RESTORATION of a HEATHKIT HW 2036 VHF TRANSCEIVER / Part 2
| Heathkit HW-2036'nın alt tarafı, verici plaketi üzerinde çalışırken |
Bir önceki yazımda HW-2036'nın özelliklerine genel olarak değinmiştim. Dolayısıyla doğrudan doğruya bitpazarından aldığım cihazdan söz edeceğim. Telsizi eve getirdikten sonra önce Internet'te ilgili bilgi-belgeleri topladım. Çok şükür ki HW-2036 ile ilgili ayrıntılı bilgiye erişmek son derece kolaydı. Heathkit'in özenle hazırlamış olduğu montaj ve ayar kılavuzu, devre şeması, tamir bültenlerinin yanı sıra daha önce bu cihaz üzerinde çalışmış amatörlerin web sayfaları veya videoları mevcuttu. Bunları topladım, kendimce önemli bulduğum bilgileri bir kenara not aldım.
Ardından, uygun bir zamanda cihazı inceledim. Önce darbe izi, paslanma gibi başka sorunların habercisi olabilecek işaretleri aradım. Daha sonra kasanın alt bölümünü açarak devre kartına ve elemanlarına baktım. Aynı şeyi üst tarafta da yapmak istedimse de, arka taraftaki vidalardan birinin boşta dönmesi nedeniyle yapamadım. Daha sonra gerilim verdim ve cihazın çalışmasına baktım. İlk saptamalarım şunlar oldu:
- Kasa tam açılamadığı için alıcı ve sentezör kartlarını kontrol etmek mümkün değildi. İlk çözülmesi gereken sorun bu vidaydı.
- Cihaz hem simpleks hem dupleks olarak alma ve gönderme yapıyordu, frekanslarda bir sorun yoktu.
- Göndermede çıkış gücü olması gerekenin çok altındaydı.
- Başka bir telsizden dinleyince kendi sesim adeta bir kuyunun dibinden geliyormuş gibi boğuk geliyordu. Buna ek olarak, boşalan bir kondansatörün gürültüsü gibi (bana basit siren devrelerini anımsatan) tuhaf bir ton duyuluyordu.
- Alıcı biraz sağırdı. -95 dBm civarında squelch açıyor, -105 dBm'den zayıf sinyalleri de neredeyse "duymuyordu".
- S-metre çalışmıyordu ve aydınlatma lambası yanmıştı.
- Önce 10 MHz referans osilatörünü de yeniden ayarladım (200 Hz kadar kayma vardı). Bunun için frekansmetreyi TP108 noktasına bağlayıp C144 ayarlı kondansatörünü kullanıyoruz.
- DC girişteki elektrolitik kondansatörleri değiştirdim (40 yıl hizmetten sonra eskilerinin emekli olma zamanı gelmişti).
![]() |
| Cihazı alt tarafındaki devre kartı. Sorunlu vida/distans ikilisi sağ üstteki. |
| Elektrolitik kondansatörler değişip temizlik yapıldıktan sonra |
- Mikrofonu (Micoder versiyon 1) açıp bazı denemeler yaptım ve gördüm ki içindeki DTMF devresinin beslemesini kestiğimde hem o tuhaf ton sesi yok oluyordu, hem de karşı taraftan kendi sesimi normal olarak duyabiliyorum. DTMF devresini çıkarıp bağımsız olarak çalıştırdım. Ölçümler yaparak şemasındaki sonuçları referans değerlerle kıyasladım. Denemelerim sırasında bu devrenin sağlıklı olarak ton ürettiğini ama devreye komuta etmek için kullandığımız esnek tuş takımının bozulmuş olduğunu anladım. Tuş takımının alt iki sırası sürekli temasta kaldığı için devre PTT basıldığında bozuk bir işaret üretiyordu. Aynı tuş takımından bir tane daha bulmak şansım olmadığı ve mikrofonun özgün görünümünü de korumak istediğim DTMF devresini mikrofonun içindeki besleme noktasından ayırmış olarak geri taktım. Günümüzde DTMF tonlarına pek de ihtiyacımız olmuyor zaten. Artık hiçbir röle telefon hatlarına bağlı değil, bu tonları ancak röle sorumluları röle istasyonundaki cihazları yönetmek için kullanıyor. Dolayısıyla tamirde ısrara gerek de yoktu. Mikrofon kapsülüne güç vermiş olarak mikrofonu kapattım.
