriciyi de bitirip hem tek başına hem de EFE ile birlikte denedim. Tabii bu anlattıklarımın 2-3 ay gibi bir süreyi kapsadığını tahmin edersiniz. 


EFE-20J: Alçak frekans filtresiyle alma denemeleri

 

Arkasından oturup F6BQU Luc Pistorius’un CW eklentisini yapmaya koyuldum. Bu devre, Forty gibi tek yan bant (SSB) için tasarlanmış QRP’lere görece zahmetsizce mors haberleşmesi olanağı sağlıyor (bu satırları yazarken acaba iyi bir arayüzle sayısal modları kullanma olanağı da sağlayabilir mi diye düşündüm). Devreyi F6BQU’nun çizmiş olduğu biçimde alıcı verici plaketine bağlayıp güç verdiğinizde yaptığı şeyler şunlar oluyor: 1/Bas-konuş hattını toprağa çekerek cihazı göndermeye geçiriyor; 2/ 800 Hz civarı bir ton üretiyor ki gönderme yaparken kendimizi duyabilelim; 3/Devredeki U3 numaralı SA612 modülatör tümleşik devresinin 1. bacağını toprağa çekerek “dengesini” bozuyor, taşıyıcı frekanstan işaret ürettiriyor. Böylece kaba bir biçimde de olsa bize CW modu kazandırıyor. Bu eklenti, varikap diyot ya da LC osilatörlü cihazlara bile konulabilir ama Forty 2 veya EFE’deki şansımız, sayısal VFO’nun bize alma ve gönderme frekansları arasında fark yaratma (RIT) şansı vermesi ve böylece karşı tarafı gönderme frekansımızı değiştirmeden en uygun bulduğumuz tonu duyacak yakın bir frekanstan dinleme olanağı sağlaması. Daha ayrıntılı bilgiyi şu sayfada da bulabilirsiniz: http://lpistor.chez-alice.fr/forty2s.htm#cw  Kendi adıma bu devreyi EFE-20’ye eklemekte bir sorun yaşamadım. Temel mantığı son derece basit zaten. Luc’un bağlantı şemasında “CW command” olarak adlandırdığı yol, U3 tümleşik devresine gidecek. “PTT” devre yolu, EFE’nin mikrofon girişine bağlanacak (ben karta değil mikrofon konektöründeki ilgili uca lehimledim). “AF” bağlantısı, EFE’deki LM386 alçak frekans kuvvetlendiricisinin girişine yapılacak. Güç ve maniple bağlantıları ise açıklama gerektirmiyor (maniple için kutunun ön yüzüne 3,5 mm’lik mono bir giriş taktım). Belki önemli bir ayrıntı şudur, devre şemasındaki DTC114 dijital transistör yerine bir tane 2N2222 kullandım.



F6BQU Luc Pistorius'un CW eklentisinin devre şeması

 

Bir uyarıda bulunayım: Manipleyle denemelerim sırasında anahtarlama yaparken osiloskobun ekranında dalga biçiminde ve anahtarlamada bir sorun görmedim. Ancak tabii ben basit bir maniple ve düşük bir süratle anahtarlama yaptım. Çırpma bir maniple ya da bir keyer ile performansı nasıl olur bilemiyorum. 

 

EFE-20’ye eklediğim diğer bir devre de alçak frekans filtresi oldu. Bu filtreyle sanki sayısal işaret işleyiciniz (DSP) varmış gibi, bir CW ya da SSB işareti yakınındaki diğer istasyonlardan ayırabiliyorsunuz. Bu devre de F6BQU’ye ait bir tasarım, MAX293 tümleşik devresiyle kurgulanmış değişken bir süzgeç. Entegrenin 1. bacağına bağlı sığanın değeri değiştikçe filtrenin geçirdiği frekans aralığı da daralıp genişliyor. Luc, devrede buraya bağlamak için bir varicap (gerilimle sığası değişen bir diyot) kullanmış. Bu diyota giden gerilim ise 10 kΩ’luk bir potansiyometre ile ayarlanıyor. Ben bu iş için yine ön panele monte ettiğim açma kapama anahtarlı bir potansiyometre kullandım. Anahtar devreyi alçak frekans hattına bağlayıp ayıran çok çok küçük bir röleye komuta ediyor. İstemezsem alıcının sesini filreden geçirmiyorum. Bu nokta önemli çünkü süzgeç iyi çalışmakla birlikte, ses şiddetinde önemli ölçüde azalmaya neden oluyor. Bunu dengelemek LM386’nın kuvvetlendirme oranın RX direnciyle oynayarak değiştirmek elbette mümkün. Ancak güçlendirmeyi çok arttırırsanız bu defa seste bozulmayı da (distorsiyon) arttırıyorsunuz Nitekim farklı değerlerde dirençler takıp deneyebilmek için oraya minyatür soketler lehimledim ve en uygun güçlendirme oranını bulmaya çalıştım. Fakat en iyi çözüm, filtreyi ihtiyaç duydukça kullanmak. 


F6BQU'nun alçak frekans filtresinin şeması

 

Telsizinin içinde değişiklik yapmak istemeyenler için iyi bir çözüm bu filtreyi bir alçak frekans kuvvetlendiricisi ile birlikte bir hoparlörün kasasının içine monte etmek olabilir. F6BQU devrenin bu biçimini de ilgilenenlere sunmuş zaten: http://lpistor.chez-alice.fr/passebas.htm

 

Yukarıda andığım ana unsurları (VFO, alıcı-verici, CW eklentisi ve alçak frekans filtresi) bir arada çalıştırıp denedikten sonra sıra kutulamaya gelmişti. EFE-40 için kullandığımdan çok daha büyük bir kutu seçmeme rağmen, yine de zorluk çekmiş olduğumu belirteyim. Hem ergonomik hem işlevsel olsun, hem de güzel görünsün istiyorum ama evdeki hesap hiçbir zaman çarşıya uymuyor. Elimin altında metal bir kutuyu işlemek için kullanabileceğim araçlar da yok zaten, gönül isterdi ki en azından bir sütunlu matkap olsun… Bazı aletler eş-dostta mevcut ama İstanbul şartlarında böyle bir iş için trafikten bir gün harcamaya da değmiyor, yaptığınız işin bütün tadı kaçıyor. Sözün kısası özellikle likit kristal ekran, mosfetlerin soğutucu bağlantıları ve DC güç bağlantısı için delik açmak bir eziyete dönüştü. 3-4 tane de kıl testere ucunu kurban verdim. 






Devreyi kutularken, mosfet kuvvetlendiricinin plaketini diğer plaketlerden RF olarak olabildiğince yalıtmak istiyordum, bu nedenle kutunun içindeki profile uygun olarak kestiğim çift tarafllı bakır plaketle ayrı bir bölme yaptım. Yer darlığından kuvvetlendiricinin plaketini kutunun tabanına yaklaşık 60 derece açı yapacak şekilde yerine yerleştirdim. Çıkış transistörlerinin bacaklarını bükerek transistörlerin kutunun arka duvarından soğutucuya temas etmelerini sağladım. Kutulamadan sonraki ilk denemelerimde bu kuvvetlendirici yeterince güç vermez oldu. Biraz uğraştıktan sonra anladım ki plaketin toprağı alüminyum kutuya temas etmiyor. Bağlantı vidalarından birine birkaç pul ekleyip iyice sıkınca amfi tam güç verdi. 


Sağ tarafta eğimli duran Mosfet amfinin plaketi. Bu vida sıkılıp şaseyle temas sağlanmazsa çıkış vermiyor !


Yine bu EFE’de daha emniyetli doğru akım (DC) güç bağlantısı istediğim için Anderson Powerpole bağlantı elemanlarını kullandım. Yine devrede plaketten plakete RF ve AF taşıyan kabloları mümkün olduğunda ekranlı ince koaksiyel kablolardan seçmeye çalıştım. Alıcı-verici plaketine giden DC güc bağlantısını o bölmeye geçit kondansatörler üzerinden soktum. Yine CW modunda anahtarlama yaparken mosfet kuvvetlendiricinin rölesini gönderme konumuna geçirten bağlantı da bir geçit kondansatör üzerinden o bölüme gidiyor. Bu önlemi alma nedenim mosfet güçlendiriciyi devreye soktuğumda gözlediğim RF kaçakları.



EFE-20J: Önden ve arkadan görünüş


EFE-20J: Cihazın içi


EFE-40’ın aksine, EFE-20j (EFE-20 JUMBO) adını verdiğim bu telsizi yurtdışına taşınma hazırlıkları dolayısıyla güç bela tamamladım ve birkaç hafta boyunca yaptığım denemeler dışında da kullanma şansım olmadı. Genel gözlemlerim şunlar:

 

·      Alma ve gönderme, EFE-40’ta olduğu gibi yeterli ancak göndermede bir sorun var. Ara frekans için aldığım 9.000 kHz kristalleri, biraz fazla “aktif” ve tepeden tepeye genliği 1,5 V’tan fazla olacak şekilde işaret üretiyor. Verici katında bu 9 MHz işareti, U4 numaralı SA612 karıştırıcıdan da yine gereğinden kuvvetli olarak çıkıyor ve ne yazık ki alçak geçirgen çıkış filtresinde de bastırılmıyor. Bu sorunla ilgili olarak W6EMD Dave Meacham’ın QRPp dergisinde önerdiği gibi bazı değişiklikler yapmayı düşünüyorum. W6EMD, yazısında Norcal-40 alıcı-vericisinde aynı sorunla karşılaştığını, 602 tümleşik devresinin bacaklarına bağlı sığaların değerlerini değiştirerek duruma nasıl çözüm gösterdiğini ayrıntılı olarak açıklamış. Yazısını QRPp’nin Mart 1994 sayısında, 55. sayfada  bulabilirsiniz: http://www.ncqrpp.org/files/qrpp_volume_02.pdf

·      Hem estetik, hem de kullanım kolaylığı açısından EFE-20J, EFE-40’tan daha başaralı oldu. Siyah renkli proje kutularından gına gelmişti. Bu yapımda cihaz biraz 1970’lerin, 1980’lerin müzik setlerini andırsın istedim. Hoparlörün tavana bakıyor olması dışında ergonomi bakımından başarılı olduğunu düşünüyorum. Hoparlörü (yine) kutunun üst kapağına taktım ama açıkça söyleyeyim ki bundan memnun değilim çünkü ses bana doğru değil yukarıya doğru gidiyor (birçok seri üretim telsizde de olan bu düzenlemeden hiç hoşlanmıyorum). Neyse ki genelde kulaklıkla çalışıyorum. Kutuyla birlikte satın aldığım açılır-kapanır ayaklar ise gayet güzel iş görüyor (Altınkaya A-952 modeli). Başka yapımlarda da kullanmak isterim. Son olarak, yazıları baskı metoduyla fotokopicide yaptırdım. Fena olmadı ama bu malzeme ile hazırlanan yazılarda, benim yaptığım gibi dörtgen kesim yaparsanız hoş durmuyor. Zaman olsaydı harflerin etrafını ince ince maket bıçağı ile dönerdim ama taşınma hazırlıkları nedeniyle zamanım kalmamıştı. 

·      Kendi başına sorunsuz olarak işleyen devreleri, tek bir telsizin birimleri haline getirmek söz konusu devreleri yapıp birleştirmekten daha karmaşık bir süreç. Ne eklerseniz ekleyin, başta yapılmış olan tasarım bir yere kadar geliştirilebiliyor. Sonuçtan memnunum ama EFE (ya da Forty) ile gelinebilecek son noktaya geldiğimi düşünüyorum. Çok bantlı bir cihaz yapmak fikrimi başka bir devreyle gerçekleştireceğim.

 

 

 

 

YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.


 

 



22 January 2017

EFE-40 QRP ALICI-VERİCİYİ İYİLEŞTİRMEK

IMPROVING THE EFE-40 QRP TRANSCEIVER
Please scroll down for a summary in English


"İyileştirilmiş" EFE-40 YM2KK'da deneniyor


Severek, sürekli izlediğim ve bazen katkı yapmaya çalıştığım telsizciler.org Internet forumundaki alt-forumlardan birinin adı “Ben Yaptım Oldu”. Aslında forumda beni en çok ilgilendiren bölüm bu, haberleşme elektroniğine gerçekten meraklı olup da kendi devrelerini yapmak isteyenlerin paylaşımları burada çünkü. Ancak forumun isminden git gide hoşlanmaz hale geldim. Artık "ben yaptım oldu" başlığı bana “benden bu kadar”, “nasıl olsa çalışıyor”, "bu kadarı yeter fazla uğraşmayalım" benzeri bir özensizlik ifadesiymiş gibi geliyor. Bunda, forumda gördüğüm birçok örneğin de payı var ama bu konuya özel bir yazı yazacağım, o nedenle şimdilik yalnızca şunu belirteyim: Ben yaptığım bir devrenin çalışmasını yeterli saymıyorum, benim için ikinci bir kriter, “gerektiği gibi” yani tanımlanmış kıstaslara göre, belirlenmiş ölçütlere uygun çalışıyor olması. Zaten bu nedenle her yaptığım devreyi de yine kendim kurcalaya kurcalaya en az bir defa bozuyorum. Her yaptığım devre, aynı zamanda bir deneme tahtası (testbed) benim için. O nedenle genelde birinci yapım değil, ikinci yapımda aldığım sonuçlardan memnun oluyorum. EFE-40 için de bu böyle oldu. 

