Translate

Showing posts with label 2 Meter band. Show all posts
Showing posts with label 2 Meter band. Show all posts

03 March 2026

ICOM IC-2AT Modifikasyonu: CTCSS, Lityum-İyon Batarya ve USB Şarj Eklemek

1980’li yılların klasik amatör telsizlerinden biri olan Icom IC-2AT, bugün hâlâ birçok amatör telsizci için özel bir yere sahip. Bu yazıda kendi cihazım üzerinden ilerleyerek IC-2AT’nin farklı versiyonlarını, özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa modelleri arasındaki farkları, DTMF modülünü ve cihaza CTCSS devresi ekleme sürecini anlatıyorum. Eski bir el telsizini yeniden çalışır ve kullanılabilir hale getirmek hem teknik açıdan öğretici hem de oldukça keyifli bir deneyim oldu. Eğer siz de vintage amatör telsizler, Icom IC-2AT modifikasyonları veya klasik ekipmanları yeniden hayata döndürme projeleriyle ilgileniyorsanız, bu yazıda hem teknik detaylar hem de kişisel gözlemler bulabilirsiniz.


ICOM IC-2AT VHF El Telsizi
IC-2AT modifikasyonlardan sonra


You can read the English version of this article here.

Bu yazı temel alınarak hazırlanmış video filmi Youtube kanalımda izleyebilirsiniz: ICOM IC-2AT Restorasyonu


Bitpazarı'nda Bir ICOM IC-AT'ye Rastlıyorum

Yanılmıyorsam 1997 sonbaharında bir gün Kadıköy'deki Beşiktaş iskelesinin önünde, sonradan bana "amatör telsizcilik mikrobunu aşılayan kişi" olarak tanımlayacağım Erhan Ağabey (TA2DJ) ile karşılaştım. Ikimiz de karşıya Galatasaray Üniversitesi'nde yapılacak bir AKUT toplantısına gidiyorduk. İlk zamanlar derneğin kendine ait bir mekanı olmadığı için genel kurul ve eğitim gibi faaliyetleri benim öğrencisi olduğum Galatasaray Üniversitesi'nde ayarladığımız salonlarda gerçekleştirdiğimiz olurdu. Daha önceki bir iki faaliyetten aşina aldığım olan Erhan Ağabey ile selamlaştıktan sonra sohbet etmeye koyulduk. Dikkatimi taşıdığı el telsizi çekti. Ne olduğunu, ne için kullanıldığını sordum, o anlattıkça merakım da arttı, sormaya devam ettim. O gün karşıya geçene kadar bana amatör temsilcilik hakkında epeyce bilgi verdiğini anımsıyorum. Elimdeki cihazın özellikleri de kısaca anlatmak anlatmayı ihmal etmedi. Söz konusu cihaz da bir ICOM IC-2E idi. LCD ekran ya da başka bir gösterge göremediğim için "frekansı nasıl değiştiriyorsunuz" diye sormuştum, o da "bu cihaz tırnaklıdır" diyerek frekansın ayarlanmasına yarayan BCD anahtarların nasıl çalıştığını anlatmıştı (çevirmek için ittiğiniz kısımlar birer dişli şeklinde yani tırnakları var). 

Benim açımdan amatör telsizciliğe merak saldığım gün o gündür. Herhalde zihnimde IC-2 ile o günü iyice eşleştirmişim ki cihaz aklımdan hiç çıkmamış. Son 3-4 yıldır internette Ebay ve benzeri satış ilanlarında bu cihazın fiyatlarının komik denebilecek düzeylere indiğini gördükçe "acaba bir tane alıp en azından koleksiyon parçası olarak bir kenara koysa mıydım?" diye düşünüyordum. Bu yılki bit pazarında nihayet "Erhan abi'nin el telsizi"nden bir tane gördüm. Oturduğu masada sıkılmış bir vaziyette bekleyen, önünde epeyce eski 7-8 kadar el telsizi ve telsiz hurdası olan bir bey vardı. Yaklaşınca hurdaların arasındaki temizce fakat anteni ve bataryası olmayan ICOM IC-2AT'yi fark ettim. Batarya yerine 13.8V güç vermek için kullanılan adaptör parça takılıydı. "Bir batarya bulurum ya da en kötü ihtimal bu parçayı bataryaya dönüştürürüm" diye düşündüm Yeter ki telsiz çalışabiliyor olsundu. Kasada kırık falan da yoktu, sadece çok tozlu ve bazı yerleri kirliydi. Telsizi biraz evirip çevirdikten sonra elimi cebime attım ve toplam 8 dolar eden bozuk paraları çıkardım. Bu centilmene "sizin için uygun mudur" diye sordum, "tamam" demesiyle birlikte cihaz benim çantayı boyladı. Şansıma az ötede içi seksenli 90'lı yıllardan kalma Amerikalıların "rubber ducky" dedikleri kalın el telsizi antenleriyle dolu karton bir kutuya rastlayınca keyfim tam oldu. Üzerinde "ücretsizdir" yazan bu kutunun içinde cihaza uygun bir anten vardı. 

Böylece IC-2AT benimle birlikte yeni evine dönmüş oldu. Bir süre tezgahta bekledi. Evli ve çocuklu bir amatörün öyle herhangi bir projeye balıklama dalamayacağını sizler de tahmin ediyorsunuzdur. Neyse, "karantina" süresi bitince cihazı tekrar ele aldım ve internetten indirmiş olduğum servis el kitabını da yardımıyla gözden geçirmeye başladım. Bu "muayenenin" sonuçlarına geçmeden önce cihaz hakkında biraz daha bilgi vereyim. 


ICOM IC-2 Serisinin Tarihçesi

ICOM, IC-2 ailesini 1979'da piyasaya sürmüş. Cihaz 1980'lerin sonuna kadar üretilmeye devam etmiş ve çok popüler olmuş. IC-2 serisi amatör 2 metre, IC-3 amatör 1.25 metre, IC-4 serisi amatör 70 santimetre, IC-M serisi marin bandı için tasarlanmış versiyonlar. IC-2A Kuzey Amerika versiyonu, IC-2E ve IC-2N Avrupa ve Japonya versiyonları (herhalde ICOM, IARU'nun 3 bölgesi için 3 ayrı versiyon üretmiş). KT2B'ye bakılırsa amatör versiyon 1979'dan 1987'ye kadar dünya çapında 500.000 kadar satılmış (evet, yarım milyon!). 

Bu arada başka üreticilere haksızlık olmaması bakımından buraya not düşelim, IC-2 piyasaya çıktığında Henry Radio'nun Tempo S1 modeli, Yaesu'nun FT-207'si gibi sentezörlü en telsizleri bir iki yıldır zaten varmış. Hatta kullanıcı arayüzü bakımından IC-2, Tempo S1'e çok benziyor, onun gibi bcd anahtarlarla frekansı belirliyorsunuz. FT-207 ise tuş takımı ile doğrudan frekans girişine izin veriyor, Bu bakımdan IC-2'den daha gelişmiş bir telsiz. Ama IC-2 onlar gibi dahili değil, ayrılabilir bir batarya ile gelmiş. Üstelik de ICOM farklı kapasitelerde ve büyüklüklerde birçok batarya ve başka aksesuarları da amatörlerin beğenisine sunmuş. Büyüklük ve ağırlık olarak da rakiplerinden biraz daha avantajlı. Belki çok tutulmasının nedenleri bunlardır.



Henry Radio Tempo S1 VHF El Telsizi
IC-2'nin rakiplerinden Henry Radio - Tempo S1 VHF el telsizi

Tempo S1'in üst paneli

 
ICOM IC-2AT VHF El Telsizi
IC-2AT'nin üst paneli


Benim aldığım cihaz Kuzey Amerika versiyonu ama 2A değil, 2AT yani kasasının ön tarafında DTMF tuş takımı var. Tabi içinde de DTMF modülü... Işin ilginci Kuzey Amerika'da AT olmayan yani düz olarak adlandırabileceğimiz A versiyonunu bulmak çok daha zor. Avrupa'da ve Japonya'da da sanki durum tam tersi: Internette 2AT'yi çok gördüm, ama hiç 2ET veya 2NT görmedim. Bu arada, Avrupa versiyonunda ilginç bir özellik var, bunlarda 1750 Hz "ton burst" opsiyonu takılı ve ses potansiyometresi bu devreye komuta edecek şekilde anahtarlı. 

