Translate

12 November 2023

uSDX ÇOK BANTLI HF CW / SSB SDR ALICI-VERİCİ

uSDX MULTIBAND HF CW / SSB SDR TRANSCEIVER


WA2CBA 3 bant µSDX, 3d yazıcıda parcaları basılmış maniple ile


Bu yazının konusu olan uSDX, daha doğrusu µSDX yani "Yazılım Temelli Mikro Radyo" (micro software defined radio) bana sevgili ağabeyim Barbaros Aşuroğlu'nun (TA2CBA, WB2CBA) hediyesi. Dünyayı sarsan Covid-19 salgının en sıkıntılı günlerinde bu cihazı -hem de postadaki sıkıntılara rağmen- bana ulaştırmıştı ancak gerek iş yoğunluğu gerekse de istasyondaki eksikler nedeniyle bu mucizevi telsize bir türlü hakettiği zamanı ayıramamıştım. "Laboratuvar şartlarında" yaptığım birkaç denemenin haricinde, uSDX'im 2 yıldır çoğunlukla kutusunda durdu, bir-iki kere de işaret üreteci olarak görev yaptı. Nihayet bu yaz cihazı aktif olarak kullanmak ve izlenimlerimi bir kenara yazmak fırsatını bulabildim. Bunları kısaca sizlerle de paylaşacağım.

Herşeyden önce biraz uSDX'in gelişiminden söz edelim. µSDX muhteşem kitlerinden tanıdığımız -hem de Muğla'lı bir hemşehrimiz sayabileceğimiz- G0UPL Hans Summers'ın QRP Labs QCX cihazından yola çıkan PE1NNZ Guido'nun geliştirdiği yazılım tabanlı (SDR) bir alıcı-verici. QRP telsizlere, özellikle kitlere ilgi duyanların bileceği gibi yalnızca CW modunda çalışan çok güzel bir CW QRP alıcı-vericiydi. Guido'nun 2019'da elindeki QCX'i SSB için uyarlaması ile başlayan bir "modifikasyon" projesi, başka amatörlerin katılımıyla da gelişerek açık kaynaklı bir proje olan uSDX'e evrildi. Internet'te uSDX ile ilgili arama yaptığınızda göreceksiniz ki Barbaros Bey'in ana devre kartını ve çıkış/filtre katı kartını tasarladığı bu versiyondan başka bir de DL2MAN Manuel'in versiyonu var. Her iki versiyon da çoktan Çinli dostlarımız tarafından (izinsiz) üretilip satılır hale gelmiş fakat özgün kitleri çeşitli kaynaklardan edinmek mümkün. Bu arada, şu amatör gibi bir Arduino Nano ve Si5351 modülü kullanarak delikli pertinaks üzerinde bile yapabilirsiniz. uSDX sonuçta "açık" bir tasarım.

Bana gelince, elimdeki uSDX Barbaros Bey'in özgün plaket tasarımı ve eklemeleriyle hazırladığı 3 bantlı versiyondu. Boyutları, zarif alüminyum kasasıyla 10cm x 8 cm x 3,7cm; ağırlığı ise 250 gram kadar. Ön tarafında kullanımla iligli ayarlara ve menüye erişmeyi sağlayan iki düğme ve yine düğmeli bir kodlayıcı var. Arka taraftaysa 4 tane 3.5 mm'lik dişi konnektör var. Anten konnektörü (BNC) ve DC güç girişi solda kalacak şekilde sayarsak bunlar soldan sağa:
  • PTT çıkış: Evet Barbaros Bey bunu da düşünmüş, bu cihazla başka bir kuvvetlendirici kullanacaksanız  veya dijital haberleşme yapacaksanız çok yararlı (bu çıkış yarı iletken bir röleye [ssr] bağlı)
  • Kulaklık çıkış: Kulaklık veya küçük bir hoparlör için 
  • Kulaklık/mikrofon giriş-çıkış: Kendi üzerinde hoparlör bulunan 4 pinli mikrofonlar için
  • Mikrofon/PTT giriş: Anlaşılacağı gibi, mikrofon veya maniple için

Giriş ve çıkışlar. Fotoğraf otomatik filtre geçişli çıkış katı eklendikten sonra çekildiği için,
üç bantlı eski çıkış katındaki iki kayar anahtarın yeri boş. 



Cihazda 10 metre'den 160 metre'ye tüm amatör HF bantlar bulunmakla birlikte, yalnızca 20m, 30m ve 40m bantları için filtreler olduğu için kalan bantlarda biraz kayıplı olarak dinleme yapmak dışında çalışmak pek mümkün değildi. Ancak bu 3 bant benim açımdan gayet uygundu. Ağustos ayını geçireceğimiz eve gelince, hanıma çaktırmadan bir sabah çatıya çıktım, "balığa çıkacağım" diye getirdiğim 5m'lik olta kamışını mutfak bacasına sabitledim. Buna 1mm çaplı, 40m telden yaptığım delta loop'u astım, üçgenin bir ucunu bir havalandırma bacasına, diğerini de bir pelit dalına bağlayıp gerdim. 

Bu şekilde uSDX'i her akşam 1 saat kadar kullandım. Güç kaynağı olarak elimde 10 kalem pil alabilen bir pil yatağı vardı. Ucuzluk marketlerinden aldığım alkalin pillerle toplamda 4-5 akşam çalışabildiğimi gördüm. Ekranın ışığı, gönderme yaptığımda sönmeye başlıyorsa zayıflamış olduğunu varsayarak pil takımını değiştirdim (elimde bir ölçü aleti yoktu). CW modunda oldukça yavaş çalışabildiğim ve her QSO'mun da 10-15 dk sürdüğü düşünülürse bunun enerji kullanımı bakımından iyi bir performans olduğu anlaşılabilir. Kaldı ki bendeki cihazda ekran aydınlatmasını kapatmak mümkün değil. Toplam 7-8 gecede 9 farklı ülke ile, 20m ve 40m bantlarında 16 QSO yapabildim. CW çalışmak için cihazın kendi anahtarlama özelliği var, gayet de iyi çalışıyor. Türkiye'ye gelip giderken ağırlık taşımamak için 3 boyutlu yazıcıda bastırıp parçalarını birleştirmiş olduğum basit çırpma manipleyle bile sorun yaşamadım. Ayrıca ister Arduino IDE aracılığıyla, ister doğrudan belleğine CW mesajlar kaydedip sonra tek bir butona basarak gönderebilirsiniz. 

Cihazın tek yant bant modülasyonu (SSB) ilgili birşey söyleyemeyeceğim. Yanımda mikrofon olmasına rağmen kullanmadım. Geçmişte düşük güçle epeyce ses haberleşmesi yaptım, artık saatlerce bağırmak hoşum gitmiyor :) Yalnız zaman zaman başkalarının haberleşmelerini dinledim ve ses kalitesinin biraz düşük olması haricinde bir sorun yaşamadım. 


Gümüşlük sırtlarından Ege'de gün batımı, tabii 5m'lik olta kamışı
ve dipol anten de manzaraya dahil!


En düşük SWR'yi ararken manzaraya dalmak...


Kahvaltı sonrası denize nazır QSO!


uSDX'i ilk defa denediğimde birazcık sağır olduğunu düşünmüş, hatta bir üniversitede RF laboratuvarındaki bir amatör arkadaşımın yardımıyla hassasiyetinin -115 dBm olduğunu saptayıp bunu olumsuz bir durum olarak nitelendirmiştik. Bu yaz, internet forumlarında okuduklarımın da etkisiyle cihazdaki otomatik kazanç denetimini (AGC) kapatınca bu durumun etkisi biraz azalıyor. Aynı şekilde gürültü azaltma özelliği (NR) de menüden kapatılınca önceden zayıf gelen istasyonları da duyar hale geliyorsunuz. Tabii AGC kapanınca zaman zaman sesi elle açmak kapatmak zahmeti doğuyor ancak ben bunda bir sakınca görmüyorum. Çok güçlü gelen bir istasyon olursa da bunu yine menüdeki zayıflatıcıları devreye alarak bastırmak mümkün ama benim QSO'larım genelde kısa sürdüğü için deneme yapmak dışında bu işlevle hiç oynamadım. Kulağımı rahatsız edecek ya da cihazın sağlıklı işlemesine engel olacak kadar güçlü bir istasyonla çok da sık karşılaşmadım zaten. Bir de şunu hatırlamak gerek: -115 dB, S-metrede S2'ye denk geliyor, bir çok seri üretim ticari alıcının ise hassasiyeti -120 dB, yani S1'e yakın. Tabii ki hassas bir alıcı çok önemli ama, elimdeki 2-3 W çıkan cihazla S1 gücünde gelen istasyonu duyup da ne yapacağım ki? Cevap versem zaten % 99  o beni duymayacak... Dolayısıyla "-115 dB neyime yetmez?" diyerek yola devam ettim.

Bence yaşadığım tek gerçek sıkıntı, ikide birde başlayan yüksek frekanslı bir sesti. Ne kadar uğraştıysam da bu ıslık sesinin çıkmasına bir türlü engel olamadım. Cihazı açıp bir süre sorunsuz olarak bandı dinleyebiliyordum ama ne zaman (herhangi) bir düğmeye bassam ıslık başlıyordu. Almayı bir yana bıraktım, gönderme yaparken bile durmuyordu. Cihazın yazılımının farklı versiyonlarını denedim, bu versiyonları Arduino IDE'sinin farklı versiyonları ile yükledim, menü seçimlerini değiştirdim, sesin ATMEL mikrodenetleyicinin yetersizliğinden kaynaklandığını düşündüğüm için gereksiz saydığım tüm işlevleri devredışı bıraktım, ama kar etmedi... 

Son çare olarak Barbaros Bey'e fikrini sordum, önce o da durumun çipin kapasitesiyle ilgili olabileceğini düşündüyse de sonra çok önemli bir şeyi hatırladı: Cihazın kulaklık çıkışına giden devre yolunda, ses seviyesinin aşırı yükselmemesi için 470 Ω 'luk bir direnç vardı! (hoparlör çıkışında yok). O direnci kaldırırsam, gelen işaretleri duymak için sesi 14-15 düzeyine kadar arttırmak zorunda kalmayacağımı, söz konusu ıslık sesinin ses potunun çok açılmasıyla çıkabileceğini belirtti. Tabii elimde ne havya ne de başka bir gereç vardı. Ben de bir parça çok damarlı hoparlör kablosu buldum, damarlardan birini ayırıp plakete dik monte edilmiş direncin iki bacağının etrafına bir cımbız yardımıyla dolayarak direnci kısa devre ettim. Kulaklığı takıp deneyince gördüm ki sesi 8-9 seviyesine açmam, herşeyi duymam için yeterli oluyor, bizim ıslık sesinden de eser kalmadı!

Kısa devre ettiğim 470 Ω direnç. Şimdi bunun yerinde 47 Ω'luk bir tane var.

Anlayabileceğiniz gibi tatilde uSDX'e epeyce ısındım. Yalnız aklıma takılan 2 nokta vardı, birincisi kulaklık çıkışındaki iptal ettiğim 470 Ω 'luk direncin yerine 47 Ω 'luk bir direnç takmak, ikincisi de elimdeki cihazı 4 bantlı, ve filtreler arası geçişi otomatik yapacak hale getirmekti. Birincisi üzerine birşey söylemeye gerek yok. İkincisine gelince gerekçem şuydu: Bendeki 3 bantlı uSDX'te (7, 10, 14 MHZ) bantlar arası geçiş yaptıktan sonra arkadaki 2 tane SMPS anahtarla doğru filtreyi seçmek de gerekiyordu. Bu biraz bıktırıcı bir durumdu -en azından benim için- çünkü anahtarların konumunu değiştirmeyi unutuyordum. Halbuki Barbaros Bey buna çoktan bir çare bulmuş ve ANTRAK'ın web sayfasında yayınlamıştı: İsterseniz 4, isterseniz 8 bant için alçak geçiren fitreleri, geçişleri yapacak röleleri ve diğer parçaları alacak birer çıkış katı plaketi... 

Türkiye'de tesadüfen Internet'te bulduğum çıkış katı plaketi


Yeni çıkış katı tamamlanmış ve ana plaketin üzerine yerleştirilmiş


Denemeler: Röleler çalışıyor!


Kanada'ya döndükten sonraki ilk işim, tasarımını Barbaros Bey'in yapmış olduğu 4 bantlı çıkış katını yapmak oldu. Internet'te gezinirlen güzel bir rastlantıyla bu plaketleri Türkiye'de bastırıp satan birini bulmuş ve geri dönmeden almıştım. Geriye malzemeleri toplamak ve tabii toroid'leri sarmak :) kalmıştı. Birkaç akşamda devreyi tamamladım, yapımla ilgili ayrıntı vermeyeceğim çünkü sağolsun Barbaros Bey bütün bilgileri özenle vermiş ilgilendiyseniz ANTRAK'ın sayfalarına mutlaka bakmanızı öneririm. Yalnız bu "quad band" versiyonu yapacaksanız, iki uyarı: İlk olarak, 4 bantlı çıkış katını taktıktan sonra, diğer bantlarda yalnızca gönderme değil, dinleme de yapamıyorsunuz çünkü yazılım, seçtiğiniz bantlar dışında röleleri harekete geçirmiyor.  İkinci olarak da, cihazın dinleme sırasında çektiği akım artıyor (bendeki örnekte 100 mA oldu). 

Benim yeni çıkış katına filtre eklemek için seçtiğim amatör bantlar 40m, 30m, 20m ve 17m oldu. 40m ve 20m zaten en popüler bantlar. Diğer iki bant dikkat ederseniz yarışma yapılamayan WARC bantları. Frekans aralıkları dar vb. ama en azından benim gibi yarışma sevmeyenlere bu seçenek var! Neyse devam edeyim: Çıkış katını tamamlarken önce filtreleri yaptım ve NanoVNA ile frekans tepkilerine bakarak kontrol ettim. Fotoğraflarda görebileceğiniz gibi bunlar 2. harmonik için optimize edilmiş alçak geçirgen filtreler. Filtrenin geçirgenliği 2. harmonik ve yakınında en aza düşüyor, sonra tekrar yükseliyor. Büyük olasılıkla kullandığım parçaların kalitesi(zliği)ne bağlı olarak her bantta en yüksek bastırmayı alamadığımı düşünüyorum ama dört bant için 2. harmonik 35-45 dB arası bastırılıyor, en yüksek çıkış gücünün 4-5 Watt olduğunu düşünürsek çok kötü değil.

Yeni filtreleri ve çıkış katını tamamladıktan sonra ilk işim her bantta çıkış gücünü ölçmek oldu. Beklediğimin çok altında rakamlar görünce epey bir hayal kırıklığına uğradım:

Farklı gerilim düzeylerinde bantlara göre çıkış gücü, ilk ölçüm

Fakat özellikle 30m'de çıkış seviyesinin 40m'ye göre daha yüksek olduğunu görünce bunun filtrelerle ilgili bir sorun olduğunu düşündüm. Biraz araştırdıktan sonra DL2MAN'ın tarif ettiği biçimde her filtredeki birinci toroid nüvedeki sarım aralıklarını değiştirerek en yüksek çıkış düzeyini elde ettim.

Filtreler tekrar ayarlandıktan sonra

Bu iş bittikten sonra işarete bir de FFT ile bakmak istedim. Görebildiğim tek sorun, 40m bandında 3. harmoniğin yeterince bastırılmıyor oluşu. Yeterince değil derken, -36 dB makul kabul edilebilir ama tam güçle çıkarken (4,5 W) 20m bandında bir yerde de 1 miliwatt civarı çıkış yapacağım demektir. Bu sorunla fırsat bulunca tekrar uğraşacağım. 

Belirtmiş olduğum gibi, uSDX'i SSB veya dijital modlarla kullanmadım ancak bir çok amatörün bu modlarda da uSDX ile haberleşme yapmakta olduğunu görüyorum. Zaman olursa bunlarla da denemeler yapacağım ama öncelik telgraf. Cihaz özelliklerle maliyeti ve boyutu karşılaştırıldığında gerçekten de mucize gibi. Özellikle yolculuk, doğa faaliyetleri (kamp, tırmanış, SOTA vb.) gibi durumlar için çok uygun olduğunu düşünüyorum. 


EKLEME: Bu yazıyı yazdıktan iki hafta kadar sonra ölçümleri yaptığım osiloskop probunda bir sorun olduğunu farkına vardım. Lütfen bununla ilgili yaptığım düzeltmeyi de okumayı ihtmal etmeyin.





YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.















22 October 2023

LONGUEIL AMATÖR TELSİZCİLİK ŞENLİĞİ

LONGUEIL HAMFEST





Kanada amatör telsizcilik açısından hareketli bir ülke sayılır. Benim bulunduğum Quebec eyaletinde irili ufaklı elliye yakın klüp var. Bunların bazıları yılda bir "hamfest" denilen ve odak noktasını bitpazarlarının oluşturduğu buluşmalar düzenliyor. Bu yazıda söz edeceğim buluşma da Montreal Güney Kıyı Amatör Radyo Klübü'nün "şenliği". Montreal sınırları içinde yanılmıyorsam her yıl bunun gibi 3 buluşma oluyor ama Longueil (okunuşu: longöy) şenliği içlerinde en büyüğü. 

Tüm buluşmalarda işleyiş aynı zaten. Mutlaka uygun bir park yeri olan bir mekan seçiliyor (mahallenin ortak faaliyet merkezi, bir kilisenin ek binası vb.) Sabah 7:00-8:00 arası satış yapacaklar için giriş ve tezgahları hazırlama zamanı. 8:00'den sonra da kapılar tüm gelenlere açılıyor. Genelde girişler 5-10 Kanada Doları. Bu ücrete bir çekiliş bileti de dahil. Katılımcı firmaların veya düzenleyen amatörlerin bağışladığı malzemeler şenliğin sonunda bir çekilişle dağıtılıyor. Seçilen mekana göre bir köşede kahve, sandviç gibi şeyler de satılabiliyor, bunların da gelirini yine klüp alıyor. Saat 11:00-12:00 arasında da etkinlik bitiyor.

Elden çıkarmak istediğiniz malzemeleri bir masa kiralayarak satabilirsiniz. Bunun için 10-20 Kanada Doları civarında ücret ödemeniz gerekiyor ama en azından ayrıca giriş ücreti ödemiyorsunuz. Geçen yıl 3 arkadaş bir masa kiralayarak hem kullanmadığımız malzemeleri sattık, hem de sürekli ayakta dolaşmaktan kurtulduk. 

Longueil, Montreal'in doğu kıyısının karşı tarafına düşen bir "ilçe" (diyelim). Tuhaf bir biçimde Montreal'liler doğuya "güney", batıya da "kuzey" demeye alışmışlar ve bu nedenle de Longueil'den "güney kıyısı" olarak söz ediyorlar. Bu yılki şenliğin mekanı da işte bu Longueil'de bir bingo salonuydu. Yanlış okumadınız, bingo, Türkçesiyle "tombala". Dünyanın başka yerlerini bilmiyorum ama Kuzey Amerika'da tombala ciddi bir iş (!) öyle bizim yılbaşlarındaki tombalanın aksine bir çeşit kumar. Neyse konumuza dönelim, bizim amatör telsiz şenliğinin mekanı da oldukça büyük (bir buçuk basketbol sahası kadar) bir bingo salonuydu; hatta ödül dağıtımında da kazananları salonun çekiliş makineleri ile belirlediler :)

Ben saat 9'da mekana vardım, yaklaşık 2 saatte bütün masaları (yalnızca satıcılar değil, klüpler, kurum ve kuruluşlar da oluyor) 2 defa turladım. Genelde birkaç tanıdığa da rastlayıp sohbet ediyorsunuz tabii. Ancak ne yazık ki manzara, Almanya, Fransa ya da ABD'de gördüğümden farklı değil: En genci 40'lı yaşlarda, beyaz saçlı ya da saçsız erkeklerden oluşan bir kalabalık... Ne yazık ki radyo haberleşmesi artık pek ilgi çekmiyor, dolayısıyla da gerek klüplerde, gerekse de faaliyetlerde yeni kuşakların temsilcileri çok azınlıkta. 

Her zamanki gibi masaların çoğunda fazla malzemelerinden kurtulmak isteyen amatörler vardı. Yeni malzeme satan profesyonel ve/veya kurumsal satıcılar da bulunuyordu. Benim gözüm hep bana bir proje olacak (onarım, restorasyon) eski cihazlarla, kolay kolay bulamayacağım parçalarda oluyor. Nitekim daha girişimin üzerinden 10 dakika geçmeden en sevdiğim eski el telsizlerinden biri olan Yaesu FT-470 karşıma çıktı. Fiyat? 40 dolar, ama pazarlıkla 30 oldu ve çantamı boyladı. Bu yıl zevkli bir projeye dönüşecek.  Bunun gibi bir-iki alışverişim daha oldu, hatta çok sevdiğim Forest Mimms'in ve Doug DeMaw'un birer kitabını da tanesi 1 dolar gibi gülünç bir fiyata aldım. 


Evet, fiyata mikrofon da dahildi. 

İnsan kendini durdurmasa, eve bir kamyon hurda ile dönmesi işten bile değil. Ben bu hakkımı Dayton'a saklıyorum :) bakalım ne zaman kısmet olacak. Sizi fotoğraflarla baş başa bırakayım.



























YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.







20 May 2023

MFJ CWF-2 CW İÇİN ALÇAK FREKANS FİLTRESİ

 MFJ CWF-2 AUDIO FREQUENCY FILTER FOR CW



Yaşadığım bölgedeki bit pazarlarına sürekli gelen bir amatör var, yaşı ileri, suratsız birisiymiş gibi görünüyor ama aslında kibar bir insan. Onun tezgahına her zaman dikkatle bakıyorum çünkü hep bulunması zor, eski parçalar getiriyor ve derdi para kazanmaktan çok, yıllarca biriktirmiş olduğu bu nesneleri elden çıkarmak. Dolayısıyla istediği fiyatlar da son derece makul. Önceki yıl ondan QST dergisinin 1985-1989 arasındaki bütün sayılarını 5 dolar gibi sembolik bir bedel karşılığı almıştım. Bu yıl da WIARC'ın düzenlediği bit pazarında onu görünce hemen yanına uğradım, hem biraz sohbet ettim, hem de gözüme çarpan birkaç parça malzemeyi aldım. Bu filtre de o malzemelerden biri. 

Anladığım kadarıyla MFJ firması bu devreyi ekonomik bir aktif filtre olarak 1970'lerin ortalarında 1980'lerin sonuna kadar pazarlamış, hatta bunu kit olarak satın almak da mümkünmüş. Bendeki örneğin de bir amatör tarafından monte edildiğini düşünüyorum (zaten elime ilk aldığımda içinden oynayan bir parçanın tıkır tıkır sesi geliyordu). Devre, işlemsel güçlendirici (OpAmp) ile 750 Hz merkez frekans olacak şekilde tasarlanmış bant geçiren 4 filtre katının arka arkaya eklenmesinden ibaret. 

Kullanmak için alıcıdan gelen ses çıkışını filtrenin girişine, filtrenin çıkışını da bir kulaklık ya da çok küçük bir hoparlöre bağlamak gerekiyor (büyük hoparlörleri sürebilecek gücü yok). Benim elimdeki montajı yapan amatör, hem giriş hem çıkış için kutunun arka tarafına 3.5 mm'lik ses bağlantı soketleri eklemiş, böylece ses girişi için vidalı terminalleri kullanmaktan da kurtulmuş. Ses yükseliği ayarı yok, kaynaktan yapmanız gerekiyor. Kayar bir anahtar yardımıyla 80 Hz, 110 Hz veya 180 Hz bant genişlikleri arasında seçim yapabiliyorsunuz, anahtarın en sonu konumu da devreyi es geçip doğrudan alıcıdan gelen sesi dinleyebilmenize olanak veriyor. 9V gerilimle çalışıyor (aslında µA747CN tümleşik devrelerini kullandığı için 18 V'a kadar çıkılabilir) ve görebildiğim kadarıyla bir pil ile 6 saat kadar kullanabiliyorsunuz. Hepsi el kadar bir metal kutunun içine yerleştirilmiş. 

Yukarıda yazdığım gibi, elime ilk aldığımda kutunun içinde tıkırdayan birşeyler olduğunu fark etmiştim. "Olsa olsa geçen yıl yaptığım aktif filtre kadar karmaşıktır, bozuk bile olsa tamir ederim" diye düşünmüştüm. Eve gelip de kutunun üst kapağını çıkarınca gördüm ki, oynayan şey, pili yerinde tutan kıskaç biçimli pil yuvası imiş. Yerine çift taraflı bant ile yapıştırılmış, o da kuruyunca kareket eder hale gelmiş. Devre kartı zaten bir yere sabitlenmiş değildi, kablolar sayesinde havada duruyordu. Ancak başka bir sorun görmediğim için uygun bir zamanda deneme yapmaya karar verdim, kutuyu bir kenara koydum.

Uygun zaman iki ay sonra (!) geldi. İşaret üretecinden gelen işareti filtrenin girişine uygulayarak 500 Hz'ten 1000 Hz'e kadar 10 Hz'te bir osiloskopta 80, 110, 180 Hz konumlarında çıkıştaki genliğe baktım (8 Ohm suni yük bağlı olarak). Elde ettiğim değerlerle ilkel Bode diyagramları çıkararak filtrenin düzgün çalışmadığını (şaşırdık mı, hayır) saptadım. 80 Hz konumunda makulmuş gibi görünse de, 110 Hz ve 180 Hz'te çalışıyor sayılmasına olanak yoktu. 


Onarımdan önce filtrenin frekans tepkisi


Durum böyle olunca, önce filtrenin devre şemasını buldum ve inceledim. Sevindirici olan şey, şemanın kullanım kılavuzunun bir parçası olmasıydı, böylece devre ve kullanımı hakkında başka bilgiler de edindim. Aşağıda görebileceğiniz gibi her kat, aynı parçalardan oluşuyor: Bir µA747CN işlemsel güçlendiricinin yarısı, bunun DC güç bağlantısı üzerinde bir direnç (24 kΩ) ve geçen işaretin frekansını belirleyen parçalar (1nF'lık iki sığa, 1.8 MΩ ve 680 kΩ'luk iki direnç).


Filtrenin Devre Şeması


Sonraki adımım, şemanın yardımıyla devreyi girişten çıkışa takip etmek ve her parçada işaretin genliğine bakmak oldu. Bu şekilde ilerlerken fark ettim ki, ilk kattaki 1 nF'lık polistiren sığalardan biri sökülmüş, yerine 680 pF'lık bir tane takılmış (kim bilir neden, amatörlerin işine akıl sır ermiyor).  
onu çıkarıp seramik bir "mercimek"le tekrar denedim... Çalışıyordu. Fakat "aman ne iyi derken, kolay oldu derken" ikinci kattaki sığalardan birinin bacağını da ben koparmayayım mı? Neyse ona da hemen bir seramik sığa yerleştirdim. Aslında bir ısınma vb. durumu olmadığı için kanımca ucuz seramik kondansatörler kullanmakta büyük bir sakınca yok (oda ısısı görece sabit) ancak yine de bunların yerine ısıl kararlıklıkları daha iyi parçalar kullanmak istedim ve zaman zaman alışveriş yaptığım bir amatör telsizciden çok katmanlı 1 nF'lık seramik kondansatörler ısmarladım. Bir hafta sonra mercimeklerin yerine bunları taktım, hatta elim değmişken nasıl olsa kurumuştur diyerek devredeki üç elektrolitik kondansatörü de yenileriyle değiştirdim. 


Plaket. Ön planda polistirenlerin yerine taktığım iki seramik
 kondansatörü görebilirsiniz. Elektrolitikler de yenilendi.


Bu değişikliklerden sonra (bu defa girişe verdiğim işaretin genliğini biraz daha düşürerek) tekrar ölçüm yaptım. Sonuç 80 Hz ve 110 Hz için beklediğim gibi oldu ancak iş 180 Hz'e gelince, bizim filtre bant geçirenden çok yüksek geçirene benzer bir eğri verdi. Bunun nedenini kestiremedim, sizin bir fikriniz varsa bana yazarak iletebilirsiniz. Zaten asıl istediğim şey, birbirine çok yakın istasyonların arasından istediğimi seçmek olduğu için, 180 Hz en az kullandığım genişlik olacak o nedenle çok da umursamadım. Bu arada bant genişliği hakkında da şunu söylemek lazım: -3 dB noktaları dikkate alınarak bakıldığında, 80 Hz konumunda gerçek bant genişliği 120 Hz, 110 Hz konumunda ise 170 Hz'e yakın. Belki benim ölçme yöntemim de doğru değildir ancak sonuçta bu fark benim açımdan sorun yaratmıyor. 


Ölçümler sırasında



Onarımdan sonra filtrenin frekans tepkisi

Bu filtreyi telsizin kulaklık çıkışına bağladım, bandın CW bölümünde dolaşırken genellikle devre dışı bırakıyor ve cihazın üzerindeki SSB filtresiyle dinleme yapıyorum. Beni ilgilendiren bir istasyon duyduğumda, filtreyi devreye sokarak o istasyonu adeta etrafından yalıtıyorum. Çok iyi çalışıyor, özellikle de en ekononik alternatifin 100 küsür dolarlık bir kristal filtre ya da DSP modülü olduğu düşünülünce. Aslında telsizin içinde, ses katının girişine bağlamanız öneriliyor ama ben hem TS-50'ye böyle bir ameliyat yapmak istemedim, hem de bu filtre bağımsız bir devre olarak bir kenarda dursun, hangi cihaz olursa olsun kullanabileyim diye düşündüm.


YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.


25 December 2022

ŞEBEKE İÇİN BİR RF ŞOK BOBİNİ


 AN RF CHOKE COIL FOR MAINS 




Mütevazi istasyonumdaki RF girişim sorununu çözmek için antenle, telsiz arasına RF iletim hattı üzerine yerleştirilecek bir şok bobinini nasıl yaptığımı anlatmıştım. Bulunduğumuz apartman dairesinden, başka bir daire taşınıp da yeniden istasyon kurunca aynı sorun karşıma tekrar çıktı. Tek fark, girişimden etkilenenin güç kaynağı olmasıydı. Çıkış gücümü 50W'tan fazla arttırırsam -özellikle 70W ve üzerinde- zaman zaman manipleye bastığımda güç kaynağı korumaya geçiyordu. 

Bu duruma yol açanın kurduğum düzen olduğunu düşündüm. Telsiz masasından balkona giden RF iletim hattı ve stepper motor kontrol kablosu, başka çare olmadığı için iyine masaya kadar gelen elektrik kablosuyla 5 metre boyunca paralel uzanıyordu. Bu kablo da istasyondaki tüm aletlerin bağlı olduğu bir çoklu prizle sonlanıyordu. Başka bir deyişle, RF iletim hattı (ve olasılıkla kontrol kablosu) bu uzun elektrik kablosuyla kusursuzca kuple oluyor ve istenmeyen tüm akımlar hiç zahmetsizce (!) çoklu prize ulaşıyordu. 

Daha önce RF iletim hattı için yaptığım şok bobininden AC güç hattı için bir tane daha yapabileceğimi düşündüm. Internette araştırma yapınca bunun oldukça yaygın bir uygulama olduğunu fark ettim. Nitekim yeri gelmişken mutlaka GM3SEK Ian White'ın web sayfasına bakmanızı öneririm, çok yararlı bilgiler var. 

GM3SEK'in tavsiyesi özetle RF iletim hattının antene bağlandığı yere, RF iletim hattının istasyona (tuner veya telsize) girdiği yere ve şebeke güç kablosunun istasyona vardığı yere olmak üzere 3 adet şok bobini kullanmak. Sayfanın tamamını okumasanız bile, şu kısa sunumu (zaten çoğunlukla görsellerden oluşuyor) mutlaka görün derim.

Böylece gerek GM3SEK, gerekse başka amatörlerin yaptığı uygulamaları örnek alarak ben de istasyon masasına gelen kablo ile,  çoklu prizin arasına takabileceğim bir şok bobini yapmaya karar verdim. İşi kolaylaştırmak ve maliyeti de biraz düşürmek için elimdeki halka nüveye, 110V-13A 1,5m uzunluğunda topraklı bir uzatma kablosunu sardım. Kablonun bir ucundaki "dişi" konnektörü kestim. İletkenlerden birini soydum. O iletkene ve "erkek" konnektörde ona denk gelen uca birer SMA konnektör lehimledim. Kabloyu halka nüveden (Fair-Rite 2631803802) geçirdikçe NanoVNA ile zayıflatmanın ne kadar değiştiğine baktım. 


Bobin test edilirken

0-30 MHz aralığında zayıflatma


Kutulama sırasında


NEMA 5-15R tipi (K.Amerika) priz 


Kapağı kapatmadan önce

Kablo, kılıflı olduğu için nüvenin içinden 11 turdan fazla geçirmeme izin vermedi. Buna rağmen 0-30 MHz aralığında en düşük bastırma 30 dB! Benim çalıştığım frekanslarda (7, 10, 14 MHz) daha da fazla... 

Ölçümlerden sonra, kablonun kestiğim ucundan çıkan iletkenleri (faz, nötr ve toprak) gerektiği şekilde NEMA 5-15R tipi bir prize bağladım ve kutulamayı tamamladım.

Son bir aydır bu filtre ile çalışıyorum, güç kaynağı bir defa bile kapanmış değil. Elimde bir nüve daha var, onu da antene giden kontrol kablosu için kullanacağım, böylece RF girişim sorunumu çok azaltacağımı düşünüyorum.


YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.


24 December 2022

LECROY PP005 PROBUN TAMİRİ

REPAIRING THE LECROY PP005 PROBE 


LeCroy PP005

2014'te kullanılmış fakat bant genişliği 500 MHz olan güzel bir dijital osiloskop almıştım. Tabii o cihazla kullanmak için 500 MHz'lik doğru dürüst problar almak da gerekti. Şansıma, o aralar ABD'ye seyahata giden bir arkadaş oldu. Bunu fırsat bilip Ebay'da araya araya "hiç kullanılmamış eski stok" (new old stock, NOS) diye ilan verilmiş olan bu LeCroy probu buldum, iki tane ısmarladım. Elime geçince de çok sevindim çünkü gerçekten satıcının tarif etmiş olduğu gibi, hiç kullanılmadan paketlerinde beklemiş oldukları anlaşılıyordu. Ne silikon kısımlarında bir sertleşme, çatlama, ne de metal parçalarında korozyon vb. vardı. Her probla beraber farklı uç koruyucuları, kıskaçlı uç, yedek yüksek ve alçak frekans uçları, plastik ayar tornavidası, yüksek frekans için toprak bağlantısı ve prob ucu için BNC adaptör de gelmişti.

Genel kültür olsun diye yazayım: Şimdiki adıyla Teledyne-Lecroy (teledayn-likroy) 1964 yılında kurulmuş bir Amerikan test ve laboratuvar aletleri firması. Osiloskoplara meraklı olanlar, LeCroy'un sarı-turuncu renk fosforlu ekranlarını iyi hatırlayacaklardır. Bu aldığım prob da aslında 9300 serisinin tamamlayıcısı. Şu sayfada 9300 serisinden güzel bir örneğin ayrıntılı incelemesini görebilirsiniz Zaman zaman hem ticari ilanlara, hem de ilgili forumlara vb. bakıp fikir edinmeye çalışıyorum. Gerçekten gelişmiş cihazlar ve dahili yazıcısı olan modelleri bile var (ekran görüntüsünü basmak için öyle HP'deki  gibi GPIB'le falan yazıcıya bağlamaya gerek kalmıyor). 

 

LeCroy 9304A, 200 MHz bant genişliği, 100 Ms/s örnekleme. 
Fotoğraf: Ralf Richard Ohmberger'in web sayfası


İşin doğrusu çok yüksek frekanslarda çalışacak olsaydım, bu firmanın LC, LT serilerinden kullanımış bir osiloskop alırdım. 300-500 Amerikan dolarına 1GHz bant genişliği olan bir tane bulmak mümkün. Dahası, sanıyorum LT ve daha yeni serilerde VGA çıkış da var, monitörü (evet bunlardaki salt katod tüpü değil, VGA monitör) bozuk, yanık vb. olsa bile bir mesela bir LCD bilgisayar monitörü bağlayıp rahat rahat kullanabiliyorsunuz. Neyse, konu dağılıyor :) benim söyleyeceğim şey şuydu: Elbette bu firmanın aktif, pasif gerilim probları, akım probları gibi, ürettiği ölçüm aletleriyle kullanılmak üzere tasarlanmış yan gereçlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesi var. Benim aldığım problar de bu ürünlerden biriydi işte.


Kırmızı trimmer kondansatörü öldürmüşüm...


Tekrar bozulan proba döneyim. Bu yıl elden düşme bir dijital osiloskop alınca, onu LeCroy problarla kalibre etmek istedim. Bir tanesi sorun çıkarmadı. Fakat yazının konusu olan probun kapasitif kompanzasyon ayarını yapaken bir de gördüm ki, probun dibine, hatta osiloskoba sertçe elim çarparsa ayar bozuluyor, ekrandaki kare dalga sinyalin şekli değişiveriyor... Plastik tornavidayı ayar deliğie soktum, biraz "itip kakınca" yine aynı şey oldu. Probun konnektör tarafını açtım, ayarını yaptığım minyatür değişken kondansatöre baktım. Büyük olasılıkla bu ya da bundan önceki ayar sırasında tornavidayı fazla bastırdığımdan rotor plakası işlevini yitirmişti. Olduğu yerde durmuyor, sert bir titreşimde hareket ediyordu. 

Biraz canım sıkılmış olsa da, sorunun kaynağını anlamış olmanın rahatlığıyla hemen Internet'e girdim. Araya araya aynı tip sığalardan buldum. 5-20 pF gibi bir değer aralığı işimi görecekti. "Tamam ısmarlar değiştiririm" derken birden hatırladım ki bu sığanın çalışabileceği en yüksek gerilimin, probunkinden daha düşük olmaması lazım... Oysa bulduklarım 25V, 50V, çok çok 100V'luktu. Tek tek bildiğim bütün satıcıların stoklarını yokladım. En son, Digikey'de makul fiyatlı, 500V'luk fakat şekil olarak biraz daha farklı SMD tip sığalar buldum. Boyutları probun üzerindekinden biraz daha küçük ama bağlantı noktaları plaketteki lehim yerlerine denk gelecek kadar da büyüktü. 

Üstte bozduğum sığa (Murata)
altta onu değiştirdiğim sığa (EW Electronics)


Plaket temizlendikten sonra


Yeni kondansatör yerine lehimlenmiş


Kompanzasyondan sonra


Ismarladıktan birkaç gün sonra konsansatörler geldi, nihayet bir cuma akşamı önce eskisini plaketten söküp yerini temizledim, arkasından da bunu lehimleyip konnektörü kapattım. Probu tekrar osiloskopa bağlayıp kompanzasyona baktım. Ayar, bıraktığım gibi kalıyordu. Kalibrasyon işlemlerini tamamladım ve probu kılıfına geri koydum.  Değerli bir malzemeyi -özellikle dikkatsizlik veya özensizlik yüzünden- yitirmekten hoşlanmıyorum. O nedenle sorunu bu şekilde çözebildiğime memnun oldum.

EKLEME (25 Kasım 2023): Lütfen bu probun ayarlarının nasıl tamamlandığını da bu yazıda okumayı ihmal etmeyin. Herşey burada anlattığım kadar basit değilmiş meğer! 73 :)



YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.



05 November 2022

HP DPS-460 SUNUCU GÜÇ KAYNAĞI

 HP DPS-460 SERVER POWER SUPPLY


HP DPS-460 sunucu güç kaynağı, burada Anderson 
güç konnektörleri takıldıktan sonraki ilk halini görüyorsunuz

Doksanlı yıllarda eski bilgisayar güç kaynaklarından el telsizlerini çalıştırmak için ya da "laboratuvar güç kaynağı" elde etmek için epeyce kurcaladığımızı hatırlıyorum. Kendi adıma denemelerim hep hüsranla sonuçlanmıştı, kaç değişik güç kaynağı denediysem de o korkunç gürültüden asla kurtulamadım, özellikle de VHF ve UHF'de... Bir diğer sorun da bu kaynaklarda gerilim ve akım düzeylerinin kontrol edemiyor olmaktı. Çoğu telsiz cihazı en yüksek çıkış için 13.8V gerektirirken, kişisel bilgisayardan "geri kazandığımız" bu güç kaynakları en fazla 12V gerilim sağlayabiliyordu.

Sonradan bu sorunların üstesinden nasıl gelindiğini gördüm ama yine de uzun zaman RF gürültüsü yüzünden sadece bilgisayar güç kaynaklarından değil, genel olarak anahtarlamalı (switch mode - SMPS) tüm kaynaklardan uzak durdum. İyi bir güç kaynağının yalnızca klasik, transformatörlü bir kaynak olabileceğini düşünüyordum. 2000'lerin ortalarında önce uzaktan kumandalı model araç Internet forumlarında, sonra elektronik ve amatör telsizcilik forumlarında "sunucu güç kaynağı"  (server power supply) diye bir SMPS tipi görmeye başladım. Başka şeylerin yanı sıra HF'te 80m,  160m bantlarında bile girişime neden olmadıklarından söz ediliyordu.

Sonra kısmet oldu, Almanya'ya Friedrieschafen amatör radyo şenliğine gittim (o ziyarete ayrıca bir blog yazısı ayırmak gerekir). Orada bir satıcının akımına göre 8 ila15 Avro'ya -evet karpuz gibi- bu sunucu güç kaynaklarından sattığını gördüm. Konnektör bağlantı şemasını da veriyordu. Neyse 8 Avro'ya kıydım (!) ve 58 Amper'lik bir güç kaynağı ile Türkiye'ye döndüm. Tabii HF telsizler ile kullanarak bol bol deneme de yaptım ve gördüm ki gerçekten de gürültüsü yok. Üstelik de büyüklük  ve ağırlık olarak, aynı akımı sağlayabilecek bir transformatörlü telsizin dörtte biri kadar. Kısa devre koruması da cabası...

Bu deneyimden cesaret alıp Jetstream firmasının küçücük SMPS'lerinden birini sipariş ettim. Neredeyse el kadar güç kaynağı 25 Amper sürekli akım veriyordu ve kullandığım hiçbir bantta girişim yapmıyordu. K.Amerika'ya taşınınca da bu tip güç kaynaklarıyla devam ettim. Bir başka amatörün hediyesi olan arızalı bir MFJ SMPS'yi onardım (28 Amper) hatta bir iki de yararlı ekleme yaptım ve hala kullanıyorum. Kısacası, ikna olmuş bulunuyorum!

Gelelim bu yazıdaki güç kaynağının hikayesine. Geçenlerde yeni bir eve taşınıp da hobi masası ile telsiz istasyonunu ayırmak zorunda kalınca, ikinci bir güç kaynağı almak gereği doğdu... Gel gör ki,     amatör telsizcilik malzemesi olarak satılan 25-30 Amper'lık güç kaynakları 120-250 Kanada doları arası fiyatlarla satılıyor (salgından sonra iyice pahalılanmış). Haftada bir defa en fazla 2-3 saat kullanacağım bir gerece bu kadar parayı vermek istemedim. Doğal olarak aklıma, Almanya'dan aldığıma benzer bir sunucu güç kaynağı bulmak fikri geldi. Önce forumlara bir göz gezdirdim, üç önceliğim vardı:

  • Çok kişi tarafından denenmiş, bilinen bir marka-model olmalıydı.
  • Çıkış bağlantıları, çalıştırmak için hangi bacakların kısa devre edileceği gibi bilgiler bulunabilmeliydi.
  • Mümkünse gerilimin 13.8 V'a nasıl çıkarılacağının bilgisi mevcut olmalıydı.
Bu şekilde Ebay'da arayarak, yine zaten daha önceden de bildiğim HP marka, DPS serisinden bir güç kaynağı seçtim: DPS-460. Bunlar gerçekten çok popüler (özellikle DPS-750). Yukarıda fotoğrafında görebileceğiniz gibi, bu en fazla 38 Amper akım verebilen fakat boyut olarak çok küçük (neredeyse bir elime sığıyor) bir SMPS. Posta ücreti dahil maliyeti 32 Kanada doları oldu. 

Güç kaynağı elime geçtikten sonra önce güç konnektöründeki 1.ve 4. uçları (devre yolları) bir tel lehimleyerek çalıştırdım. Bu iki ucu kısa devre etmeyince kaynak açılmıyor. Zaten sonradan bunların arasına minyatür bir anahtar lehimledim.

DPS-460'ı çalıştırmak için kısa devre edilecek uçlar. 
"Üstten ve karşıdan bakarken": Yukarıdaki birinci fotoğraftaki gibi


Ardından, gerilimi yükseltebilmek için Simon Wyss'ın web sayfasında ayrıntılı olarak anlattığı gibi devrede küçük bir değişiklik yaptım. Fotoğrafta göreceğiniz 9,9 kΩ'luk direnci, 10 kΩ olan bir dirençle değiştirince, hem yandaki ayar potansiyometresi ile çıkış gerilimini yükseltmek olanaklı (bu değişiklik yapılmazsa en fazla 12,8 V'a ayalanabiliyor).


Dış kasası açılmış halde DPS-460 


İlk anda söz konusu direnç 0402 SMD olduğu için biraz canım sıkıldı. "Öff şimdi 100'lük şerit mi alacağım yahu" vb. derken aklıma birkaç gün önce söktüğüm bir Bluetooth hoparlör geldi. Devre kartını paraçalar işime yarayabilir diye saklamıştım. Gerçekten de karta büyüteçle bakınca 10kΩ'luk SMD dirençler gördüm, hem de 0402 kılıfta! Şansıma bir tanesi tam 10,02 kΩ gibi bir değerdeydi. "İncitmeden" hem onu, hem de güç kaynağının plaketindeki direnci yerinden söktüm, sonra 10kΩ'luk olanı SMPS plaketine lehimledim. Gerilimi 13.5 V'a getirip bıraktım.


9,9 kΩ'luk direnç en sağdaki trimpotun sağındaki


Yalıtkan kaldırılmış olarak aynı yer


Neden 13.5V diye soracak olursanız: Simon'ın ifadesine göre bu güç kaynağı 14V'ta koruma düzenine geçip kendini kapatıyor. Dolayısıyla gerilimi 14V'a çok yakın bir seviyeye ayarlayınca, ani ve yüksek güç çekildiğinde koruma tetiklenebiliyor. O nedenle telsizin çıkış gücünde % 3,2 gibi önemsiz bir düşüş olmasını kabul ederek 13.5V kullanmayı tercih ettim. Takiben, büyük, tel sarımlı seramik direçlerden yapmış olduğum bir suni yük ile yüksek akım verip veremediğine ve ansızın güç çekilince kapanıp kapanmadığına baktım. Bir sorun yoktu, soğutma fanı da olması gerektiği gibi devreye girip çıkıyordu.

Gerilimi ayarladıktan sonra bu defa konnektördeki negatif ve pozitif uçlara Anderson güç konnektörleri lehimledim (bunlarda da her biri 0,5 mm'lik damarlardan oluşan birer kablo parçasına lehimli). SMPS'yi sağlıklı bir biçimde açıp kapatabilmek için 1. ve 4. uçlarındaki (bkz. yukarıdaki grafik) teli minik bir anahtarla değiştirdim. Son olarak da hem konnektöre kazara temas olmasın, hem de darbelere karşı korunsun diye pleksiglastan kabaca kestiğim ve epoksi ile birleştirdiğim bir yarım koruma kutusu yapıp taktım. Sonucu fotoğraflarda görebilirsiniz.


Pleksi koruma ile


Bu güç kaynağını şu ana kadar HF telsizim ile sorunsuz olarak kullandım. Bence fiyatına göre çok iyi bir malzeme. Daha fazla akım gerekirse de yine aynı seriden bir tane alacağımı düşünüyorum.





YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.