 

Kutulamayı bitirip ayarları da yaptıktan bir süre sonra cihazda memnun olmadığım bir şey fark ettim: Mandala her basıp bıraktığımda, hoparlörden güçlü bir “pop” sesi geliyordu. Bunun nedenini bulmak için alçak frekans kuvvetlendirmesini yapan tümleşik devreyi (LM386) osiloskop yardımıyla izledim. Görebildiğim şey, sesin göndermeden almaya geçişte besleme geriliminin tümleşiğe gelmesiyle çıktığı oldu. Acaba RF işaret mi geliyor diye tümleşiğin 6 numaralı bacağına giden yol üzerindeki sığanın değerini de birkaç defa değiştirdim ama sonuç farklı olmadı. Başka biri aynı sorunu yaşıyor mu diye internette araştırdım. Anladığım şey, LM386’nın besleme gerilimi geldiğinde bu gürültüyü çıkarıyor olduğu.

 

 

TI'ın LM386 bilgi formundan, EFE-40'takine çok yakın tipik uygulama


 

Bu tümleşiği üreten Texas Instruments (TI) firmasının teknik destek sayfalarında aynı gürültüden şikâyet eden bir müşteriye önerilen çözümlere bakabilirsiniz, bunlar arasında giriş sığalarının değerlerini azaltmak, kazancı azaltmak, % 1 toleranslı dirençler kullanmak var. Bir de anladım ki diferansiyel değil de tek bir işaret girişi olduğunda (yani 2 ve 3 no’lu girişlerden yalnızca birine işaret verilip güçlendirildiğinde) gürültü oluyor. Kazancı azalttım, sözü geçen sığayla da biraz oynadım. Yine TI'nin web sayfasında, 7 no'lu bacağın boş bırakılmaması ve mutlaka bir “baypas” sığası ile toprağa bağlanması tavsiye ediliyordu. O da bir fark yaratmadı.

 

Kendimce “acaba gerilim vermeden önce LM386’yı sessizleştirebilir miyim?” diye düşündüm. Biliyorsunuz birçok benzer tümleşik devrede bir “mute” (sesi kısma) bacağı var. Bana örnek oluşturacak bir anlaşılır bir uygulama bulamadım. Üstelik hazır bir plaket üzerinde büyük bir “cerrahi müdahale” yapmadan bunu yapabileceğime de pek aklım yatmadı. Sonra konuyu bir Pazar sabahı Kadıköy TRAC’da TA2GC Engin Bey’e açtım. Eski bir CB mikrofonu bulmamı tavsiye etti. Bunların içindeki anahtarlarda, alt ve üst taraftaki kontaktların temas zamanı arasında az bir fark var olduğunu, önce hoparlörü kesecek, sonra da göndermeye geçecek şekilde bağlantı yaparsam hallolacağını anlattı (2-DPDT tipi anahtar).



Anahtarın içinde hareket eden siyah plastik kamanın üzerindeki ok simgelerine dikkat
 


Eve gider gitmez elimdeki bir Aselsan mikrofonu açtım ve aynen Engin Bey’in söylediği gibi, gecikmeli anahtarı gördüm. Fotoğrafa dikkatli bakarsanız anahtarda iki tane ok işareti göreceksiniz. Biri ileride, diğeri ona göre daha geride. Düğmeye basıldığında, içerideki ana kontakt kayıyor, ileri olan okun altındaki sabit kontaktlara, diğer sıra kontaklardan daha önce temas ediyor (ve bırakınca da onlarla teması daha önce kesiyor). Aradığımı bulmuştum, bir tek ayrıntı hariç: Bağlantıyı yapabilmek için içinde ekranlama hariç 4 iletken geçen bir mikrofon kablosuna ihtiyacım vardı. Karaköy’e uğradığımda idare eder kalite bir kablo buldum, aldım (buralarda küçük miktarda alım yapmak çok güç o nedenle bazen iyi kaliteyi bulsanız da alamıyorsunuz).



Anahtarın kontaktlarına bağlantılar, not defterime böyle çizivermişim


Bu arada, damar sayısı yeterliydi ama, kablo spiral değildi. “Telsizin mikrofon kablosu da ütünün kordonu gibi olmasın, yakışmaz” diye düşünerek, yıllar önce rahmetli TA2J Fazıl Ağabey’in söylediği yönetimi uygulamaya karar verdim. Kabloyu ahşap bir sopaya sardım ve fırına verdim. Şaka yapmıyorum. Fotoğraflarda önce ve sonra arasındaki farkı görebilirsiniz. Zaten spiral kabloların hepsi de bu şekilde üretiliyor ama her kablo kılıfı bu işlem için uygun değil tabii. Benim “deneysel” çalışmamda kılıf soğutulduktan sonra şekli biraz korudu ama tam da bir spiral olmadı, “spiralimsi” kaldı diyelim.



Sarıp bağlıyoruz... Önceden ısıtılmış fırınımızda beşamel sosla etrafa temas etmeyecek şekilde kalıplıyoruz...


Ve fırından çıkarınca soğuk suya tutup iyi kötü bir spiral mikrofon kablosu elde ediyoruz... Denemek isterseniz sorumluluk size ait.

 

Bağlantılara gelince, mikrofon bağlantısını ekteki şekildeki gibi yapınca “pop” sesi ortadan kalktı. Elbette LM386 açısından durum değişmedi. O gariban tümleşik, hala gerilim gelince kimsenin duymadığı sessiz bir çığlık atıyor ama en azından hoparlörden duymuyorum artık.

 

Bu iyileştirmeleri yaptıktan sonra bir süre geçti. Cihazla birçok görüşme de yaptım, özelliklerine kıyasla performansının da gayet iyi olduğundan emin olmuştum. Sonra eşim yurtdışı seyahatinden çok istediğim bir şeyle geri geldi. Osiloskobum için Ebay’da bulup ısmarladığım FFT modülü… Bu modülle benim emektar osiloskobum, bir spektrum analizör kadar olmasa da frekans bölgesinde (frequency domain) var ne yok biraz gösterebilir hale geldi. Tabii durur muyum? İlk işim bizim EFE-40 ne yapıyor diye bakmak oldu ve… sonuç hüsran. Ekteki fotoğrafta görebileceğiniz gibi, cihazdan arzu ettiğimiz 7 MHz işareti dışında, bunun katları. özellikle de ikinci katı biraz fazlaca çıkıyordu. “Fazla”nın ne olduğunu da biraz açalım:

 

ITU'nun ilgili tavsiye rehberine (SM329-12) göre, 30 MHz'in altında çalışan vericilerde (amatör kullanım için) SSB dahil, ikinci harmoniğin seviyesi temel frekansın 43 db + 10 log PEP altında ya da en az 50 dB olmalıdır (hangisi sizin durumunuzda daha az kısıtlayıcı ise diyor).  Somut bir örnekle, bizim QRP 5 Watt PEP çıkıyor. Bu durumda ikinci harmonik olan 14 MHz'te, sinyal seviyesi bunun 43 + 10 log 5 = 43 + 0,698 = 43,698 dB altında olmak durumunda... Benim cihazımda ise temel frekanstaki sinyal ile ikinci harmonik arasında sadece 36 dB kadar fark vardı, yani istemeden 14 MHz’te 1mW güç ile çıkış yapıyordum.



Soldaki 7 Mhz, sağdaki 14 Mhz, fark -37 dB, olması gereken yaklaşık 44 dB!

 

“Yahu zaten amatör telsiz frekanslarında 5W ile yayın yapıyorsun, 1 mW’lık ikinci harmoniğinin kime zararı olur?” diyebilirsiniz. Anlayış meselesi… İşte burada yukarıda değindiğim “böyle de çalışıyor abiiii” zihniyetine karşı mükemmeliyetçilik devreye giriyor. Benim için amatör telsizci, hem teknik, hem de işletme hem de yasal bakımdan olması gerekeni yapan kişi olduğu için ben konuya bu şekilde bakmıyorum. ITU 43 dB diyorsa, 43 dB bastırılacak o yayınlar!

 

İşin “felsefi” kısmını geçtikten sonra teknik çözümüne bakalım. Elbette burada sorun, EFE-40’ın çıkışındaki alçak geçiren filtrenin yetersizliğiydi. Biraz araştırınca W3NQN Ed Wetherhold’un “Second-Harmonic-Optimized Low-Pass Filters” (İkinci Harmonik İçin Optimize Edilmiş Alçak Geçiren Süzgeçler) makalesini buldum. Makale konuyu güzelce anlatıyor ve özellikle ikinci harmoniği bastırmak için hesaplanmış filtreler için değerleri veriyordu. Bu yayını temel alarak 3 elemanlı/kutuplu bir alçak geçiren filtre yaptım. İyi bir spektrum çözümleyici ile kontrol ettikten sonra  az da “kasaplıkla” bunu EFE’ye bağlayıp FFT’de sonucu tekrar gözledim. 




Ed Wetherhold'un ikinci harmoniğe özel filtresi, farklı bantlar için parça değerlerini makalede bulabilirsiniz


Filtre deneniyor

 

Aşağıdaki fotoğrafta görebileceğiniz gibi, istenmeyen işaretlerin en güçlüsü bile artık taşıyıcının yaklaşık 50 dB altındaydı! Fakat bu filtrenin ekleme kaybı (insertion loss) daha fazla olduğundan çıkış gücüm de 1W düşmüştü... "Neyse 5W ile değil 4W ile yayın yaparım zaten QRP çalışıyorum" diye düşünürken aklıma alıcının da "sağırlaşacağı" geldi. Alma ve gönderme için aynı filtreyi kullanan basit bir cihazda başka nasıl olacaktı ki?


7 MHz'te bastırma -24 dB



14 MHz'de bastırma -73 dB!


 

Bir-iki gün düşündükten sonra, biraz daha radikal bir yol izlemeye karar verdim. Ana plaketi tekrar kutudan çıkardım, devre yollarında uygun noktaları keserek ve hurda kutusunda bulduğum 12 V’luk bir “telekom" rölesini ekleyerek (sadece bir yanındaki kontaktları kullandım) almada var olan filtreyi, göndermede ise yeni yaptığım filtreyi kullanacak şekilde bağlantıları tekrardan yaptım. “Gönderme” filtresini de bakır saçtan bir kutucuk yapıp onunla ekranlayarak bir köşeye sığdırdım. Bu haliyle bizim EFE biraz “Frankenstein’in Canavarı” haline geldi ama en azından içim rahat. Ne alış hassasiyetinden bir şey kaybetti, ne de istenmeyen frekanslarda yayın yapıyor.



Alma ve göndermede artık iki farklı filtre var.


Alma ve göndermede artık iki farklı filtre var.



Ve ikinci harmonik tarihe gömülüyor...

 

Daha başka iyileştirmeler de yapılabilirdi belki ama ben EFE-40 için bu noktada durdum. Plaketi ölçümdü, denemeydi, değişiklikti derken herhalde 20-30 defa kutudan çıkarmıştım. Daha fazla kurcalamamaya karar verdim. İlk tasarımın sahibi olan F4BQU Luc Pistorius’un bu cihazı kendi deyişiyle “kasıtlı olarak basit tasarlamış” olduğunu da kendime anımsatarak kutunun vidalarını son defa (!) sıktım. EFE-40’ımı hem bu haliyle hem de daha sonra yaptığım basit bir Mosfet'li güçlendirici ile birçok görüşmede kullandım ve ÇOK memnunum. Hem F4BQU Luc'e, hem de TA3OM Mustafa'ya tekrar teşekkürler.

 

Ha, bu arada... EFE-40'ı daha fazla kurcalamamaya karar vermiş olmam, bir EFE-20 yapıp onu kurcalamayacağım anlamına da gelmiyordu. Okuduğunuz maceradan aldığım dersleri EFE-20 için bir kenara not ettim ve uyguladım! Sabrınız varsa EFE-20J’nin, yani “Jumbo” versiyonun hikayesini okumak isterseniz, o da burada.

 

 

 

Summary in English:

 

I used my EFE-40 for a couple of months and was very satisfied with it but some minor changes were necessary to improve its performance and ensure compliance with ITU's specs. Yes, I said ITU specs and I'm dead serious. In sum, I built a second harmonic optimized filter to make sure that the second harmonic was at least 43 dB below the carrier, as specified here. The resulting filter literally killed the second harmonic at the output but also caused too much loss at the reception. Therefore, I modified the circuit a bit to use this filter for transmitting only, otherwise, the sensitivity would  significantly drop. The second modification I brought was the addition of a 2-DPDT PTT switch inside the microphone, to cut the loudspeaker connection before starting and ending transmit. Otherwise, I would keep hearing a loud "pop" noise from the speaker every time I push/let go of the PTT switch. The "pop" mentioned here is caused by the LM386 opamp. When I looked online, I realized that other people complained about the same issue too: every time the LM386 gets supply voltage, it screams. Texas Instruments has a support page about this problem. Perhaps it's better to use symmetrical supply but of course, I have no chance to modify the circuit to such an extent. 

 

 

 

YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.