Anladığım kadarıyla zamanında Kuzey Amerikalı amatörler bu telsizi DTMF opsiyonu ile almayı tercih etmişler. Bunda da şaşılacak bir şey yok çünkü cihazın en yaygın kullanıldığı 80'li yıllarda Kuzey Amerika'da özellikle kırsal alanlardaki rölelerde telefon hattı bağlantısı (phone patch) olması sık rastlanılan bir durummuş. Birçok amatör özellikle araç cihazlarında mutlaka DTMF özelliğinin bulunmasını istiyormuş. Mobil telefonu teknolojisinin olmadığı bir zamanda kilometrelerce öteden telefon şebekesine telsizle ulaşabilmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu tahmin etmek hiç de güç değil. Keza bahsettiğim bit pazarında hala daha her yıl mutlaka telefon bağlantı devresi, tuşlu telefonlardan sökülen parçalarla yapılmış DTMF tuş takımları görüyorum. 


Teknik Özellikleriyle ICOM IC-2AT

2AT versiyonu 144-148 MHz Kuzey Amerika 2m amatör bandında çalışıyor. 8.4 voltluk standart bataryası ile çıkış gücü düşük konumda 150-200 mW civarı, yüksek konumda ise 1,5 W. Yanlış okumadınız 1,5 W çünkü zaten çıkış transistörü, kılıfı cihazın metal iç kutusuna lehimle ilişkilendirilerek soğutulan tek bir gariban 2SC1947. Tabii bugün lityum iyon bataryalarla, DC-DC yükselticilerle, FET çıkışlarla donatılmış 7-8 wattlık telsizlerine alışarak şımarmış olan bizlere 1,5 Watt çok düşük görünüyor. Ama o yıllarda 5 W, el telsizlerinde ancak 13.8V gerilimle elde edilen bir güç seviyesiydi. Amatör telsizcilikle ilgili yayınların 80'lerin başındaki sayılarını biraz karıştırırsanız en sık göreceğiniz ilanlardan bir tanesinin el telsizlerine uygun küçük boyutlu amplifikatörler için olması da rastlantı değil zaten. Gelgelelim ben her zaman aynı şeyi söylüyorum: Çıkış gücü çoğu durumda operatörün kendi becerisi kadar önemli değil. Bana göre marifet her zaman olabilecek en düşük güçle haberleşme yapmak. O bakımdan 1,5 W yerel haberleşmek için gayet yeterli.

Cihazın üst tarafında kulaklık ve mikrofon girişi, ses potansiyometresi, squelch potansiyometresi, frekans ayarı için BCD anahtarlar, bir açma kapama anahtarı, bir de frekansın son hanesini "0" ya "5" olarak belirleyen bir anahtar var. Sırt kısmında ise 3 kayar anahtar daha var. En üstteki, çıkış gücünün düzeyini belirliyor, bunun altında simplex ya da duplex anahtarı var, sonuncusu ise röleye giriş için frekans farkını artı ya da eksi 600 Hz olarak belirlemek için. Kısaca her şey son derece sade ve neredeyse cihazı ilk defa gören bir telsizcinin bir de birkaç dakika içinde alışabileceği kadar rahat. Cihazın ön panelinde hoparlörün altında yukarıda bahsettiğim DTMF duş takımı var. Frekansı belirlemek son derece kolay. Örneğin BCD anahtarlarda "727" sayısını görüyorsanız, ve 5 kHz anahtarı sıfır konumunda ise frekansınız 147.270 MHz. 5 kHz anahtarını açık konuma getirirseniz frekansı 147.275 MHz yapmış oluyorsunuz. Tabii şimdi dokunmatik ekranlarımız vb. olduğu için bu sistem "ilkel" görünebilir ama her teknolojinin kendine has avantajları var. Alın size bir örnek, siz hiç -20 derecede LCD ekranlara ne olduğunu gördünüz mü? Ben Kanada'da sık sık görüyorum (!). Işte bu yaşlı IC-2, soğukta ekran donması gibi bir sorun yaşamıyor mesela...


ICOM IC-2AT VHF El Telsizi
IC-2AT arka taraf


Kırık Ses Potansiyometresi

Bu teknik bilgi faslından sonra, onarım ve modifikasyonlara geri dönebiliriz. Yukarıda söz ettiğim gibi aradan bir zaman geçtikten sonra telsize gerilim verdim ve çalışıp çalışmadığını kontrol ettim. Görebildiğim kadarıyla ayarlanmış olan frekansta sağlıklı biçimde gönderme yapıyordu ancak alma yoktu. Şanslıyım ki bu işlerle genelde ev halkı yattıktan sonra geç saatlerde uğraştığım için ortalık çok sessiz oluyor. Işte o sessizlikte hoparlörden çok çok zayıf bir hışırtı geldiğini fark ettim. Ancak o kadar zayıftı ki kulağınızı yapıştırmadan fark etmeniz neredeyse imkansızdı. Elimdeki diğer telsizi mandalladığım zaman hışırtının kesildiğini bıraktığımda da devam ettiğini gözlemledim. O zaman anladım ki squelch devresi çalışıyordu ve büyük ihtimalle alma da işlevseldi, ancak audio kısmında bir sorun vardı. Kurcalamaya devam ettikçe beni sevindiren bir şey daha oldu ses potansiyometresini sonuna kadar çevirip parmağımla tepeden bastırırsam hoparlörden (Tabii rahatsız edici derecede yüksek olarak) ses geliyor ve başka bir telsizden gönderme yapıldığında gayet net olarak dinleyebiliyordunuz. Bu yüzden sorunun potansiyometre ile ilgili olduğunu düşünmeye başladım. 

Cihazı açıp ses potansiyometresini incelediğimde potansiyometrenin fenolik tabanında bir çatlak olduğunu fark ettim. Bu çatlak büyük olasılıkla karbon yolda bir kesinti yaratıyor ve kontaktlar saat yönünde uç tarafa ulaşana kadar potansiyometre işini yapmıyordu. Bunun üzerine önce var olan potansiyometreyi sökmeden başka bir potansiyometreyi plakete kablolarla lehimleyerek bir deneme yaptım ve almanın da gönderme gibi kusursuz çalıştığını gördüm. İş artık eski potansiyometreyi sökmeye gelmişti. Telsizin kasasının ve devre kartlarının yerlerinin düzenlenişi bu işi biraz zorlaştırıyordu. Öyle ki, üst kapağı çıkarabilmek için BCD anahtarları lehimli oldukları plaketten ayırmanız gerekiyor. Ancak o plaket, PLL plaketine giden esnek film tipi devre yollarına bağlı ve filmi eritmeden bunları sökmek pek mümkün değil. Bunun üzerine ben de potansiyometrenin şaftını kıl testere ile kestim. Ardından bu potansiyometrenin squelch potansiyometresi ile birlikte lehimli olduğu plaketin ortasını karga burun ile tutup, diğer uçtan da başka bir pensle bükerek düzgün bir biçimde kırdım. Bozuk potansiyometreyi aşağıya çekerek yerinden çıkardıktan sonra, yerine aynı boyda olan başka bir tane taktım ve bağlantıları yaptım. Bu şekilde squelch potansiyometresinin de bağlantıları korunmuş oldu. 

ICOM IC-2AT kırık ses potansiyometresi
Bozuk olan potansiyometre soldaki.


ICOM IC-2AT kırık ses potansiyometresi
Şaft kıl testereyle kesildikten sonra


ICOM IC-2AT kırık ses potansiyometresi
Kırık potansiyometreyi, üzerine lehimli olduğu küçük plaketin yarısıyla birlikte söküyorum


ICOM IC-2AT yeni ses potansiyometresi
Yeni potansiyometre yerine yerleştirilip bağlantıları tamamlandıktan sonra


Elektrolitik Kondansatörler Yenileniyor

Ikinci olarak böyle 40-50 yıllık cihazlarla uğraşırken her zaman yaptığım bir şeyi tekrarladım: elektrolitik kondansatörleri değiştirdim. Bu telsizin içindeki metal kasa, bir kitap gibi ortadan ikiye açılıyor. Bir tarafta PLL plaketi, diğer tarafta ana plaket var. Bu plaketlerdeki elektrolitik sığaların birkaç tanesi kenarda olduğu için doğrudan kasayla plaketin birleştiği hatta lehimliydi. Elimdeki imkanlarla bunları sökmek için devreyi çok fazla ısıtmam gerekeceğinden ve bunları ellemedim ancak kalan elektrolitik kondansatörlerin hepsini tazeleri ile değiştirdim.



Sökümden önce ana plaket tarafındaki elektrolitik kondansatörler




ICOM IC-2AT kondansatör değişimi
Taze kondansatörler takıldıktan sonra.
Plastik dış kasanın içindeki menteşi ile iki kanada ayrılan metal
kasaya dikkatinizi çekmek isterim



ICOM IC-2AT kondansatör değişimi
Plaketlerin diğer yanı

Lityum-İyon Batarya ve USB Şarj Devresi

El attığım üçüncü konu cihaza bir batarya yapmak oldu. Üzerinde gelen 13.8V adaptörü, 2-3 adet AA pil sığdırabileceğim kadar büyüktü. Bu telsizi 13.8 V'a bağlamak gibi bir derdim olmadığından, kutunun içindeki devreyi söktüm. Ardından oturduğum yere yakın Amazon iadelerini ucuz bir fiyata satan bir dükkana uğradım, buradan 2-3 dolara içinde iki tane AA boy lityum iyon pil olan bir çocuk oyuncağı satın aldım. Yine Çin'den lityum iyon hücrelere uygun, 2 hücrelik bir BMS (battery management system), birkaç USB-C soket ve 5 V'tan 8.4 V'a gerilim yükseltebilen bir otomatik şarj devresi getirttim. Fikir vermesi açısından söylüyorum herhalde bunların maliyeti de 5 doları aşmamıştır. Önce tüm bunları birleştirerek birkaç defa "doldur-boşalt" yaptım ve sistemin sağlıklı çalıştığını gördüm. Şarj devresi, seri bağlı olan lityum iyon pilleri 8.4 V'a getiriyor ve bu gerilimde şarjı kesiyordu (ayrıca pillere bağlı olan BMS devresi, zaten eşik altı gerilim eşik üstü gerilim gibi durumlarda devreye girerek pilleri koruyor). 

Bu parçaları kutunun içine uygun biçimde yerleştirmek dışında yaptığım tek değişiklik şarj devresinin üzerindeki LED'leri sökmek, bunların yerine pil kutusunun arka tarafına dışarıdan görünecek biçimde taktığım kırmızı ve yeşil LED'leri kablo ile devreye lehimlemek oldu. Böylece neredeyse tüm USB-C kablo kullanılan şarj cihazları ile şarj edilebilecek bir batarya yapmış oldum. Şarj olması 90 dakikaya yakın sürüyor, şarj devam ederken kırmızı, bittiğinde ise yeşil led yanıyor. Tam şarjlı iken piller cihazın orijinal pilinin gerilimi olan 8.4 V veriyor. Gerilim 7 voltun biraz altına düştüğünde BMS çıkışı kesiyor. 2 bataryanın kapasitesi 600 miliamper. Bu da kulağa az gelebilir Ancak cihaz beklemede benim yaptığım CTCSS eklemesi ile birlikte 40 mili amper, almada yaklaşık 100 mA, göndermede ise 500 mA (1,5 W) akım çekiyor. Demek ki 10 dk. alma / 10 dk Gönderme / 40 dk bekleme gibi makul bir kullanımda saatte 120 mA akım çeker. Bu da 5 saat kullanım demektir. Eh bir de bu günlerde rölelerde neredeyse hiç ses çıkmadığını düşünürseniz pratikte bu batarya 8-10 saat güç demektir. Tabii daha büyük bir batarya kutusu bulup daha fazla hücre koyarak bu kapasiteyi artırmak mümkün, ama bilemiyorum uğraşır mıyım...


ICOM IC-2AT yeni lityum iyon batarya
Kutuya girmeden önce batarya, BMS (üzeri Kapton bantla kaplı olarak
Li-Ion hücrelerin yanında) ve "akıllı" şarj devresi.



ICOM IC-2AT yeni lityum iyon batarya
Batarya tamamlandıktan sonra dışarıdan gözle görülebilecek
tek fark USB-C soket, o da çok iğreti durmuyor



ICOM IC-2AT yeni lityum iyon batarya
Şarj devam ediyor


ICOM IC-2AT yeni lityum iyon batarya
Şarj bitti 


CTCSS Devresi Eklemek

IC-2 üzerinde yaptığım en önemli ekleme bir CTCSS devresi oldu. Bunu yapabilmek için daha önce KDK mobil telsize CTCSS eklemek için kullandığım yola başvurdum, yani bir ATtiny85 mikroişlemciyi istediğim 12 tonu üretecek şekilde programladım, alçak geçiren bir filtre ve  bir kuvvetlendirici ile telsize bağladım. Adım adım giderek ayrıntıları anlatmaya çalışayım:

  • Bu işi yapmak için seçtiğim işlemci ATtiny85 oldu çünkü üzerinde bunların olduğu modüllerin boyutları gerçekten küçük. Bu modüllerle daha önce de uğraşmıştım, bir Arduino Uno kullanarak kolayca programlayabiliyorsunuz. giriş çıkış sayısı ve bellek bakımından kısıtlı olsalar da CTCSS ton üretmek gibi işler için yeterli.
  • Mikroişlemciye yüklediğim programı ben yazmadım, ChatGPT yazdı. Gülmeyin :) açıkçası programlama bilgim o kadar sınırlı ki kendim yazmaya kalsaydım muhtemelen 3 aydan fazla sürerdi. ChatGPT ile de 5 dakikada olmadı gerçi. Üç hafta kadar sürdü hem de haftada en az 2-3 gece uğraşarak... Neden derseniz, iş sözde yapay zekaya ne istediğinizi iki cümlede yazmakla bitmiyor. Bir de onun yaptığı işi doğru komutlarla ve tanımlarla yönetmek ve saçmaladığı noktalarda onu düzeltmek gerekiyor. Bu üç hafta boyunca ChatGPT'nin ürettiği programı tekrar tekrar modüle yükledim, "breadbord" üzerinde kurduğum devreyi bir frekans metre ve osiloskopla denetleyerek istediğim işlevlerin sağlıklı bir biçimde çalışıp çalışmadığını gözledim. 
  • Burada programın işlevlerinin dışında bir de üretilen tonların doğruluğuna bakmak gerekiyor. Başlangıçta modül 4-5 Hz kadar farkla yanlış ton üretiyordu. Her ton için işlemcinin ne ürettiğini not ettim, sonra ChatGPT, olan ve olması gereken arasındaki farka göre her ton için programda bir düzeltme faktörü ekledi. Sonra meraklandım, üç ayrı ATtiny85 modülü ile denedim, hepsinde düzeltme işini ayrı ayrı yapmak gerekti, biri için belirlediğim düzeltme oranları diğerinde tam olarak başarılı olmadı.
  • ATtiny85'deki program ne yapıyor? Telsiz mandalladığında modülün 0 numaralı pinine gelen gerilim yükseliyor. Bunu algılayan işlemci önceden 2 ve 3 numaralı pinlere bağlı butonları kullanarak seçmiş olduğum CTCSS tonunu, PWM olarak üretiyor (pin 2). Ayrıca 2 ve 3 numaralı pinlere bağlı butonlara aynı anda 3 saniyeden uzun basıldığında ton üretme işlemi açılıp kapanıyor ve bu durum 4 numaralı pine bağlı LED'in  3 defa yanıp sönmesiyle gözle görünür hale geliyor
  • Aslında var olan tüm CTCSS tonlarını programa dahil etmek mümkün Ancak ben yaşadığım bölgedeki rölelerin listesini alıp en sık kullanılan ve ihtiyaç duyabileceğim 12 tonu koymakla yetindim. Tonları 6'lık iki gruba ayırdım, her butona bir grup atadım. Örneğin 2 numaralı butona  3 defa basarsanız, ikinci grubun üçüncü tonunu seçmiş oluyorsunuz. 4 numaralı pine bağlı LED seçilen tonu yanıp sönerek gösteriyor. Bu örnekte LED önce 2 defa, sonra uzun bir boşluk verip 3 defa daha yanıp sönerek hangi tonu seçtiğinizi size tekrar gösteriyor.
  • Tonlar doğru frekanslarda üretilir hale gelince, kare dalga işareti sinüse benzetebilmek için bir RC alçak geçirgen filtre ekledim. Bunun -3dB kesim noktasını kullandığım en yüksek tondan biraz yukarıda seçtim ve kutup sayısını da beş olarak belirledim. Osiloskopun FFT'si böyle işlerde çok yararlı oluyor. FFT ekranında gördüm ki 2-3 kutupla harmonikleri bastırmak (ve düzgün sinüsoidal bir işaret sağlamak) mümkün değil.
Böylece istediğim işlevlere sahip bir CTCSS devrem oldu. Bundan sonraki adım, ana plaketin üstündeki DTMF modülünü sökmek ve buradaki kontaktları kullanarak CTCSS çıkışını, cihazın ton girişine bağlamaktı. DTMF tonlarına ihtiyacım yok -kimin var bilmiyorum- ama en kötü ihtimalle çok gereksinimim olursa telefonumu telsizin mikrofonuna dayarım... Neyse düşündüğüm şekilde devreyi bağladım.Gelgelelim evdeki hesap çarşıya uymadı, filtreden geçen işaret büyük düzeyde zayıfladığı için karşı tarafa gitmiyordu. Bir transistör kullanarak genliği büyütmeye çalıştım. Yakınımdaki röleler açılır oldu, deneme amaçlı kullandığım diğer telsiz de CTCSS tonunu duyup squelch'ini açıyordu... ancak her defasında değil. Kararlı çalışacak bir kuvvetlendiriciye ihtiyacım olduğu için opamp'lara bakmaya başladım. Sonra bir uyanıklık yapıp LM386 ses kuvvetlendirici kullanmaya kalktım ama iyi sonuç alamayınca başvurduğum sevgili Cem Ağabey'in (TA1S) "o entegrenin çıkış empedans aralığına bak bakayım!" tokadıyla uyanarak yine onun tavsiyesi ile TL082'ye döndüm ("besleme geriliminin yarısı ile bayasla onu, mis gibi çalışır!") TL082 ile gayet güzel ve genliği yeterli bir işaret telsizin ton girişine gider oldu. 


ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Breadboard üzerinde CTCSS devresi denemeleri



ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Cihaza bağlı olarak denemeye devam..



ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Nihayet TL082 ile düzgün ve genliği büyümüş ton



Bu arada IC-2'ye CTCSS işaretin nereden girildiğine de kısaca değineyim. Gerçi şemaya bakılarak rahatlıkla bulunabilir ama biraz bilgi vermenin zararı yok. Cihazı anten yukarıya gelecek şekilde elinizde tuttuğunuzu varsayıyorum. Ana plakette, DTMF devresini çıkardığınızda göreceğiniz 4 kontakt soldan sağa ton girişi, susturma, ton devresi için DC besleme ve toprak (şase). Elinizde IC-2E varsa, onda bunların yerine boş adacıklar olacaktır, bunlara lehim yapılabilir. Görebildiğim kadarıyla 1750 Hz ton devresi çıkınca kalacak kontaktlar da kullanılabilir, şemada gösterilmiş. Önemli olan tonun, ana plakette "2" rakamıyla gösterilen yerden, "limiter amplifier" kısmına girilmesi. Aynı anda audio tonu audio amplifikatöre de girmeye ihtiyacımız, çünkü DTMF'dekinin aksine, gönderdiğimiz tonu kulağımızla duymak istemiyoruz. Bu nedenle ana plakette "1", "4" ve "5" rakamıyla belirtilmiş bağlantı noktalarıyla işimiz yok.


ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
IC-2AT'yi "T" yapan DTMF devresi. Bu esnek film bağlantı kablosunu
(istemeyerek de olsa) tuş takımı tarafından kestim, devre ile birlikte arşive kaldırdım.



ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Cihazın devre şemasından: DTMF devresi



ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Yukarıda andığım 4 kontakt



Bu aşamada iş artık ATtiny85 modülü ile, filtrenin ve TL082 güçlendiricinin fiziksel olarak cihazın içine sığdırılması oldu. Bu cihazın içinde gerçekten de başka devreler ekleyecek yer yok. Bu bakımdan aslında ben işi biraz inada bindirdim. Fotoğraflarda göstermeye çalıştığım şekilde PLL plaketinde TC9122 entegresinin üstünde biraz boşluk vardı. Ana plakette de ancak DTMF devresini çıkarınca alt kısımda yer açılıyordu. Ancak yine de iki tarafta da hem kullandığım ATtiny85 modülünü, hem de filtreyi ve kuvvetlendiriciyi aynı anda sıkıştıracak kadar geniş bir yer yoktu. Ben de mikro işlemciyi PLL plaketi tarafına, filtre ve kuvvetlendiriciyi de diğer tarafa yerleştirmeye karar verdim. 

Filtre ve TL082 opamp'ı sağlıklı bir şekilde yerleştirebilmek için varolan boş alana sığacak şekilde ve büyüklükte bir delikli pertinaks parça hazırladım. Sonra devre elemanlarını en uygun şekilde nasıl yerleştirebileceğimi anlamak için bu parçanın ölçekli bir modelini yaptım, entegre devreyi ve filtreyi oluşturan direnç ve sığaları buna dizerek yerleşime son halini verdim. Lehimleme işini de bu modele göre yaptım. Ardından bu küçük plaketi DTMF soketinden kalan kontaktlara lehimledim. Burada 3 kontakt kullandım, ton giriş, toprak ve 6V DC gerilim. Bu 6V gerilim, cihaz göndermeye geçince geliyor. Bununla TL082'yi besledim, bir gerilim bölücü ile de 3V gerilim elde ederek bunu da TL082'yi bayaslamak için kullandım. Bu arada tüm bunları 2 cm x 2,5 cm boyutlarındaki plakete sığdırabilmek için fotoğraflarda görebileceğiniz gibi delik-içi (through-hole) bileşenleri bırakıp 1206 kılıfta SMD direnç ve sığalar kullanmak zorunda kaldım.




ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Filtre ve kuvvetlendiricinin "modeli"


ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Lehimler devam ederken



ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Son hali deneniyor


ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Filtre ve kuvvetlendiri ana plaket tarafına lehimlenmiş


Diğer tarafta ATtiny85 modülünün kablo bağlantılarını hazırladım, modüle minik bir plaket üzerine SMD dirençlerle yaptığım bir gerilim bölücüyü akrilik yapıştırıcı ile yapıştırdım. Bu şekilde PTT'ye basılınca hem modüle cihazın besleme gerilimi geliyor, hem de "0" numaralı pine de besleme geriliminin yarısı gelerek bu pini "lojik yüksek" yapıyor. Modülü Kapton (polyamid) bantla kapladıktan sonra göndermeye giden DC besleme hattına bağladım. Diğer kabloları kasanın alt kısmında bulunan açıklıktan ana plaket tarafına geçirdim, buton bağlantılarını iptal etmiş olduğum DTMF tuş takımının 1 ve 2 numaralı düğmelerine, LED bağlantısını da ön kasada uygun bir yere delik açarak (ışığı dışarıdan görülecek biçimde) epoksi ile yapıştırdığım kırmızı LED'e yaptım.


ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
ATtiny85 modülünün arkasında gerilim bölücü



ICOM IC-2AT CTCSS devresi ekleme
Modül polyamid bantla kaplanıp PLL plaketi tarafına
 "sokuşturuduktan" sonra


Son Denemeler ve Sonuç

Bütün bağlantılar tamam olunca, başka bir cihazdan dinleyerek cihazın ana plaketi üzerindeki R77 potansiyometresi ile ton düzeyini olabilecek en düşük düzeye ayarladım ve (nihayet) kasayı kapattım. Cihazın altında, mevcut 12 CTCSS tonunun bir listesi var. 1 ve 2 numaralı butonlara basarak gerektiğinde tonu değiştiriyorum, ya da toptan kapatıyorum.



ICOM IC-2AT Restorasyonu
Bütün bağlantılar tamamlandıktan sonra. Kırmızı LED hoparlörün sağ altında


Böylece genel olarak bana epeyce birşeyler öğreten bir projeyi daha tamamlamış oldum. Sevdiğim, artık neredeyse "antika" denilebilecek bir el cihazını kullanılabilir hale getirdim. Çok da keyif aldım. 

Buraya kadar okuduysanız size teşekkür ederim. Sorularınız olursa beklerim.

Bu yazı temel alınarak hazırlanmış video filmi Youtube kanalımda izleyebilirsiniz: ICOM IC-2AT Restorasyonu





ICOM IC-2AT
Cihaz bitpazarında bulduğum anki haliyle



SSS

1. IC-2AT bugün hâlâ amatör radyo bantlarında kullanılabilir mi?
Evet. 2 metre (VHF) amatör bandında FM ses haberleşmesi için hâlâ kullanılabilir. 

2. IC-2AT’yi 2026 yılında restore etmek mantıklı mı?
Koleksiyoncular ve amatör radyo meraklıları için evet. Doğru şekilde restore edilip modern röle kullanımı için CTCSS özelliği kazandırılırsa güvenilir ve tarihsel değeri olan bir el telsizi olmaya devam eder.

3. Icom IC-2AT CTCSS tonlarını hazır olarak destekler mi?
Hayır. Orijinal IC-2AT modelinde dahili CTCSS kodlama veya çözme özelliği yoktur. 

4. Neden IC-2AT'ye CTCSS eklenir?
Birçok modern röle CTCSS tonu olmadan erişime izin vermez. Modern rölelerde kullanılabilmesi için cihaza bir CTCSS devresi eklenmesi gereklidir. 

5. CTCSS için cihazın iç devresini değiştirmek gerekir mi?
Evet, ancak genellikle küçük bir müdahale yeterlidir. CTCSS devresi ana plakette uygun noktalara bağlanır.

6. IC-2AT hangi bataryalarla kullanılabilir?
Özgün bataryaları Ni-Cd hücrelerle yapılmştır. Günümüzde Ni-MH veya uygun şekilde regüle edilmiş Li-Ion hücreler de kullanılabilir.

7. IC-2AT’yi lityum bataryaya çevirmek güvenli mi?
Doğru yapıldığında evet, ancak uygun bir BMS (batarya yönetim sistemi) ve akıllı şarj devresi şarttır. Yanlış uygulama yangın veya patlamaya yol açabilir.


Bağlantılar

1980 yılındaki bir IC-2AT incelemesi: buraya tıklayınız
IC-2AT'nin piyasaya çıkışından 7 yıl sonra bir değerlendirme: buraya tıklayınız
IC-2AT ve aksesuarlarına genel bakış: buraya tıklayınız
IC-2A / IC-2AT / IC-2E kullanım kılavuzu: buraya tıklayınız
IC-2A / IC-2AT / IC-2E servis kılavuzu: buraya tıklayınız
N8CD'den güncel bir inceleme: buraya tıklayınız


26 December 2024

HEATHKIT HW 2036 VHF ALICI - VERİCİ RESTORASYONU / Bölüm 3

 RESTORATION of a HEATHKIT HW 2036 VHF TRANSCEIVER / Part 3




Üç bölümlük bu yazının girişini buradan ve verici plaketi üzerindeki çalışmalarımı içeren ikinci bölümünü de buradan okuyabilirsiniz.

Verici kısmıyla ilgili sorunları hallettikten sonra artık cihazın üst tarafında bulunan alıcı kısmıyla ilgilenebilirdim. Belirtmiş olduğum gibi, cihaz epeyce sağırdı. Bir kıyaslamayla anlatmak gerekirse, elimdeki aynı dönemden kalma KDK VHF telsizde -121 dBm'lik işaret zar zor da olsa hoparlörden duyulabiliyor fakat bu cihazda -105 dBm'den zayıf işaretler gürültüye karışıp gidiyordu. Bu nedenle alıcı kısmındaki bobinlerle (L201'den L210'a) oynayarak durumu düzeltmeye çalıştım ve tabii ki "kestirmeden gittiğim" için hüsrana uğradım. Ne yapacağımı enine boyuna düşünmeden önce durumu daha da kötü yaptım :) fakat sonradan aklım başıma geldi. Uslu uslu kılavuzdaki adımları izleyince işler yoluna girdi.


Devrelerin üstten görünüşü: Sol altta VCO ayrı bir kutu içinde, sağ altta BCD anahtarlar. Sol üstteki plaket alıcı, sağ üstteki ise sentezör.


Solda sentezör, sağda alıcı plaketi ve parça yerleşimi.


Bu ayarları el kitabı ayrıntılı olarak verdiği için tekrardan anlatmaya gerek duymuyorum, aşağıda yalnızca ana hatları ve püf noktalarını vereceğim.

Alıcıyı ayarlamaya VCO'yu ayarlayarak başlamak gerekiyor. Aslında VCO ile oynamak istemiyordum çünkü vericinin frekansında bir sorun yoktu (hatırlarsanız bu cihazda vericinin frekansı VCO frekansının 6. harmoniği). Fakat yine de el kitabındaki tüm adımları izlemiş olmak için bu ayarı da yaptım. Bu işi VCO kutusunun üstündeki deliklerden C511 ayarlı kondansatörüne ve L501 bobinine ulaşılarak yapılıyor. İşin ilginç yanı, bu ayarı frekansmetre ile çıkış frekansına bakarak değil, TP401 noktasındaki gerilime bakarak yapmak çok daha kolay, ama bir osiloskop ya da giriş empendansı 10 MΩ olan bir voltmetre kullanmak şart. Ayar bir defa alma konumunda, bir defa da PTT'ye basarak gönderme konumunda yapılıyor.

VCO ayarlandıktan sonra, ayar frekansımızı seçip (bant ortası olabilir, mesela 146 MHz) alıcı kısmına geçiyoruz. Anten girişinin boş olması ve squelch'in tümüyle açık olması gerek (sesi de tümüyle kısmak şart tabii). Burada Heathkit firmasına hayranlığımı daha da arttıran bir uygulama var. Heathkit, evinde bu cihazı monte eden her amatörün bir osiloskop ya da hassas bir ölçü aleti olamayabileceğini düşünerek cihazın kendi S-metre göstergesini basit bir ölçü aleti gibi kullanma olanağı sunmuş. Bunu sağlayabilmek için size yine kitin içinden çıkan birkaç parça ile bir RF prob yaptırıyor. Ben merakımı gidermek için bu yolu izledim ve çok keyif aldım. Yine de sonuçları osiloskop ile kontrol ettim ve kendi multimetrem ile sonradan biraz ince ayar da yaptım.





El kitabında verildiği şekliyle RF prob



Benim yaptığım haliyle RF prob :)

 
Bir defa probunuz hazır olunca alıcı plaketindeki P soketindeki fişi çıkarıp yerine probun çıkışını bağlıyoruz böylece S-metre göstergemiz bir ölçü aletine dönüşüyor. Hem alıcı hem de verici plaketlerindeki bütün bobinlerin nüvelerini en tepeye (silme) kadar çıkarıyoruz. Ardından probun canlı ucunu sentezör plaketindeki C soketine değdirerek L402-L403 bobinlerini ibrenin en yüksek sapmasını elde edene kadar ayarlıyoruz. Bu sentezörden alıcı plaketine giden işaretin genliği için. Sonraki adım probun ucunu Q202 transistörünün G2 bacağına dokundurup L212-L213 (giriş filtresi) bobinleri ile oynayarak en yüksek sinyal seviyesini sağlamak. Bundan sonra RF prob ile işimiz bitiyor, çıkardığımız fişleri yerlerine takıyoruz, ön paneldeki mikroampermetremiz tekrar S-metreye dönüşüyor. Artık işaret üretecimizi anten girişine bağlayıp (ben -50 dBm sinyal seviyesi ile başladım) L201'den L210'a en yüksek işareti görecek şekilde ayar yapabiliriz. Göstergenin ibresi ne zaman maksimuma dayanırsa sinyal seviyesini azaltmak gerekiyor. Ben bu şekilde -116 dBm'de 1 kHz işareti duyabilecek kadar hassasiyet elde ettim. -118 dBm'de squelch açılmaya başladı. 

Yukarıda da belittiğim gibi, bu ayarların bütün ayrıntıları cihazın montaj kılavuzunda. Burada çok özet bilgi veriyorum, ama aldığım bazı pratik notları da aktarmamda yarar var çünkü bunlar benzer bütün FM cihazlara uyarlanabilir:

  • İlk iki adımda bütün gerilimleri yüksek empedanslı moderne bir voltmetre ile kontrol etmek ve iyileştirmek şart. Cihazın kendisini, kendi ayarı için kullanmak ve analog gösterge ile işaret seviyesine bakmak çok hoş olsa da, sayısal bir ölçü aleti kullanınca şurada 0,1 mV, orada 0,2 mV falan derken toplamda ciddi bir iyileştirme sağlıyoruz. Sonuçta alıcının girişine gelen işaret µV düzeyinde. Bunun için en kolay yöntem L201-L210 arası ayarları yaparken plaketteki S-metre bağlantı noktasına (P soketi) dijital multimetrenin ucunu bağlamak. Aslında aynı mantıkla RF probun ucunu dijital multimetreye bağlayarak kullanmak da mümkün. Ben hepsini denedim, bana göre en iyi yol önce Heathkit'in önerdiği gibi yapmak, sonra da gelişmiş ölçü aletleriyle ince ayar ile performansı en yükseğe çıkarmak.
  • Bir bobinin iki tane tepe noktası olabiliyor, birincisi ferit nüve dipte iken, diğeri de yukarılarda iken. Böyle bir durumda Heathkit'in tavsiyesi nüveyi plakete yakın konumdaki tepe noktasına ayarlamak.
  • Nüvelerin gevrek ve kırılgan olduğunu unutmamak ve doğru ayar tornavidasını kullanmak çok önemli (tornavidanın fiberglas, ucunun da seramik gibi yalıtkan bir malzemeden yapılmış ve nüveye uygun uca sahip). Nüvenin çok zor dönmesi halinde, nüve yavaş yavaş dışarıya çıkarılıp biraz teflon gres uygulanabilir. Ben bütün dikkatime rağmen L209'un nüvesini kırdım. Elimde aynı nüveden olmasaydı, kendim trafo yapmak gibi epey uğraştıracak bir işe girmek zorunda kalacaktım, neyse ucuz kurtardık.

Kırılan nüvenin bulunduğu L209 bobini. Nüve parçalarını çıkarmak da ayrı bir dert!


Sağda 15 yıl önce İzmir Çankaya'dan, Onur 4 iş hanından almış olduğum bobinler. Neye niyet neye kısmet. Son gidişimde hemen hemen bütün dükkanların kapanmak üzere olduğunu görüp çok üzüldüm.


  • Ayarların bir defada bitmeyeceğini önceden bilmek gerek. Tam iyileşme ayar prosedürü 7-8 defa tekrarlandığında gerçekleşiyor.
  • Alıcı ve sentezör kartları, VCO gibi RF geçirmez kutuların içinde olmadığı için son ayarları tek kullanımlık alüminyum fırın tepsisinden yaptığım bir "kasa"nın içinde yaptım. Alüminyum levha ile cihazın kendi üst kasasının bir kopyasını yaptım, bunda bobinlere karşılık gelecek yerlere küçük delikler açtım, sonra da basbayağı yerine vidaladım. 
Tek kullanımlık alüminyum fırın tepsisi şekillendirilmeyi bekliyor


Geçici "kasa" yerine vidalanmış



Üst tarafta plaketin yerleşim planının 1:1 ölçekteki kopyasından yararlanarak bobinlerin üzerine gelecek şekilde açılmış delikler



Geçici "kasa" yerindeyken farklı frekanslarda FM susturma testi
  • Tamamladıktan sonra antene bağlayıp konuşan istasyonları bir süre dinlemek, mümkünse başka bir amatörden yardım alarak sesin kalitesine bakmak da şart. Bu cihazda alış ofset osilatörünün frekansı ile (C438 ayarlı kondansatörü) ve L210 ile bir parça oynayarak sesi daha da iyileştirmek mümkün. Ben fazla kurcalamadım, çünkü bir sıkıntı görmedim.
Ayarlarda istediğim performansı elde ettiğimden emin olmak için yaptığım bir test de "FM susturma" (FM quieting) testi oldu. Hatırlaycağınız gibi, FM'in bir üstünlüğü, alıcının ayarlamış olduğu frekansta gelen işaretin geri plan gürültüsünü bastırması, radyoyu "gürültüsüzleştirip" yalnızca istenilen audio işaretin hoparlörden gelmesini sağlaması. Cihazın ne kadar genlikteki işaret ile ne kadar susturma sağladığı aslında FM alıcı için alıcı hassasiyetinin de bir ölçüsü. Normal olarak üreticiler de bu değerleri belirtiyorlar. Nitekim HW-2036 için Heathkit "antene 0,5 µV'luk işaret, 15 dB susturma sağlar" demiş. Bunu ölçmenin kolay bir yolu var. Cihazın audio çıkışından hoparlörü ayırıp yerine 4Ω, 8Ω gibi bir yük bağlamak. Ölçü aletiyle ses seviyesini gözlerken anten girişine RF işaret uygulandığında ses seviyesinde kaç dB düşüş olduğuna bakmak. Ben şu anda cihazın özelliklerinde yazılı genlikteki işareti (0,5 µV = -113 dBm) anten girişine verdiğimde 18-20 dB susturma elde ediyorum demek ki Heathkit'in verdiği değerlerden çok daha ilerideyim. Yalnız bu cihaz için unutmamamız gereken bir nokta var: Alıcının hassasiyeti çalışma aralığının tamamında (144-148 MHz) aynı olmayacaktır. O yüzden hep "ayar yaptığım frekans" gibi ifadeler kullanıyorum. Daha modern cihazlar gibi duyarlılığını dinamik olarak geniş bir aralıkta aynı düzeyde tutma özelliği olmadığından, ayar frekansınızın altında ve üstünde duyarlılığı yitirmeye başlıyorsunuz (kabaca +/- 500 kHz'den sonra). O nedenle ayar frekansınızı seçerken bunu hatırlamakta yarar var. 

Bunların dışında yaptığım bir şey, S-metrenin düzgün çalışmadığından kuşkulandığım için Q204 transistörünü ve D201 diyotunu değiştirmek oldu. Aslında alıcı düzgün ayarlandıktan sonra S-metre de kusursuz olarak işini yapıyordu ama yine de emin olmak istedim. Q204 bir MPF105 idi, yakınımdaki bir satıcıdan değerleri çok yakın olan bir MPF102 aldım ve kullandım. D201 için de 1N4149 yerine 1N4148 kullandım. Ama daha da önemlisi, hazır bu iş için alıcı plaketini sökmüşken, sentezör plaketini de sökmem ve bütün Tantal kondansatörleri değiştirmem oldu. 

Bildiğiniz gibi böyle 40-50 yıl gibi sürelerin ardından Tantalum sığalar kaçak yapar hale geliyor. Özellikle PLL döngüsünden sorun çıkmamasını garanti etmek için tümünü değiştirdim. Herhalde modern çok katmanlı seramik sığalar da iş görürdü ama devrenin aslına sadık kalmayı tercih ettim.

Bütün Tantal kondansatörler yenilendikten sonra (sarı ve şişman olanlar)


Son ve aslında benim "kozmetik" işlerden saydığım bir iş de göstergenin yanmış lambasını değiştirmek oldu. Bu iş için sarı bir LED de kullanabilirdim ama hem bu cihazla enerji tasarrufu derdim olmadığı hem de restorasyonda olabildiğince aslına sadık kalmayı tercih ettiğim için uygun bir lamba ile değiştirdim (Grain of wheat   -Buğday "danesi"- 11*470)

İlk yazıda da belirtmiş olduğum gibi bütün bu onarım ve değişikleri tamamlamam 4 ay kadar zaman aldı. Bu arada zaman zaman durup bazı konularda bilgimi arttırmak için biraz araştırma ve okuma yapmam de gerekti. Örneğin PLL'in çalışması konusunda çok şey öğrendim, bundan da memnunum. Söylemekten asla çekinmiyorum: Benim için "hazır" aldığım şeylerin verdiği tatmin çok sınırlı ve hemen de bitiyor. HW-2036'nın restorasyonu bu anlamda benim çok tatmin eden güzel bir proje oldu. İstasyonuma da tarihi değeri ve güzel bir hikayesi olan ilginç (ve de gürül gürül çalışan) bir cihaz eklendi. 

Bu restorasyonun ayrıntılarını 4 bölüm olarak Youtube kanalımda da anlattım, buradan bakabilirsiniz.
Sorularınız olursa her zaman beklerim. 






YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.





 














22 December 2024

HEATHKIT HW 2036 VHF ALICI - VERİCİ RESTORASYONU / Bölüm 2

Kısaca: Bu yazı, 1976 yapımı PLL kontrollü, 10 watt gücünde, 2 metre FM alıcı-verici olan Heathkit HW-2036A'nın restorasyonunu anlatan 3 bölümlük serinin ikinci bölümüdür. Bu cihazı Montreal'deki bir bit pazarından neredeyse bedavaya almıştım. Bu bölümde, cihazı eve getirdikten sonra karşılaştığım sorunları ele alıyorum—sıkışmış bir vidadan düşük çıkış gücüne, Micoder mikrofondaki arızalı DTMF tuş takımından yapılandırılmamış CTCSS tonlarına kadar—ve verici tarafında her birini nasıl teşhis edip tamir ettiğimi anlatıyorum. Bir sonraki bölüm alıcı tamirlerini kapsayacak.


You can read the English version of this article here.


Heathkit HW-2036'nın alt tarafı, verici plaketi üzerinde çalışırken

Bir önceki yazımda HW-2036'nın özelliklerine genel olarak değinmiştim. Dolayısıyla doğrudan doğruya bitpazarından aldığım cihazdan söz edeceğim. Telsizi eve getirdikten sonra önce Internet'te ilgili bilgi-belgeleri topladım. Çok şükür ki HW-2036 ile ilgili ayrıntılı bilgiye erişmek son derece kolaydı. Heathkit'in özenle hazırlamış olduğu montaj ve ayar kılavuzu, devre şeması, tamir bültenlerinin yanı sıra daha önce bu cihaz üzerinde çalışmış amatörlerin web sayfaları veya videoları mevcuttu. Bunları topladım, kendimce önemli bulduğum bilgileri bir kenara not aldım.

Ardından, uygun bir zamanda cihazı inceledim. Önce darbe izi, paslanma gibi başka sorunların habercisi olabilecek işaretleri aradım. Daha sonra kasanın alt bölümünü açarak devre kartına ve elemanlarına baktım. Aynı şeyi üst tarafta da yapmak istedimse de, arka taraftaki vidalardan birinin boşta dönmesi nedeniyle yapamadım. Daha sonra gerilim verdim ve cihazın çalışmasına baktım. İlk saptamalarım şunlar oldu:

  1. Kasa tam açılamadığı için alıcı ve sentezör kartlarını kontrol etmek mümkün değildi. İlk çözülmesi gereken sorun bu vidaydı.
  2. Cihaz hem simpleks hem dupleks olarak alma ve gönderme yapıyordu, frekanslarda bir sorun  yoktu.
  3. Göndermede çıkış gücü olması gerekenin çok altındaydı.
  4. Başka bir telsizden dinleyince kendi sesim adeta bir kuyunun dibinden geliyormuş gibi boğuk geliyordu. Buna ek olarak, boşalan bir kondansatörün gürültüsü gibi (bana basit siren devrelerini anımsatan) tuhaf bir ton duyuluyordu.
  5. Alıcı biraz sağırdı. -95 dBm civarında squelch açıyor, -105 dBm'den zayıf sinyalleri de neredeyse "duymuyordu".
  6. S-metre çalışmıyordu ve aydınlatma lambası yanmıştı.
Bu tespitlerin üzerine ilk el attığım konu boşta dönen arka vida oldu. Bunu vida söken döner uçla çıkarabilmek için önce epoksi yapıştırıcı ile sabitledim. Sonra matkapla vida başında küçük bir oyuk açtım, son olarak da vida çıkarma ucuyla yerinden söktüm. Bu sayede içerideki devre plaketlerine ulaşabildim. Bu arada yalnızca tek bir vidayı değiştirmek istemediğim için uygun çap ve uzunlukta (Amerikan ölçülerine göre "6#-32") vida temin ettim ve daha sonra tüm üst kasa vidalarını yenileriyle değiştirdim. Vidayı çıkardığımda sorunun içerideki distanstan kaynaklandığını, bunun diğer uçtan tam sıkıştırılmamış olduğu için boşta döndüğünü gördüm. Bir damla japon yapıştırıcısı uygulayıp tekrar sıktım. 

Sorunlu vida epoksi ile sabitlenmiş



Delme işleminin ilk aşaması


Cihazın için tümüyle görünür hale gelince devre kartlarını inceledim ve devre şemasına göre devre yollarını izleyerek şemada işaretlenmiş referans gerilimlerinin altına not düştüm, bunlarla kendi ölçümlerimi karşılaştırdım. Değerlerde büyük bir sapma görmediğim için komponentlerin genel olarak iyi durumda olduğu sonucuna vardım. Yanmış, biçimi bozulmuş vb. bir parça da görmedim.

Bunlardan sonra önce cihazın alt tarafındaki plakete odaklandım. Bu plakette DC güç girişi, ses (mikrofon) girişi ve kuvvetlendiricisi, verici, 10 MHz referans osilatörü, ve ton osilatörü vardı. Bu devrelerle ilgili olarak yaptığım işler şunlar oldu:

  • Önce 10 MHz referans osilatörünü de yeniden ayarladım (200 Hz kadar kayma vardı). Bunun için frekansmetreyi TP108 noktasına bağlayıp C144 ayarlı kondansatörünü kullanıyoruz.
  • DC girişteki elektrolitik kondansatörleri değiştirdim (40 yıl hizmetten sonra eskilerinin emekli olma zamanı gelmişti).

Cihazı alt tarafındaki devre kartı. Sorunlu vida/distans ikilisi sağ üstteki.



Elektrolitik kondansatörler değişip temizlik yapıldıktan sonra



Plaketin "vaziyet planı": Sol üstteki 5 entegrenin olduğu bölüm 10 MHz osilatörü, altında ton osilatörü (ve ayar dirençleri), sol en altta mikrofon kuvvetlendirici. Plaketin sağ tarafı verici. Ortası DC güç.

  • Mikrofonu (Micoder versiyon 1) açıp bazı denemeler yaptım ve gördüm ki içindeki DTMF devresinin beslemesini kestiğimde hem o tuhaf ton sesi yok oluyordu, hem de karşı taraftan kendi sesimi normal olarak duyabiliyorum. DTMF devresini çıkarıp bağımsız olarak çalıştırdım. Ölçümler yaparak şemasındaki sonuçları referans değerlerle kıyasladım. Denemelerim sırasında bu devrenin sağlıklı olarak ton ürettiğini ama devreye komuta etmek için kullandığımız esnek tuş takımının bozulmuş olduğunu anladım. Tuş takımının alt iki sırası sürekli temasta kaldığı için devre PTT basıldığında bozuk bir işaret üretiyordu. Aynı tuş takımından bir tane daha bulmak şansım olmadığı ve mikrofonun özgün görünümünü de korumak istediğim DTMF devresini mikrofonun içindeki besleme noktasından ayırmış olarak geri taktım. Günümüzde DTMF tonlarına pek de ihtiyacımız olmuyor zaten. Artık hiçbir röle telefon hatlarına bağlı değil, bu tonları ancak röle sorumluları röle istasyonundaki cihazları yönetmek için kullanıyor. Dolayısıyla tamirde ısrara gerek de yoktu. Mikrofon kapsülüne güç vermiş olarak mikrofonu kapattım.
Mikrofon (Heathkit Micoder-1) üzerinde çalışırken. Ton devresi tuş takımından ayrılıp kontaklar elle kısa devre edildiğinde normal çalışıyor. Ne yazık ki aynı tuş takımından yeni ya da eski bir tane edinmek çok zor.


Tuş takımı: Alt iki sıra sürekli kısa devre. Açılıp tamir edilmek/temizlenmek vb. şansı da yok.

  • Mikrofon kapsülüne güç sağlamak için pil kullanmak istemedim. Zaten ayda bir defa 5 dk. ya konuşuyorum, ya konuşmuyorum. O nedenle sızıntı yapabilecek bir pili mikrofonun içinde bırakmak da hoşuma gitmedi. Dolayısıyla W9RAS'ın önerdiği şekilde mikrofon kablosunun blendajını negatif damar yapıp cihazda bir şase noktasına lehimledim. Kablodaki negatif damarı da cihazdaki bir 12V noktasına bağlayarak kapsüle gereken gücü sağladım.

Mikrofunun içindeki kayar anahtara lehimli siyah kablo artık 12V taşıyor, bu kablonun diğer ucu fotoğrafın sol üst köşesindeki mavi kabloya lehimli

  • Bu işlerden sonra çıkış gücünü 10W'a geri getirmek için çıkış katını tekrar ayarladım. Bu ayarları el kitabı ayrıntılı olarak verdiği için tekrardan anlatmaya gerek duymuyorum, aşağıda yalnızca ana hatları ve püf noktalarını vereceğim. Önce çıkıştaki son güçlendiriciye giden J102 fişini ayırıp 50 Ohm suni yük bağladıktan sonra TP101'den TP104'e kadar örnekleme noktalarındaki gerilimi ölçerek L101'den L107'ye buradaki ayarlı bobinleri tekrar ayarladım (Bu ayarı osiloskopta işaretin son aşamadaki genliğine bakarak da yaptım ama giriş empendansı yüksek (10 MΩ) bir voltmetre ile bakarak yapmak daha pratik). Burada özellikle L105-L106-L107 birbirlerinden etkilendiği için işi biraz uzatıyor. Neyse ki Heatkit'in verdiği el kitabında tüm bu ayarların nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak anlatılmış... Sonuçta verici ayar frekansında (147.010) 10 Watt güce ulaştım. 10 Watt bu telsiz için özelliklerinde belirtilmiş güç olduğundan, daha fazlasını elde etmek için çıkış katını kurcalamadım.
  • Vericinin sağlıklı çalıştığından emin olduktan sonra bulunduğum yerdeki rölelere erişmek için ton ile gönderme yapmak istedim. Ton devresinde 3 farklı ton verecek şekilde 3 "kol" var, her kolun üzerinde de ton ayarı yapmak üzere ayarlanması gereken minyatür ayarlı dirençler var... Ancak fark ettim ki 3 ton seçeneğinin hiçbirinde işaret gelmiyor.  Biraz uğraştıktan sonra, tonları ayarlamak kullanılan ince ayar potansiyometrelerin hepsinin "sıfır" konumunda olduğunu fark ettim. Cihazı monte eden rahmetli amatör herhalde hiçbir zaman tona gereksinim duymamıştı. Dirençlerin ayarları değişir değişmez frekansmetrede tonu görmeye başladım. Bana en gerekli olacak 3 tonu ayarladım.
  • Bir de yalnızca verici plaketi değil, her üç plakette de yaptığım bir işlemden söz edeyim. Bütün tümleşik devrelerin bacaklarını ve bütün fişlerin metal (temas) yüzeylerini maket bıçağı ile hafifçe kazıdım, oluşmuş tabakaları temizledim.

Tümleşik devrenin bacaklarına dikkat, az da olsa oksitlenme var


Burada tek sayfada anlatıyorum ama yukarıda anlattıklarım yaklaşık olarak Ağustos ayından Ekime kadar sürdü. Vericiyi hallettikten sonra, sıra alıcı kısmına gelmişti. Yazının devamını da buradan okuyabilirsiniz.

Ayrıca: Bu restorasyonun ayrıntılarını 4 bölüm olarak Youtube kanalımda da anlattım, buradan bakabilirsiniz.


Sıkça Sorulan Sorular

Kullanılmış bir Heathkit HW-2036’da yaygın olarak hangi sorunlar görülür?

Yaygın sorunlar arasında düşük verici çıkış gücü, zayıf susturma hassasiyetine sahip sağır bir alıcı, çalışmayan bir S-metre, yanmış aydınlatma lambaları, boğuk ses ve yaşlanmış elektrolitik kapasitörler bulunabilir. 

Heathkit HW-2036 üst kapağında hangi vida boyutu kullanılır?

Üst kapak vidaları 6#-32 (Amerikan standart diş ölçüsü) boyutundadır.

HW-2036’da 10 MHz referans osilatörü nasıl ayarlanır?

Bir frekans sayacını TP108 test noktasına bağlayın ve osilatör doğru frekansı gösterene kadar C144 trimmer kondansatörünü ayarlayın.

HW-2036 verici çıkışı 10 Watt’a nasıl ayarlanır?

Son amplifikatöre giden J102 konnektörünü çıkarın ve 50 Ohm’luk bir dummy load bağlayın. TP101 ile TP104 arasındaki örnekleme noktalarındaki voltajı ölçün ve L101 ile L107 bobinlerini buna göre ayarlayın. Yüksek empedanslı bir voltmetre (10 MΩ), bu işlem için osiloskoptan daha pratiktir. L105, L106 ve L107’nin birbirini etkilediğini unutmayın; bu nedenle ayar sabır gerektirir.

HW-2036 üzerindeki Micoder versiyon 1 mikrofonla ilgili olası bir sorun nedir?

Benim durumumda, mikrofon içindeki DTMF devresinde bulunan esnek tuş takımı bozulmuştu ve alt iki sıranın sürekli temas halinde kalmasına neden oluyordu. Bu durum bozuk bir sinyal ve PTT’ye basıldığında garip bir ton üretiyor, ayrıca iletilen sesin boğuk çıkmasına yol açıyordu. DTMF devresinin beslemesini kesmek sorunu çözdü. Günümüzde DTMF tonlarına nadiren ihtiyaç duyulduğundan, mikrofonun orijinal görünümü korunarak devre bağlantısı kesik bırakıldı.

Micoder mikrofon kapsülü pilsiz nasıl beslenebilir?

W9RAS’ın önerdiği gibi, mikrofon kablosunun blendaji negatif iletken olarak yeniden kullanılabilir ve cihaz üzerindeki bir şasi noktasına lehimlenebilir. Kablodaki orijinal negatif iletken ise kapsüle güç sağlamak için cihaz üzerindeki 12V noktasına bağlanır.

HW-2036’da CTCSS tonları neden çalışmayabilir?

Ton devresinin üç kolu vardır ve her birinde ton ayarı için küçük bir trimmer direnç bulunur. Eğer cihaz ilk montaj sırasında bu tonlar yapılandırılmadan bırakıldıysa, trimmer potansiyometreler sıfır konumunda kalmış olabilir ve bu da ton çıkışı üretmemesine neden olur. Bu trimmer’ları bir frekans sayacı ile izleyerek ayarlamak ton işlevini geri kazandırır.


Bağlantılar:

HW-2036 restorasyonu ile ilgili videolarım, bölüm 1: İzlemek için tıklayın
HW-2036 restorasyonu ile ilgili videolarım, bölüm 2: İzlemek için tıklayın
HW-2036 restorasyonu ile ilgili videolarım, bölüm 3: İzlemek için tıklayın
HW-2036 restorasyonu ile ilgili videolarım, bölüm 4: İzlemek için tıklayın
HW-2036’daki genel modifikasyonlar hakkında Robert Sumption’ın videosu: İzlemek için tıklayın
W5RKL katkılarıyla Heathkit 2036 kılavuzu: İndirmek için tıklayın
Vintage Radio Info katkılarıyla Heathkit 2036 kılavuzu (şemalar dahil): İndirmek için tıklayın


YASAL UYARI

Bu web sitesinde yer alan tüm içerikler (metin, görsel, tasarım, doküman ve diğer tüm materyaller) aksi açıkça belirtilmediği sürece Çağlar Akgüngör’e aittir ve telif haklarıyla korunmaktadır.

İçerikler; arama motorları, önbellek kayıtları veya başka herhangi bir teknik yolla erişilmiş olsa dahi, yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya herhangi bir amaçla kullanılamaz.

Bu web sitesinin kullanımı, kullanıcıya içerikler üzerinde herhangi bir hak veya lisans vermez.