| Tuş takımı: Alt iki sıra sürekli kısa devre. Açılıp tamir edilmek/temizlenmek vb. şansı da yok. |
- Mikrofon kapsülüne güç sağlamak için pil kullanmak istemedim. Zaten ayda bir defa 5 dk. ya konuşuyorum, ya konuşmuyorum. O nedenle sızıntı yapabilecek bir pili mikrofonun içinde bırakmak da hoşuma gitmedi. Dolayısıyla W9RAS'ın önerdiği şekilde mikrofon kablosunun blendajını negatif damar yapıp cihazda bir şase noktasına lehimledim. Kablodaki negatif damarı da cihazdaki bir 12V noktasına bağlayarak kapsüle gereken gücü sağladım.
| Mikrofunun içindeki kayar anahtara lehimli siyah kablo artık 12V taşıyor, bu kablonun diğer ucu fotoğrafın sol üst köşesindeki mavi kabloya lehimli |
- Bu işlerden sonra çıkış gücünü 10W'a geri getirmek için çıkış katını tekrar ayarladım. Bu ayarları el kitabı ayrıntılı olarak verdiği için tekrardan anlatmaya gerek duymuyorum, aşağıda yalnızca ana hatları ve püf noktalarını vereceğim. Önce çıkıştaki son güçlendiriciye giden J102 fişini ayırıp 50 Ohm suni yük bağladıktan sonra TP101'den TP104'e kadar örnekleme noktalarındaki gerilimi ölçerek L101'den L107'ye buradaki ayarlı bobinleri tekrar ayarladım (Bu ayarı osiloskopta işaretin son aşamadaki genliğine bakarak da yaptım ama giriş empendansı yüksek (10 MΩ) bir voltmetre ile bakarak yapmak daha pratik). Burada özellikle L105-L106-L107 birbirlerinden etkilendiği için işi biraz uzatıyor. Neyse ki Heatkit'in verdiği el kitabında tüm bu ayarların nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak anlatılmış... Sonuçta verici ayar frekansında (147.010) 10 Watt güce ulaştım. 10 Watt bu telsiz için özelliklerinde belirtilmiş güç olduğundan, daha fazlasını elde etmek için çıkış katını kurcalamadım.
- Vericinin sağlıklı çalıştığından emin olduktan sonra bulunduğum yerdeki rölelere erişmek için ton ile gönderme yapmak istedim. Ton devresinde 3 farklı ton verecek şekilde 3 "kol" var, her kolun üzerinde de ton ayarı yapmak üzere ayarlanması gereken minyatür ayarlı dirençler var... Ancak fark ettim ki 3 ton seçeneğinin hiçbirinde işaret gelmiyor. Biraz uğraştıktan sonra, tonları ayarlamak kullanılan ince ayar potansiyometrelerin hepsinin "sıfır" konumunda olduğunu fark ettim. Cihazı monte eden rahmetli amatör herhalde hiçbir zaman tona gereksinim duymamıştı. Dirençlerin ayarları değişir değişmez frekansmetrede tonu görmeye başladım. Bana en gerekli olacak 3 tonu ayarladım.
- Bir de yalnızca verici plaketi değil, her üç plakette de yaptığım bir işlemden söz edeyim. Bütün tümleşik devrelerin bacaklarını ve bütün fişlerin metal (temas) yüzeylerini maket bıçağı ile hafifçe kazıdım, oluşmuş tabakaları temizledim.
| Tümleşik devrenin bacaklarına dikkat, az da olsa oksitlenme var |
YASAL UYARI
Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.
İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.
Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder