Translate

Showing posts with label Oscilloscope. Show all posts
Showing posts with label Oscilloscope. Show all posts

17 February 2024

HP 54512 OSİLOSKOP: BIR KLASİK

 HP 54512 OSCILLOSCOPE: A CLASSIC




K. Amerika'ya yerleşmek üzere Türkiye'den ayrılırken yanımda bir el telsizi bile götürememiştim. Bütün amatör telsizcilik malzemelerim, çok sevdiğim HP 54616b osiloskopum da dahil olmak üzere kayın pederimin evinin tavan arasını boylamıştı. Küresel salgın, iş yoğunluğu vb. derken dört yıl memlekete gelemedim. Bu arada buralarda da biraz malzeme edindim ama, bazı cihazlarımı, özellikle de ölçü aletlerimi bırakmak zorunda kaldığım için hep hayıflandım. Bu arada bir ara zaman bulursam yazacağım, ne ABD, ne de Kanada telsiz veya laboratuvar aletleri edinmek konusunda bir cennet değil. Her neyse, sonra kısmet oldu yıllık iznim için Türkiye'ye geldim ama bu defa da osiloskopu paketleyip Kanada'ya götürecek cesareti bulamadım. "Yolda kırılır, kırılmaz, fazla bagaj ücreti..." falan derken 54616'yı uygun bir fiyata devrettim, kafamda yeni tip LCD ekranlı skoplardan bir tane almak fikriyle geri döndüm. Hatta belirli bir marka ve modeli de gözüme kestirmiştim. Gelgelelim, aradan bir iki ay geçmesine rağmen bir türlü kendimi ikna edemedim. "Yepyeni cihaz senin neyine?" diyordum kendi kendime, "ayda toplam kaç saat kullanacaksın ki?" Bir yandan da Ebay vb. İnternet sitelerindeki kullanılmış osiloskop ilanlarına bakıyordum. 




Hewlett-Packard'ın 1991 test ve ölçüm aletleri kataloğunda 54xxx ailesi.
Fiyatlar el yakıyor: En 'basit! osiloskop 3500 dolar.
2024 rakamlarıyla 8000 dolara yakın!

Bir gün HP 545xx, 5452x 546xx serilerine bakarken fiyatı insana saçma gelecek kadar düşük bir osiloskop dikkatimi çekti. Bir HP 54512'ydi. "Olduğu haliyle" (as is), "kırık", "tek kanalı çalışmıyor", "hurda" gibi terimlerle bezeli bir ilandı. Ancak fotoğraflara baktığımda cihazın öz-testlerini geçtiğini ve işaretleri ekranda gösterebildiğini fark ettim. Bunlar 90'lı yılların başlarında piyasaya çıkmış, kendi zamanının en ileri teknojisi ciddi cihazlardı. 54512'nin bant genişliği (300 MHz) ve örnekleme hızı (1 Gsa/s) HF'te iş yapmaya fazla fazla yeterdi hatta tekrarlayan işaretlerde VHF'de de gayet güzel iş görürdü. Gönderi ücretine baktım, Ebay'ın küresel gönderi hizmetiyle gayet makul bir fiyata kapıma kadar gelecekti. Riski almaya karar verdim, kaybım en fazla iki tane Çin malı el telsizi bedeli kadar olacaktı. "Hiçbir şey olmasa belki bir restorasyon projesi olur" diye düşünüp düğmeye bastım. İki hafta kadar sonra 51 ekran (tüplü) TV kutusu kadar bir paket kapıma bırakıldı. Tabii heyecanla açtım, ne göreyim, adeta bir mini-fırın! İrikıyım bir cihaz olduğunu biliyordum ama 8,5 kiloluk gövdesini kucaklamak şerefine erişmek bir başkaydı tabii... 

51 Ekran TV geldi.

Tahmin edebileceğiniz gibi önce bir genel muayene, kasa temizliği, iç temizlik yaptım. Cihaz kesinlikle kötü bir düşme geçirmiş ve metal kasa sol alt köşesinden çatlamıştı. Buna rağmen katot tüpü dahil herşey sağlam görünüyordu (büyük olasılıkla bazı parçalar düşmeden sonra yenileriyle değiştirilmişti). İçinde neredeyse hiç toz yoktu, hatta soğutma pervanesi bile görece tozsuzdu. Fiziksel olarak görebildiğim diğer tek hasar, ön panelden arka panel üzerindeki şebeke giriş filtresine uzanan çubuğun kırılmış olmasıydı. Bu modelde açma-kapama düğmesi şebeke filtresinin arka (cihazın içine denk gelen) tarafında. Ön paneldeki açma-kapama düğmesiyse yukarıda söz ettiğim çubuğun görünen ucu. Bir zorlamanın sonucu olsa gerek, filtredeki anahtar açık konumda sıkışmış, çubuğa bağlandığı plastik mafsal da kırılmıştı. Dolayısıyla cihazı açıp kapatmak için fişe takıp çıkarmak gerekiyordu.

İlk kontroller. Sağda kasaya dayalı duran parça güç kaynağı



Kasadaki çatlak

Yazar haklı olarak sevinmiş (çalışıyor!)

Bu aşamalarından sonra şebeke girişinde sigortanın 110V yolu üzerinde olduğunu kontrol edip fişi prize taktım. Sinyal jeneratörünü bağlayıp ile farklı frekanslarda işaretlere baktım. Dört numaralı kanal dışında her şey normal çalışıyordu. Ölçümlerde ve gösterimde (en azından kendimce) bir hata göremedim. Sevincime diyecek yoktu. Kalibrasyon işlemlerini bitirip, izleyen günlerde osiloskopun kullanıcı el kitabını önüme koyup cihazı tanımakla uğraştım. 


Ek kitabı eşliğinde alıştırmalar

Burada bir noktayı belirtmek gerek. Bu aygıtın el kitabı da kendisi gibi üretici firmanın kalitesini ve özenini yansıtıyor. Salt cihazın işlevlerini açıklayan kuru bir metin değil aynı zamanda bu işlevlerin her biri için alıştırmalar da içeren ve kullanıcının olası sorularını yanıtlayan bir kaynak. Her alıştırmada, ekranda görmeniz gereken sonucun da bir görseli olduğu için yaptığınız işlemi kontrol da edebiliyorsunuz. Artık böyle el kitabı bulmak çok ama çok zor. Unutmayalım ki HP, Tektronix gibi firmaların sadece bu işle ilgili yayın departmanları vardı o yıllarda. Yüzlerce model için servis el kitapları, servis bültenleri, düzeltme notları hatta HP dergisi gibi bir çok kaynağı sistemli biçimde yayınlamış olmaları bana hayranlık veriyor. Bugünlerde binlerce lira verip aldığınız cep telefonunun bazı işlevlerini telefonu hurdaya atarken hala hiç duymamış olabiliyorsunuz... çünkü güya bu cihazlar "intuitive" yani kullanıcı içgüdüsel olarak yolunu bulabiliyormuş (!) o nedenle de kılavuza gerek yokmuş. Pekala.

Sonraları eksik vidaları tamamlamak, enkodere bir düğme ayarlamak gibi işlerin dışında kendimce bir-iki iyileştirme de yapmaya çalıştım. Bir tanesi soğutma pervanesini değiştirerek gürültüyü azaltmak oldu. Cihazın üzerindeki Papst marka pervane 54 dB gürültü üretiyordu. Bunu bir Noctua ile değiştirince gürültü 37 dB'e düştü, gelgelelim hava akımı yeterli olmadı. Kasanın içinde ısının çok yükseldiğini görünce eski pervaneye geri döndüm. Hem 170m3 saat hava verecek hem de gürültüsü 45 dB'den az bir pervane bulamadım.

İkinci olarak kalibrasyon değerlerini ve kullanıcı ayarlarını saklayan hafıza entegresini besleyen Lityum pili değiştirdim. Bu pil muhtemelen üretim sırasında takılmış ve bir daha değiştirilmemişti. Aygıt arada sırada uyarı vererek açılıyor ve tekrar kalibrasyon gerektiriyordu. Devre kartına lehimlenmiş pili çıkardım. Bağlantı noktalarına iki adet pil yatağını bir kablo ile bağladım (paralel olarak), birine bir CR 2032 pil koydum. Diğeri boş. Niyetim yılda bir defa boş olana yeni pili koyarak diğerinden eski pili çıkarmak. Bu şekilde entegreyi besleyen gerilim hiç kesilmemiş olacak. Bu pil yatakları arka kapağın arkasına sabitlendi, böylece pili yenilemen için bir daha anakartı çıkarmaya gerek olmayacak.



Devre kartı. Sağ tarafta 4 kanalın zayıflatıcıları ve arkalarında hibrit tümleşik
devrelerini görüyorsunuz. Solda malum hafıza pili. Onun biraz gerisinde ise aygıtın 
programını içeren EPROM tümleşik devreleri.



Arka kapağın altında iki pil yatağı var şimdi.

Zaman zaman bana "ucuza geldiği için mi bu eski cihazları alıp tamir etmekle uğraşıyorsun?" gibi şeyler söyleyenler oldu. Herkesin kendine göre nedenleri vardır ama görebildiğim kadarıyla antika cihazlarla uğraşmanın parasal nedenlerle ilişkisi olduğunu sanan kişiler genelde amatör telsizciliğin, hatta "hobi" kavramının ne olduğunu anlayamamış olanlar. Belirli bir dönemi ve o dönemdeki teknolojiyi temsil eden bir sanayi ürününü, olabildiğince özgün haline geri getirmek, korumak ve kullanmak bir zevk. Bunu yapabilmek çalışmayı, sürekli yeni şeyler öğrenmeyi, bazen günlerce bir soruna yoğunlaşmayı ve o soruna sistemli yaklaşabilmeyi gerektiriyor. En önemlisi bu çabalamadan, öğrenme sürecinden keyif almayı gerektiriyor. Bu anlayış da elbette bilgiyle ve bilimle ilişkisi sorunlu toplumlarda gelişmiyor.

Diğer yandan şunları da eklemek gerek: Eski bir cihaz almak elbette riskli. Bu nedenle biraz da olsa ne aldığını, ne gibi sorunlarla karşılaşabileceğini araştırmak, bunların olası çözümlerini ve bu çözümlerin maliyetlerini alışverişi yapmadan önce düşünmek gerekiyor. HP 54512 örneğinde,

  • Cihaza ilişkin yeterli kaynak var ve erişilebilir (kullanıcı el kitabı, servis el kitabı)
  • Cihazın yaygın arızalarını biliyorum (güç kaynağı vb.)
  • Bu arızaları gidermek için izlenecek yollara ilişkin ek bilgi mevcut (Youtube videoları dahil)
  • Yedek parça gerekirse, en azından devre kartlarını tek tek satın alabilmek mümkün. Çok gerekli olursa hurda halde ikinci bir cihaz bile bulunup sembolik bir bedele satın alınabilir.
Dolayısıyla bir korkum yok. Ben bu tip alışverişlerde böyle hareket ettiğim için şimdiye kadar büyük bir kayba uğramadım. Diğer yandan 50 liraya alacağım cihazın onarımı 100 lira tutacaksa, elbette bu benim yapacağım bir alışveriş olmaktan çıkıyor. Özellikle de cihaz eşsiz bir parça değilse. Bu  osiloskopu çeşitli Internet sitelerinde 1000 küsur USD civarı fiyatlara gördüm... 32 yaşındaki bir test aygıtı için saçma bir fiyat, kesinlikle etmez.

Şimdi, cihazın kullanımıyla ilgili birşeyler söylemek gerekirse, ben işaretin biçimine, genliğine (bazen frekans ve periyoda) bakmak, zaman zaman da FFT işleviyle harmoniklere bakmak dışında kullanmadığım için özellikleri bakımında kesinlikle gereksiniminin üzerinde olduğunu söyleyebilirim. Güçlendirme ya da zayıflatmaya bakmak için en fazla iki kanal kullanıyorum, dolayısıyla dört kanaldan birinin bozuk olmasının da benim açımdan önemi yok. HP52512 bu işlevleri gayet güzel ve de doğrulukla (accuracy) yerine getiriyor. Aslında önemli olan da bu. HP54616'dan sayısal cihaz kullanmaya alışmıştım, menüler ve arayüz yabancı gelmedi. Alışmakta zorlandığım tek özelliği her kanal için ayrı ayar düğmeleri yerine hepsi için diğer menü butonlarıyla beraber kullanılan tek bir enkoder olması. Örneğin birinci kanalın zaman ölçeğini değiştirmek için önce TIMEBASE sonra TIME/DIV'e karşılık gelen tuşa basmak ve sonra enkoder ile değeri değiştirmek gerekiyor. Bu tasarın bence işi biraz uzatıyor. Zaten bu nedenle sonraki kuşaklarda HP bu arayüzden vazgeçip klasik kontrollere geri dönmüş.

Sonuç olarak HP 54512 minik tezgahımın en güzel (ve geniş) köşesinde yerini aldı. Hatta raf çökmesin diye destek bağlantı noktalarını da ona göre ayarlayıp güçlendirdim. Bir yıldan uzun bir süredir de herhangi bir sıkıntı yaratmadan çalışıyor. Üretim yılı 1992 olan bir cihazın daha ne kadar iş göreceği elbette tartışılır ama benim yaklaşımım da zaten şu şekilde özetlenebilir: Gittiği yere kadar...





YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.







25 November 2023

BİR PROB HİKAYESİ DAHA

A PROBE STORY, AGAIN




uSDX'in yeni filtre plaketini tamamladıktan sonra bir süredir el atmayı düşündüğüm birşeyi yapıp elimdeki MFJ anten tuner'ın SWR/Wattmetresini tekrardan ayarlamak istedim. Elimde karşılaştırmalı ayar için güvenebileceğim başka bir Wattmetre olmadığı için en sağlıklı olanın, en çok güvendiğim cihaz olan osiloskop ile suni yük üzerinde gerilimi ölçmek ve bunu güç olarak ifade etmek olacağını düşündüm. 

Ayarlamak istediğim çift ibreli Wattmetre'nin skalaları düşük güçte ileri 30 W ileri, 6 W geri; yüksek güçte 300 W ileri, 60 W geri giden ve dönen en fazla akımı gösterecek şekilde düzenlenmişti. Ben de bu nedenle önce elimdeki HF telsizi CW modunda düşük güçte 5 W, orta güçte 30 W, yüksek güçte 100 W verecek şekilde ayarladım. Niyetim tuner'i telsizle sunu yükün arasına önce olağan şekilde bağlayıp ileri (giden) skalasında, sonra da da ters bağlayarak geri (dönen) skalasında ayarını yapmaktı.

Tavsiye edildiği şekilde 20 metre bandında ayar yapmaya koyuldum ancak bir süre sonra bir tuhaflık olduğunu fark ettim. Örnegin ileri ayarında, telsizi yüksek güç konumuna aldığımda Wattmetre 70W civarı bir güç görüyordum, cihazın içindeki ayar direnciyle oynayarak gücü Wattmetre'de 100W görecek kadar arttırınca güç kaynağı kendisini korumaya alıyordu. Halbuki bu güç kaynağını 100W güç  ile daha önce kullanmış ve 20-22 Amper gücü verebilediğini görmüştüm. 

Tekrar osiloskoptaki gerilim değerlerini izlemeye başladım, zaten asıl şaşkınlığım da o zaman başladı: Osiloskop bana frekans yükseldikçe, güçte alışılmadık kadar büyük bir düşüş olduğunu söylüyordu. 14 MHz'de 100W okuduğum güç, 28 MHz'te neredeyse yarılanıyordu! Bütün bunlar olurken, Wattmetre'nin ibresi bant ne olursa olsun hemen hemen 100 W'a yakın bir çıkış gücü gösteriyordu.

Söylediğim gibi osiloskopa çok güvendiğim için bir süre hatayı o tarafta aramaktan kaçındım. Cihazı, wattmetre'yi tekrar tekrar gözden geçirdim. Derken aklıma bu işi yaparken kullanmakta olduğum probu geçen yıl tamir etmiş olduğum geldi. Neyse ki aynı probtan bir tane de yedekte vardı. Önce osiloskopun (öz)kalibrasyonunu tekrardan yaptım. Sonra da elimdeki DDS sinyal jeneratörü ile -üşenmeden aynı kanalda- iki probu takıp çıkararak farklı frekanslarda işaretin genliğini ölçtüm. Acı gerçek şuydu: Geçen yıl içindeki ayar kondansatörünü değiştirdiğim prob, aşağı yukarı 1 MHz'ten sonra yanlış gösteriyordu! Sorunun bu olduğundan emin olmak için deneyi 3 kanalda tekrarladım. Her defasında tamir görmüş olan prob, yüksek frekanslı işaretleri aynı oranda düşük gösteriyordu. Bir örnek olması açısından aşağıdaki tabloya bakabilirsiniz:




Tablodaki verilerle oluşturulmuş grafikte de görebileceğiniz gibi, tamir etttiğimi sandığım prob yüksek frekanslarda genliği yaklaşık %50 daha düşük gösteriyordu. Kaldı ki bunlar 500 MHz'lik problardı. Daha yüksek frekansta bu kadar farka neden olan prob çok yüksek frekanslarda ya da ultra yüksek frekanslarda ne kadar hata verecekti, veya bir işaret dahi görebilcek miydim o da ayrı bir konu.

"Tamir ettim diye düşünürken meğer bant genişliği 1 MHz olan alçak frekans probu üretmişim" diye kendime güldüm. Şansa bakın ki, geçen yıldan bu yana yaptığım işlerin hepsi ses frekanslarındaydı (CW filtresi, vb.). Bu sayede hem o projelerde sorun yaşamamış, ama probtaki sıkıntıyı da fark etmemiştim. Beni şaşırtan birşey de ayarlı sığayı özenle seçmiş olduğumu bilmemdi. Sığanın özellikleri probun çalışma aralığına ve amacına uygundu.

Sorunu nasıl halledeceğimi düşünürken aklıma birşey geldi: Bu problarda, yüksek frekanslarda kompanzasyon yapmaya yarayan bir de direnç vardı. Ben ayarlı sığayı değiştirdikten sonra alçak frekansta (1 kHz) ayar yapmış, ama yüksek frekansla ilgili bir ayar yapmayı akıl etmemiştim. Probun kitapçığını bulup açtım, doğru hatırlıyordum:








Bundan sonrası çok zor olmadı. Tamir görmüş probu ve yedeği iki ayrı kanala bağladım. İşaret üreteciyle aynı nokta frekanslarda ölçüm yaptım, ikisindeki gerilim değerini karşılaştırarak bozuk probun HF ayar direnci ile oynadım ve osiloskopta gördüğüm değerleri eşitledim. Osiloskopu 32 ölçümün ortalamasını alacak şekilde ayarladığım için işlem biraz uzun sürdü ama, tamir ettiğim prob (umuyorum) eski hassasiyetine geri döndü. 

Prob konnektörünün kılıfı çıkarılınca: Bir tarafta ayarlı sığa


Diğer tarafta yüksek frekans optimizasyon dirençleri


Ne yazık ki elimde gereken özelliklerde bir işaret üreteci olmadığı için kitapçıkta tavsiye edildiği gibi 3 farklı genlik aralığı için ayar yapamadım. Prob bu haliyle de kullanılır ancak bir gün yapabilirsem o şekilde de ayar yapacağım. Umarım şimdilik bu maceranın sonuna gelmişimdir.


YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.









24 December 2022

LECROY PP005 PROBUN TAMİRİ

REPAIRING THE LECROY PP005 PROBE 


LeCroy PP005

2014'te kullanılmış fakat bant genişliği 500 MHz olan güzel bir dijital osiloskop almıştım. Tabii o cihazla kullanmak için 500 MHz'lik doğru dürüst problar almak da gerekti. Şansıma, o aralar ABD'ye seyahata giden bir arkadaş oldu. Bunu fırsat bilip Ebay'da araya araya "hiç kullanılmamış eski stok" (new old stock, NOS) diye ilan verilmiş olan bu LeCroy probu buldum, iki tane ısmarladım. Elime geçince de çok sevindim çünkü gerçekten satıcının tarif etmiş olduğu gibi, hiç kullanılmadan paketlerinde beklemiş oldukları anlaşılıyordu. Ne silikon kısımlarında bir sertleşme, çatlama, ne de metal parçalarında korozyon vb. vardı. Her probla beraber farklı uç koruyucuları, kıskaçlı uç, yedek yüksek ve alçak frekans uçları, plastik ayar tornavidası, yüksek frekans için toprak bağlantısı ve prob ucu için BNC adaptör de gelmişti.

Genel kültür olsun diye yazayım: Şimdiki adıyla Teledyne-Lecroy (teledayn-likroy) 1964 yılında kurulmuş bir Amerikan test ve laboratuvar aletleri firması. Osiloskoplara meraklı olanlar, LeCroy'un sarı-turuncu renk fosforlu ekranlarını iyi hatırlayacaklardır. Bu aldığım prob da aslında 9300 serisinin tamamlayıcısı. Şu sayfada 9300 serisinden güzel bir örneğin ayrıntılı incelemesini görebilirsiniz Zaman zaman hem ticari ilanlara, hem de ilgili forumlara vb. bakıp fikir edinmeye çalışıyorum. Gerçekten gelişmiş cihazlar ve dahili yazıcısı olan modelleri bile var (ekran görüntüsünü basmak için öyle HP'deki  gibi GPIB'le falan yazıcıya bağlamaya gerek kalmıyor). 

 

LeCroy 9304A, 200 MHz bant genişliği, 100 Ms/s örnekleme. 
Fotoğraf: Ralf Richard Ohmberger'in web sayfası


İşin doğrusu çok yüksek frekanslarda çalışacak olsaydım, bu firmanın LC, LT serilerinden kullanımış bir osiloskop alırdım. 300-500 Amerikan dolarına 1GHz bant genişliği olan bir tane bulmak mümkün. Dahası, sanıyorum LT ve daha yeni serilerde VGA çıkış da var, monitörü (evet bunlardaki salt katod tüpü değil, VGA monitör) bozuk, yanık vb. olsa bile bir mesela bir LCD bilgisayar monitörü bağlayıp rahat rahat kullanabiliyorsunuz. Neyse, konu dağılıyor :) benim söyleyeceğim şey şuydu: Elbette bu firmanın aktif, pasif gerilim probları, akım probları gibi, ürettiği ölçüm aletleriyle kullanılmak üzere tasarlanmış yan gereçlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesi var. Benim aldığım problar de bu ürünlerden biriydi işte.


Kırmızı trimmer kondansatörü öldürmüşüm...


Tekrar bozulan proba döneyim. Bu yıl elden düşme bir dijital osiloskop alınca, onu LeCroy problarla kalibre etmek istedim. Bir tanesi sorun çıkarmadı. Fakat yazının konusu olan probun kapasitif kompanzasyon ayarını yapaken bir de gördüm ki, probun dibine, hatta osiloskoba sertçe elim çarparsa ayar bozuluyor, ekrandaki kare dalga sinyalin şekli değişiveriyor... Plastik tornavidayı ayar deliğie soktum, biraz "itip kakınca" yine aynı şey oldu. Probun konnektör tarafını açtım, ayarını yaptığım minyatür değişken kondansatöre baktım. Büyük olasılıkla bu ya da bundan önceki ayar sırasında tornavidayı fazla bastırdığımdan rotor plakası işlevini yitirmişti. Olduğu yerde durmuyor, sert bir titreşimde hareket ediyordu. 

Biraz canım sıkılmış olsa da, sorunun kaynağını anlamış olmanın rahatlığıyla hemen Internet'e girdim. Araya araya aynı tip sığalardan buldum. 5-20 pF gibi bir değer aralığı işimi görecekti. "Tamam ısmarlar değiştiririm" derken birden hatırladım ki bu sığanın çalışabileceği en yüksek gerilimin, probunkinden daha düşük olmaması lazım... Oysa bulduklarım 25V, 50V, çok çok 100V'luktu. Tek tek bildiğim bütün satıcıların stoklarını yokladım. En son, Digikey'de makul fiyatlı, 500V'luk fakat şekil olarak biraz daha farklı SMD tip sığalar buldum. Boyutları probun üzerindekinden biraz daha küçük ama bağlantı noktaları plaketteki lehim yerlerine denk gelecek kadar da büyüktü. 

Üstte bozduğum sığa (Murata)
altta onu değiştirdiğim sığa (EW Electronics)


Plaket temizlendikten sonra


Yeni kondansatör yerine lehimlenmiş


Kompanzasyondan sonra


Ismarladıktan birkaç gün sonra konsansatörler geldi, nihayet bir cuma akşamı önce eskisini plaketten söküp yerini temizledim, arkasından da bunu lehimleyip konnektörü kapattım. Probu tekrar osiloskopa bağlayıp kompanzasyona baktım. Ayar, bıraktığım gibi kalıyordu. Kalibrasyon işlemlerini tamamladım ve probu kılıfına geri koydum.  Değerli bir malzemeyi -özellikle dikkatsizlik veya özensizlik yüzünden- yitirmekten hoşlanmıyorum. O nedenle sorunu bu şekilde çözebildiğime memnun oldum.

EKLEME (25 Kasım 2023): Lütfen bu probun ayarlarının nasıl tamamlandığını da bu yazıda okumayı ihmal etmeyin. Herşey burada anlattığım kadar basit değilmiş meğer! 73 :)



YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.